İmamoğlu: TRT 87 milyonun parasıyla bize hakaret etti

İBB Davası’nın 99. gününde savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, TRT’nin 87 milyonun parasıyla kendilerine hakaret ettiğini söyledi. İmamoğlu, sanıklar ve yakınlarının itirafçı olmaları için baskı gördüğünü öne sürerek bunun itiraf değil takas olduğunu savundu.
Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) - İBB Davası'nın 99. gününde savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, TRT'nin yayınlarına tepki göstererek, "87 milyonun parasıyla bize küfretti, bize hakaret etti" dedi. Sanıkların ve yakınlarının itirafçı olmaları için baskı gördüğünü öne süren İmamoğlu, "Özgürlük karşılığında isim, tahliye karşılığında cümle. Bunun adı itiraf değil, bunlar takastır" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası'nın 99. günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülüyor.
Savunmasının ilk gününü dün tamamlayan İmamoğlu, bugün savunma yapmaya devam ediyor. Ekrem İmamoğlu, çağrıldığında ifadeye geleceğini belirterek, "Kurallara uyarım. Hakka girmem, hak yemem ama hakkımı da yedirmem. 12 metrekare değil, 2 metrekareye soksanız hakkımı yedirmem. Herkesle öyle bir hesaplaşma arzum var ki Yaradan içimi biliyor. O arenayı bu millet bana nasip edecek. Dua ediyorum Allah'ıma gece gündüz. Edecek yani" dedi.
"AMAÇ İFADE ALMAK DEĞİL, GÖRÜNTÜ"
Hakkında daha önce de soruşturmalar açıldığında, ifadeye gittiğini aktaran İmamoğlu, "19 Mart'ta telefon etsen gelmez miydi? Yok. O tiz sesini dün gibi hatırladığım kişi, birisinin karşısında paye edinecek. Çünkü bir süre sonra bakan olacak. Söz almış. Benim dilimin kemiği yok. Her şey çok net bende. Ben çünkü gökten hiçbir şeyi zembille almadım. Emeğimle aldım, terleyen alnımla aldım. Sırtımdan akan terle aldım. Seçimler de öyle, paramı da öyle kazandım, malımı da öyle kazandım, her şeyi. Ama amaç ifade almak değil ki, amaç görüntü" diye konuştu.
"İDDİA MAKAMI SINIFTA KALDI"
İmamoğlu, gözaltına alınmasının ardından toplantı ve gösteri yasağı ilan edildiğini, avukatların Vatan Emniyet Müdürlüğü'ne ve vatandaşların Saraçhane'ye yürüyerek ulaşabildiğini hatırlatarak, "Böyle bir rezillik var mı ya" dedi.
İBB Davası'nda yedi aydır "dedikodu yapıldığını" savunan İmamoğlu, "İddia makamı ne sorabildi? Hiçbir şey. Sınıfta kaldılar, sefil oldular. Ne sordu? Bir şey gösterdi mi size? Gördünüz mü? Görmediniz, göremeyeceksiniz. Çünkü yok" ifadelerini kullandı.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, yargı makamlarının fon krizine odaklanması gerektiğini belirterek, partisinin fon iddialarının araştırılması için Meclis'e önerge verdiğini ancak önergenin Cumhur İttifakı tarafından reddedildiğini kaydetti ve herkesin mal varlığının incelenmesi çağrısı yaptı.
İmamoğlu, "Verelim hesabı hep beraber. Veremezler, her tarafından pislik akıyor çünkü. Bir avuç insan kümelenmiş. İktidar falan değil, milleti aldatıyorlar. Önce AK Partilileri, sonra ortaklarını, ardından milleti aldatıyorlar. Bunun hesabını Allah huzurunda ve bu ülkede yargı huzurunda verecekler. Göreceğiz aldatanı" dedi.
Emniyette dört gün boyunca hücrede tutulduğunu aktaran İmamoğlu, bu hücrelerin pis, idrar ve uyuşturucu kokusu içinde yerler olduğunu öne sürdü. İmamoğlu, "'Bak, biz Ekrem İmamoğlu'nu dört gün burada tuttuk arkadaş.' Sonra bunu herkes için yaptılar. Foncuları ise orada tutmadılar" ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, "AK Parti'nin Grup Başkanvekili bana yolsuzluk edebiyatı yapıyor. Ne kadar çok bağırıyorsa bilin ki onun paçalarından pislik akıyordur. Ben FETÖ döneminde AK Parti'nin çevresinde çok bağıranları gördüm, hepsi FETÖ'cü oldu. 'Çok bağıranlardan uzak durun' dedim arkadaşlarıma. Bir iki ay sonra çoğunu tutukladılar, gözaltına aldılar. Bugün de çok bağıranların mutlaka hesabı vardır, söyleyeyim" dedi.
"SAVCI, 'SİZ YARIN CUMHURBAŞKANI OLURSUNUZ, SİZ BİZİ YARGILARSINIZ' DEDİ"
Ekrem İmamoğlu, İBB soruşturması kapsamında ifade verdiği savcının kendisine, "Sayın Başkanım, bugün biz burada oturuyoruz, sizi yargılıyoruz; siz yarın Cumhurbaşkanı olursunuz, masanın bu tarafına geçersiniz, siz bizi yargılarsınız" dediğini iddia etti. Savcıya, "Ya siz kimsiniz, biz kimiz? Bu kafayla mı bizi yargılıyorsunuz?" diye karşılık verdiğini anlatan İmamoğlu, söz konusu savcının bugün Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü olduğunu söyledi. İmamoğlu, yaşadıklarını uydurmadığını, olayın tanıklarının ve kayıtlarının bulunduğunu savundu.
"DEVLETİN TRT'Sİ 87 MİLYONUN PARASIYLA BİZ KÜFRETTİ, BİZE HAKARET ETTİ"
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin TRT'si benim param, benim. Sizin paranız, 87 milyonun parasıyla bize küfretti, bize hakaret etti" diyen İmamoğlu, soruşturmanın siyasi operasyon olduğunu öne sürdü.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından başsavcının bakan yardımcılığından İstanbul'a atanmasını, 18 Mart 2025'te diplomasının iptal edilmesini ve 19 Mart'ta gözaltına alınmasını aynı sürecin parçaları olarak değerlendiren İmamoğlu, "Belgeler bizim tarafımızda, takvim onların tarafında" dedi.
Soruşturma dosyasına gizlilik kararı getirilmesine rağmen bilgilerin basına sızdırıldığını iddia eden İmamoğlu, iddianame hazırlanmadan önce kendisinin ve yol arkadaşlarının suçlu ilan edildiğini belirterek, "Bu bir hukuk süreci değil, bir itibar suikastıdır. Lekelenmeme hakkının ihlalidir, masumiyet karinesinin ihlalidir. Kimin lekelenmeme hakkı ihlal ediliyorsa, kimin masumiyet karinesi çiğneniyorsa, kime iftira atılıyorsa bunu yapan namussuzdur, şerefsizdir. Bu kadar net" diye konuştu.
İmamoğlu, davada sanıkların yakınlarının da gözaltına alındığını ve tutuklandığını, itirafçı olmaları için baskı gördüklerini öne sürerek, "Özgürlük karşılığında isim, tahliye karşılığında cümle. Bunun adı itiraf değil, bunlar takastır" ifadesini kullandı.
(SÜRECEK)
Sizin düşünceleriniz neler ?