İbb, Büyükdere Atatürk Fidanlığı'nı Kente Kazandırdı. - Son Dakika
Güncel

İbb, Büyükdere Atatürk Fidanlığı'nı Kente Kazandırdı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Büyükdere Atatürk Fidanlığı açılış töreninde; “Tam 250 bin metrekarelik bir büyük yeşil alanı yeniden tüm İstanbulluların faydasına ve hizmetine sunarak buranın israfçı, rantçı bir anlayışla talan edilmesi ihtimalini tamamen ortadan kaldırdık” dedi.

26.11.2023 17:23  Güncelleme: 19:13
Twitter'da Paylaş Facebook'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş

Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Büyükdere Atatürk Fidanlığı açılış töreninde; "Tam 250 bin metrekarelik bir büyük yeşil alanı yeniden tüm İstanbulluların faydasına ve hizmetine sunarak buranın israfçı, rantçı bir anlayışla talan edilmesi ihtimalini tamamen ortadan kaldırdık" dedi.

İBB, Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün mirası olan atıl durumdaki Büyükdere Atatürk Fidanlığı'nı kente kazandırdı. Sarıyer'deki fidanlık, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile parti toplantısı için İstanbul'da bulunan CHP'li il başkanlarının da katıldığı törenle bugün açıldı.

Burada konuşan İmamoğlu, bu açılışla sosyal demokrat belediyeciliğin mesajını verdiklerini söyledi. Fidanlığın tarihi süreci ve önemi hakkında da bilgi veren İmamoğlu, şunları söyledi:

"ATATÜRK'Ü HİSSEDEBİLECEĞİMİZ MEKANLARDAN BİRİNDEYİZ: Tarihine sahip çıkmak ve geleceğe bir vizyon koymak, geçmişin değerlerine sahip çıkmak; bugünün ihtiyaçlarını karşılamak kadar geleceği de düşünerek hareket etmek... Bugün Cumhuriyeti ve Atatürk'ü derinden anlayıp hissedebileceğimiz özel mekanlardan birisindeyiz. Büyükdere Fidanlığı, bu topraklara sevgiyle, özenle, akılla, bilimle sahip çıkmanın en güzel örneklerinden birisinin mekanındayız. Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarına damga vurmuş o güçlü umudun, o azim ve gayretin simgelerinden birisidir Büyükdere'deki bu fidanlık. Cumhuriyetle birlikte başlattığımız topyekün kalkınma seferberliğinin özetidir bu fidanlık. Atatürk'ün emriyle 1928 yılında kurulan Büyükdere Fidanlığı, Türkiye'nin ilk meyve bahçesi ve fidanlığı olma niteliği de taşıyor. Bu fidanlık, İstanbul'un ağaçlandırma çalışmalarına büyük katkılar sunuyor o dönemde. Yurt içinden ve yurt dışından getirilen meyve türleri üzerinde burada ıslah çalışmaları yapılıyor ve üretilen meyve fidanları halka dağıtılıyor. Daha sonra 1936 yılında Meyve Bahçıvanı Yetiştirme Yurdu burada aşılıyor. Meyvecilik alanında dönemin en ileri teorik ve pratik bilgilerine sahip bahçıvanlar buradan yetişiyor.

BU TARİHİ GÜNDE ARAMIZDA FİDANLIK ÇOCUKLARI DA VAR: Öyle ilerici bir vizyona sahip ki, dünyanın neresinde bu konuda uzman var ise Mustafa Kemal Atatürk önderimiz, onları buraya davet ediyor ve insanlarımıza öğretmesi noktasında bir süreç başlatıyor. Anadolu'nun dört bir yanından gelmiş çocuklar, bu yatılı bahçıvanlık okulunda bir meslek öğrenmekle de kalmıyorlar. Burada yeni bir ülke kurmayı ve ona sahip çıkmayı da öğreniyorlar. Onların adı 'fidanlık çocukları' oluyor. Fidanlık çocukları olarak bilinen o çocuklar, Atatürk'ün kendilerine emanet ettiği bu okulda Cumhuriyet'in evladı olma bilinciyle yetişiyorlar. Öğrenerek, çalışarak, üreterek yetişiyorlar. Doğayla bütünleşerek, kardeşçe paylaşarak yetişiyorlar. Edindikleri bilgilerle İstanbul'a, Anadolu'ya ışık ve bereket saçıyor o çocuklar. Bu tarihi fidanlığı ve Bahçıvanlık Okulu'nu yeniden hayata kazandırmak, fidanlık çocuklarına olan sevgi ve saygımızı, minnet duygularımızı ifade etmek açısından da çok ama çok kıymetlidir. Ne mutlu bize ki, bu tarihi günde aramızda fidanlık çocukları da var. Onlar da bize eşlik ediyorlar ve o günlerini bizlerle beraber bugün burada yaşıyorlar. Onlar bize yüce Atatürk'ün emanetleridir. Kaç kuşak geçerse geçsin onlar hep fidanlık çocukları olarak bu milletin gönlündeki o saygın yerini koruyacaklar.

BÜYÜKDERE FİDANLIĞI, TAM ANLAMIYLA ATATÜRK PROJESİDİR: Büyükdere Fidanlığı, kelimenin tam anlamıyla bir Atatürk ve Cumhuriyet projesidir. İçinde eğitimi, üretimi, kalkınmayı, halkçılığı barındırır. İçinde gerçek yurt sevgisini barındırır. Evrensel düzeyde bir insan ve doğa sevgisini barındırır. Millet, vatan sevgisini barındırır. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında bu fidanlığı yeniden İstanbullulara ve ülkemize kazandırmanın onurunu, mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Tabi hep beraber bu şehirde yaşayan hepimiz, kendimize sormamız gereken sorular var. Cumhuriyetimizin değerlerine, kazanımlarına niçin tam bir süreklilik içinde sahip çıkamıyoruz? Büyüklere Fidanlığı ve Bahçıvanlık Okulu gibi tarihsel değerleri tahrip eden, yok sayan o zihniyete niçin izin veriyoruz? Her yüz yılda bir Cumhuriyet'in kurumlarını yeni baştan mı açmak, geliştirmek ve geleceğe taşımak zorundayız? Bunlar cesaretle ve samimiyetle hep birlikte yüzleşmek zorunda olduğumuz sorulardır. Bu Cumhuriyet'e ve büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e sevgiyle, saygıyla bağlı herkes görev ve sorumluluklarını bilmek ve ona göre davranmak mecburiyetindedir.

BU ÜLKEYİ İLERİYE TAŞIMAK, İCRAATLA MÜMKÜNDÜR: Cumhuriyet'in değerlerini, kazanımlarını koruyup geliştirmek, bu ülkeyi daha ileriye taşımak lafla değil; iş ve icraatla mümkündür. Polemik ve kutuplaştırma siyasetiyle asla değil; ortak akıl ve ortak menfaatlere odaklanmış, çözüm hedefli, bütünleştirici, güçlü, karakterli bir siyasetle mümkündür. 4,5 yıldır İstanbul'da tam da bu anlayışla çalışıyoruz ve gayretle çalışmaya da devam edeceğiz. İstanbul'un kadim tarihine, doğasına, kültürüne, maddi manevi tüm mirasına özenle sahip çıkıyoruz. Bu şehrin bütün değer ve güzelliklerini, bütün maddi kaynaklarını 16 milyon İstanbulluya adil paylaştırma kararlılığıyla çalışıyoruz. Aslında çok farklı, çok yeni bir şey yapmıyoruz. Elbette ki dünyayı yeniden keşfetmiyoruz. Cumhuriyet bize ne öğrettiyse, Atatürk bize ne öğrettiyse tam da onun başöğretmenliğine layık öğrenciler olarak onları yapıyoruz. Bize ne öğütlediyse onları yapıyoruz ama inanınız ki, en iyisini yapmaya, çok iyi yapmaya gayret ediyoruz. En doğru şekliyle yapmanın vatanına, milletine hizmet etmenin en düzgün tarifi olduğunu da biliyoruz.

TARİHİ MİRASA SAHİP ÇIKMAKLA YETİNMEDİK: Bir başka yanı da şu, tek başına yapmıyoruz. Sizlerle birlikte yapıyoruz. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında Atatürk Fidanlığı adıyla hayata döndürdüğümüz bu alanı bütün İstanbullulara, doya doya gezmelerini ve görmelerini tavsiye ediyorum. İstanbul'a yolu düşecek herkesin burayı görmesini ve aslında Atatürk'ün, Cumhuriyet'in yüzüncü yaşına geldiğimiz bugünlerde nasıl bir başlangıçla, nasıl akılla, bilimle ve evrensel değerler üzerinden bir yol yürüyüşüne sahip olduğunu keşfetmelerini istiyorum. Mutlaka davet ediyorum. Gelin, burada Cumhuriyetimizin değerini, Atatürk'ümüzün büyüklüğünü bir kez daha görün ve hissedin. Burada sadece tarihi mirasa sahip çıkmakla da yetinmedik. Tam da Cumhuriyetimizin o topyekun kalkınma seferberliği ruhu içerisinde buraya çok yeni de değerler kattık. Yeni işlevler kazandırdık.

BURASI CANLI BİR MEKANA DÖNÜŞTÜ: Burası canlı bir mekana dönüştü. Bahçıvanlık Okulu ile çok geniş Doğa Kütüphanesi'yle ve İstanbul'da yaptığımız kreş devriminin en büyük kreşiyle, Enstitü İstanbul İSMEK eğitim binasıyla, tohum merkeziyle, çocuk oyun ve spor alanlarıyla, restoranıyla, yeme içme mekanlarıyla, geniş etkinlik ve konser mekanıyla çok nitelikli, çok özellikli bir alan oldu. Burada vatandaşlarımız bahçıvan yetiştirme eğitimleri de alacaklar. Bitkisel araştırma ve geliştirme yapmak isteyen öğrenciler, bilim insanları buranın teknik altyapısından da yararlanabilecekler. Buranın aynı zamanda bir başka yönü de kuvvetli olacak. O da son derece kaliteli, aktif bir yeşil alan olacak. Her yaştan vatandaşımız, burada harika bir atmosferde dinlenecekler. Tam 250 bin metrekarelik bir büyük yeşil alanı yeniden tüm İstanbulluların faydasına ve hizmetine sunarak buranın israfçı, rantçı bir anlayışla talan edilmesi ihtimalini tamamen ortadan kaldırdık. Büyüklere Fidanlığı başka bir yönüyle, imalat biçimiyle de değerli.

MİLLETİN PARASINI MİLLETE DAĞITMAYA DEVAM EDİYORUZ: İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin KİPTAŞ kanalıyla bir başka yerde yapmış olduğu bir kentsel dönüşüm projesinde, oradaki bir firmanın protokolü imzaladıktan sonra kendisine, İstanbul'a bir fayda önererek geliştirdiğimiz bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında yaptığımız protokolle bu projeyi hayata geçirdik. Yani bu proje, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin resmi bütçesinden hareketle yapılmış bir yer de değil. Burayı, Türkiye'nin yapı firmalarından MESA projesiyle yaptığımız bir protokolle belediyemizin kasasından bir kuruş çıkmadan karşılıklı protokolle yaptığımızın da altını çizeyim. '0-4 yaş arasına arasında çocukları olan annelere İstanbul'da ulaşımı ücretsiz yapacağım' dediğimde Sayın Cumhurbaşkanı, o zaman da ilçe ilçe gezip miting yapıyordu İstanbul'da. 'Kimin parasını kime dağıtıyorsun? Bunu yapamazsın' diye bize meydandan gönderme yaptı. 'Ben de milletin parasını millete dağıtacağız' demiştim. Biz hala milletin parasını millete dağıtmaya devam ediyoruz, milletin parasını millete dağıtma konusunda da kararlı bir yönetimiz.

BÜTÇEMİZE BEREKET GELDİ: O bakımdan bizim bu anlamda yaptığımız usul ve yöntemlerle inanınız ki, bütçemize bereket geldi. O bakımdan biz bu yönüyle de çok değerli bir iş yaptığımızın ve bütçesine bereket getirdiğimiz İstanbul'da çok değerli işlere imza attığımızın altını çizelim. Bizim yönettiğimiz İstanbul'da işlerin böyle yönetildiğini anlatıyoruz her yerde. Kentsel dönüşüm veya başka hususlarda sadece bir avuç insanın kazanmasını değil, aynı zamanda buralardan toplumsal fayda üretmenin de çabasını gösteren bir yönetimiz. Biz aslında görevimizi yapıyoruz. Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk bize öğretmeye hala devam ediyor ve onun iyi bir öğrencisi olma konusunda da kararlıyız. Aynen bize ne öğütlediyse onu yapıyoruz ve çok iyi yapma konusunda da kararlıyız. En iyisini, en doğrusunu yapma konusunda kararlıyız. Tarih boyunca İstanbul'da bağları var, bostanları var, fidanlıkları var, tarihi ormanları, su havzaları var ve böylesi bir şehirdi. Şehrimiz aslında yüz yıllar boyunca böyle tasarlanmıştı.

UZUN YILLAR YAPMAKTA KARARLI OLDUĞUMUZ İSTANBUL MÜCADELEMİZDE BAŞARILAR DİLİYORUM: Osmanlı dahil sonrasındaki Cumhuriyet döneminde de başlangıçta doğal hayat, tarımla kültürü bir arada yönetmek, denizi yaşamak, şehrimizi doğa, turizm, aynı zamanda kültür, su ve toprak arasında duvarlar ören değil; o duvarları yıkan, birbiriyle uyum içerisinde oluşan bir kentleşme modelini İstanbul'da var etme konusunda kararlıyız. Bunu yaparken Cumhuriyetimizi ve Atatürk'ün büyük vizyonunu da yüzüncü yılından itibaren iddiayla söylüyorum ki, ihya ediyoruz. Cumhuriyet'in bir medeniyet projesi olduğu kadar bir tabiat-insan ilişkisi olduğunu da biliyoruz. Aynı zamanda tabiat-insan uyumu projesi olduğunu da biliyoruz. Tam da bugün dünya ekseninde iklim değişikliğinin yoğun bir şekilde tartışıldığı bir ortamda demokrasinin, Cumhuriyet'in bir iklim değişikliği mücadelesinde nasıl bir güçlü zemin oluşturduğunu da buradan ispat ediyoruz. Bu yönüyle sizlerle birlikte yaptığımız ve inşallah Allah'ın izniyle uzun yıllar boyu da yapmaya kararlı olduğumuz İstanbul mücadelemizde hepinize başarılar diliyorum."

İbb, Büyükdere Atatürk Fidanlığı\'nı Kente Kazandırdı.
Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel İbb, Büyükdere Atatürk Fidanlığı'nı Kente Kazandırdı. - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?


Advertisement