KKTC'de, Barış ve Özgürlük Bayramı Kutlamaları - Son Dakika
Son Dakika Logo

KKTC'de, Barış ve Özgürlük Bayramı Kutlamaları

20.07.2014 13:22

Cumhurbaşkanı Gül: (2) "Su temini projesi, Türkiye ile KKTC arasındaki birlik ve dayanışmayı yeni bir fiziki bağ ile pekiştirecektir.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'den KKTC'ye su getirecek projenin, ana vatan ve yavru vatan arasındaki birlik ve dayanışmayı yeni bir fiziki bağ ile pekiştireceğini belirterek, "Türkiye'den getireceğimiz suyun, Kıbrıs'ın sadece kuzeyine değil Ada'nın tamamına hayat verebilmesi, adil ve kalıcı kapsamlı çözümün bununla taçlanması en samimi arzumuzdur" dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları çerçevesinde Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorununun çözümü için Türk tarafının iradesini 2004 referandumunda tüm dünyaya gösterdiğini söyledi.

BM ve AB'nin çözüm paketine "Evet" diyen Kıbrıs Türk halkının çözüm isteğinin propaganda değil, samimi bir arzu olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, "O büyük fırsat, Rum tarafının 'Hayır' demesiyle gerçekleşmemiştir. Bu hadiseyi hiçbir zaman unutturmamak gerekir. Bunu unutturmak isteyenler olabilir ama bunu unutturmamak, bizim samimi davranışımızı yeri geldiğinde sandıkta da gösterdiğimizi bütün dünyanın hafızasında canlı tutmamız gerekir" dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, 2008-2012 müzakere sürecinde yapıcı önerilerin büyük bölümünün Türk tarafından geldiğine işaret ederek, Rum tarafındaki seçimlerin ardından müzakere sürecinin Şubat'ta yeniden başladığını hatırlattı.

"Uluslararası camiada çözüm yönünde oluşan beklenti, Türk tarafında da bir umut yaratmıştır ancak yaratılan bu beklentinin gerçek olabilmesi siyasi irade ve kararlılık gerektirmektedir. Kıbrıs Türk tarafında bu irade ve kararlılık en güçlü şekilde mevcuttur" diyen Gül, Cumhurbaşkanı Eroğlu ve müzakere ekibinin uzlaşma çabalarının gerek hükümet gerek diğer siyasi partiler tarafından desteklenmesinin de bu iradeyi en açık şekilde gösterdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs Rum tarafının da aynı anlayışı benimsemesi gerektiğini vurgulayarak, "Yarım asrı aşmış Kıbrıs sorunun kapsamlı bir çözüme kavuşturulması ancak Rum tarafının da birleşmesi ve farklı farklı fikirlerden vazgeçmesiyle mümkün olacaktır. İçinde bulunulan aşamada müzakere sürecinin en kısa sürede sonuçlandırılmasını, referandumların düzenlenmesiyle adil ve kalıcı çözüme daha fazla gecikilmeden varılmasını bekliyoruz. Şurası çok açıktır ki kapsamlı çözüm ancak Ada'daki gerçekler temelinde mümkün olacaktır. Gerçekleri dikkate almadan kapsamlı bir çözümün mümkün olması da düşünülmemelidir" değerlendirmesini yaptı.

-"Çözümün hem Ada hem bölge için önemli getirileri olacak"

Kıbrıs meselesinin çözümü için geçmişten farklı olarak, yeni ve olumlu koşulların mevcut olduğunun altını çizen Gül, kapsamlı çözümün hem Ada'daki iki taraf hem de bölge için önemli getirileri olacağını söyledi. Uluslararası toplumun, Kıbrıs sorunun çözümüne yönelik artan ilgisinin de bunu ortaya koyduğunu belirten Gül, çözümün Kıbrıs Rum tarafına da bölgenin en güçlü pazarı olan Türkiye'ye erişim imkanı vereceğini, bölgede işbirliği imkanlarının önünün açılacağını dile getirdi. Gül, "Türkiye'den Ada'ya getirilecek suyun ortak kullanımı ve Ada'nın etrafındaki doğal kaynakların uluslararası pazara ulaştırılması için birlikte hareket edilmesinin de çözümü destekleyeceği aşikardır" dedi.

Çözüm için siyasi iradenin şart olduğunu ifade eden Gül, Kıbrıs Türk tarafının bu iradeyi en belirgin şekilde ortaya koyduğunu, Türkiye'nin de garantör ve ana vatan olarak üzerine düşen sorumluluğu eksiksiz şekilde yerine getirdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:

"Sonuç alınması için Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türkü'nün samimi çabalarına, iyi niyetle karşılık vermek için üzerine düşeni yapması gerekmektedir. Çözüm ve uzlaşının yolu ancak böyle açılabilecektir. Biz her şeye rağmen Kıbrıs'ta, Ada'nın ortak sahibi olan iki halkın kurucu iradesini esas alan, müzakere edilmiş bir çözümün ulaşılabilir bir hedef olduğuna olan inancımızı sürdürmek istiyoruz ancak bütün bu iyi niyetlerimiz, samimiyetimiz ve açık, berrak irademize rağmen Kıbrıs Türk tarafını çözümsüzlüğün mağduru haline getiren mevcut statükonun ilanihaye sürdürülmesine de müsaade etmeyeceğiz, bunun da bilinmesini isterim. Bu nedenle Ada'nın ortak sahibi olan iki halkın iradesini esas almak ve müzakere edilmiş olmak kaydıyla çözüm alternatiflerinin mevcudiyetinin de akılda tutulmasında fayda olduğuna inanıyoruz."

-"Çağdaş bir anlayış tecridi değil dayanışmayı gerektirir"

"Kıbrıs Rum tarafının yıllardır devam eden uzlaşmaz siyasetinin bedelinin Kıbrıs Türkü'ne ödetilmesi ciddi bir çelişki, çok büyük bir haksızlıktır. Bu nedenle Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız, dayanaktan yoksun kısıtlamalara son verecek adımlar vakit geçirilmeden atılmalı ve ambargolar kaldırılmalıdır" diyen Gül, başta AB olmak üzere uluslararası toplumun Kıbrıs Türkleri'ne verdiği sözleri yerine getirmesini istedi.

Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı haksız uygulamaların siyasi, hukuki, ahlaki, insani hiçbir açıdan izahının mümkün olmadığını vurgulayan Gül, "Çağdaş bir anlayış, tecridi değil, karşılıklı hoşgörü, saygı, uzlaşma, işbirliği ve dayanışmayı gerektirmektedir" ifadesini kullandı.

Kıbrıs Türkü'nün güçlü olduğunu, dimdik ayakta durduğunu dile getiren Gül, Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının hayat kalitesini daha da üst düzeye çıkaracak kudret ve iradeye sahip olduğunu söyledi. Son aşamaya yaklaşılan mücadelede ana vatan Türkiye'nin her zaman KKTC'nin yanında olacağına işaret eden Gül, Kıbrıs Türk halkının iç huzuru, ekonomik refahının desteklenmesi, kalkınması ve ekonomik bakımdan güçlü bir temele kavuşmasının ana vatanın öncelikleri arasında yer aldığını belirtti.

-"Meselelerin üzerine cesaretle gidilebilmeli"

Kalkınmanın sağlam temellere oturtulmasını, temel hak ve özgürlüklerin koruması için "olmazsa olmaz" şart olarak niteleyen Gül, Kıbrıs Türkü'nün bu alandaki potansiyelini tam olarak hayata geçirmesinin ve sürdürülebilir bir ekonomik yapının tesisinin önemine değindi.

Cumhurbaşkanı Gül, "Meselelerin üzerine cesaretle gidilebilmeli, çözüm için ne gerekiyorsa kararlılıkla yapılabilmelidir. Bu, gelecek nesillere borcumuzdur, bunu başarmak zorundayız" dedi. KKTC'nin daha da gelişip güçlenmesi ve ekonomik açıdan rekabet edebilir bir noktaya gelmesi için ortak çalışmanın süreceğine dikkati çeken Gül, saydam, verimli, etkin ve hesap verebilir bir anlayışın kamu yönetiminde hakim kılınmasının elzem olduğunu, böylece Ada'nın ekonomik potansiyelinin daha etkin ve verimli şekilde kullanılacağını kaydetti.

Turizm ve yükseköğretim alanlarındaki başarılarından dolayı yöneticileri kutlayan Cumhurbaşkanı Gül, KKTC'yi bölgenin önemli turizm ve eğitim merkezlerinden biri haline getirmenin ortak hedef olduğuna dikkati çekti.

-"Türkiye her koşulda Kıbrıs Türkü'nün yanında olacak"

Kıbrıs Türk halkının ve aslında adanın su sorununa çözüm bulacak, KKTC'nin verimli topraklarına ana vatandan su getirilmesini sağlayacak projede sona yaklaşıldığını anımsatan Gül, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Su temini projesi, Türkiye ile KKTC arasındaki birlik ve dayanışmayı yeni bir fiziki bağ ile pekiştirecektir. Öte yandan Türkiye'den getireceğimiz suyun, Kıbrıs'ın sadece kuzeyine değil Ada'nın tamamına hayat verebilmesi adil, kalıcı ve kapsamlı çözümün bununla taçlanması en samimi arzumuzdur. Bunun diğer doğal kaynaklarla birlikte taraflar arasındaki çok boyutlu işbirliğinin bir unsuru olmasını da temenni ediyorum.

Artık her türlü engellemelere rağmen Kıbrıs Türkü, ekonomik açıdan da Ada'da güçlü taraf konumuna gelmektedir. KKTC'nin emin adımlarla aydınlık yarınlara ilerlemesi için verilen destek bundan sonra da devam edecektir. Türkiye, Kıbrıs Türkü'nün her zor gününde yanında olmuştur, gelecekte de her koşulda sizin yanınızda olmaya devam edecektir. Anlayış ve gönül birliğimizi muhafaza ederek, atılması gereken adımları kararlılıkla atacak, ortaya çıkabilecek sıkıntıları da geçmişte olduğu gibi birlikte aşacağız."

Kıbrıs Türkü'nün varlığı, hukuku ve hürriyeti için cesaretle savaşan ve gözlerini kırpmadan şehadet mertebesine ulaşan Mehmetçik ve mücahitleri rahmetle anan Gül, gazilere ve KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başta olmak üzere KKTC'nin bugünlere gelmesinde katkıda bulunanlara saygılarını ileterek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Gül, tören sırasında protokole gelen iki kardeşle de sohbet etti. Halime Döner adlı çocuk, kardeşi Medine Döner'in karnında bulunan, Türkiye haritası şeklindeki doğum lekesinin fotoğrafını Gül'e gösterdi.

- Lefkoşa

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel KKTC'de, Barış ve Özgürlük Bayramı Kutlamaları - Son Dakika


Advertisement