Konya'da 5 gazi ve 1 şehit babası, MİT ile Abdullah Öcalan arasındaki görüşme hakkında, 'yürütmenin durdurulması ve iptali' istemiyle Ankara İdare Mahkemesi'nde dava açtı. Şehit babası ve gazilerin avukatı Ahmet Gürol Şağban, dava dilekçesini Ankara İdare Mahkemesi Başkanlığı'na gönderilmek üzere bugün Konya Nöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığı'na verdiğini söyledi.
Başvurusu hakkında açıklamada bulunan avukat Ahmet Gürol Şağban, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın TRT'de katıldığı bir programda MİT Müsteşarlığı'nın Abdullah Öcalan ile görüştüğünü açıkladığını hatırlattı.
DEVLET TERÖR ÖRGÜTÜNÜ MUHATAP ALIYOR
Dava dilekçesinde, yapılan görüşmelerin Türkiye'nin ulusal güvenliğini etkileyeceğini belirttiğini ifade eden Şağban, şunları söyledi:
"Dava konusu idari eylemler, 'ulusal güvenliğimiz' ve 'Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü' etkileyecek ve tehlikeye düşürecek nitelikte kesin, yürütülebilir ve icrai nitelik taşımaktadır. Dava konusu idari eylemler ile dünyada belki de ilk defa uluslararası hukuk anlamında bir devlet, terör örgütü ve onun liderini muhatap olarak kabul etmektedir. Bunun icrai ve kesin nitelik taşıyan hukuki sonuçları doğuracağı tartışmasızdır. Müzakere yürütülen terör örgütünün nihai amacı, Ankara 2 Nolu DGM'nin aldığı kararla da sabitti. Böyle bir amacı taşıyan bir terör örgütünün, devlet tarafından ne amaçla olursa olsun muhatap alınması, onunla silah bıraktırmak veya başka herhangi bir amaçla görüşme yapması, herhangi bir konuyu müzakere etmesi, onun devlet tarafından tanınması, uluslararası hukuk alanında muhatap alınabilecek hukuki bir statü kazanması sonucunu doğurur. İşte dava konusu eylemlerin, terör örgütüne uluslararası hukuk anlamında meşruiyet veya hukuki statü kazandıracak nitelikte kesin ve yürütülebilir olduğundan şüphe bulunmamaktadır."
TERÖR ÖRGÜTÜNE MEŞRUİYET KAZANDIRACAK
Bir devletin müzakere yürütmesinin başlı başına bir uluslararası hukuk işlemi olduğunu belirten Şağban, devletin müzakere yapabilmesi için karşısında mutlaka kendisinin tanıdığı bir başka devlet olması zaruriyeti doğurduğunu söyledi. Şağban yapılan görüşmelerin terör örgütüne meşruiyet kazandıracağı ve ileride Türkiye'yi uluslararası hukuk bağlamında telafisi güç ve imkansız zararlara uğratacağını kaydetti.
MİT'İN GÖREVLERİ ARASINDA TERÖR ÖRGÜTÜYLE GÖRÜŞMEK YOK
Görüşmelerin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunan Şağban, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başbakanlık MİT Müsteşarlığı'nın görevleri arasında da müzakere yapma yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın veya davalı idarenin müsteşarının beyanlarına göre terör örgütüne silah bıraktırmak amacıyla veya başkaca herhangi bir amaçla terör örgütleri, onun lideri ve temsilcileri ile görüşme veya müzakere yapabileceği düzenlenmemiştir. Bu teşkilat devletin güvenliğiyle ilgili istihbarat hizmetlerinden başka hizmet istikametlerine yöneltilemez. O halde terör eylemlerini sonlandırmak, terör örgütüne silah bıraktırmak veya hangi amacı taşırsa taşısın Milli İstihbarat Teşkilatı'nın terör örgütü ile müzakere yürütmesi, görüşmeler yapması kesinlikle görev ve yetkisi dahilinde değildir."
MİT'E BÖYLE BİR GÖREV VERİLEMEZ
Şağban, 2937 Sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 4'üncü maddesinin son fıkra hükmüne göre de, Başbakanlığın veya herhangi bir merciinin, MİT'e böyle bir görev veremeyeceğini söyledi. Şağban, "Davalı idare olan MİT'in, ortada Başbakanlığın yazılı bir emri de olsa da açıkça 'Kanunsuz emir' teşkil eden bu eylemler içinde kesinlikle yer almaması gereklidir" dedi.
MİT, DGM'NİN KARARINA UYMUYOR
Abdullah Öcalan'ın DGM tarafından ölüm cezasına çarptırıldığını ve bunun ömür boyu hapse çevrelediğini, kamu hizmetlerinden yasaklandığını ve yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına karar verildiğini hatırlatan Şağban, şöyle konuştu:
"Türk Medeni Kanununa göre hakkında yasal kısıtlılık kararı verilmiş bir kişinin fiil ehliyeti(medeni haklarını kullanma ehliyeti) ortadan kalkmış demektir. Başka bir ifade ile yaptığı her türlü iş veya işlem yok hükmündedir. Bu yönüyle davalı İdare'nin veya başkaca herhangi bir kişi, kurum veya kuruluşun, Mahkemece verilmiş ve hakkında kesinleşmiş yasal kısıtlılık kararı bulunan terör örgütü kurucusu ve lideri ile müzakere ve görüşme yapması bu yönüyle de imkansızdır. Hakkında yasal kısıtlılık kararı verilmiş bulunan bir kişiyle, devlet adına müzakere veya görüşme yürütülmesi, MİT'in DGM'nin aldığı karara uymadığı sonucunu doğurur ve Anayasayı ihlal anlamına gelir. Davalı idare eylemleri başlı başına bu nedenle dahi hukuka açıkça aykırıdır."
MKY(İA/AAA) - Konya
Son Dakika › Güncel › Konyalı Avukat, Mit- Öcalan Görüşmesine İptali Davası Açtı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.