Makineler Tıkır Tıkır Çalışacak Ve 2023 Yılında 100 Milyar Dolar İhracat Yapacağız - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Makineler Tıkır Tıkır Çalışacak Ve 2023 Yılında 100 Milyar Dolar İhracat Yapacağız

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Makineler Tıkır Tıkır Çalışacak Ve 2023 Yılında 100 Milyar Dolar İhracat Yapacağız

Nihat Ergün, Makine Sanayi Stratejisi'nin Açıklanma Sürecinde Ankara'da Mantalite Değişikliği Yaşandığına Dikkat Çekerek, "Artık Ankara Siyasi Tezgahlarla Anılan Bir Yer Olmayı Bıraktı

Türkiye Makine Sanayi Stratejisi'ni kamuoyuna açıklayan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Makine Sanayi Stratejisi'nin açıklanma sürecinde Ankara'da mantalite değişikliği yaşandığına dikkat çekerek, "Artık Ankara siyasi tezgahlarla anılan bir yer olmayı bıraktı, CNC tezgahlarını düşünmeye başladı" dedi. ''Makine sektöründe hedef yüzde yüzdür; yani cumhuriyetin yüzüncü yılında yüz milyar dolar ihracat yapmaktır. Strateji Belgesi'nde yer alan eylemlerin Türkiye'yi net ihracatçı yapacak eylemlerdir'' diyen Bakan Ergün, bunun ulaşılması zor ancak imkansız olmayan bir hedef olduğunu belirtti.

Türkiye Makine Sanayi Stratejisi'nin kamuoyuna açıklandığı toplantıda konuşan Nihat Ergün, Türkiye'de kamunun ana görevinin sermaye birikimini girişimci ruhla buluşturmak olduğunu ifade etti. Ergün, "Özel sektör işini bilmiyorsa yanlış kararlar alıyorsa doğru alanlara yönelmiyorsa insan kaynaklarını güçlendirmiyorsa, bırak başarısız olsun. Önemli olan şirketlerin kötü kamu idaresi yüzünden başarısız olmasıdır. Biz özel sektöre köstek değil destek oluyoruz. Strateji belgelerini 10 yıl önce açıklayamazdık, çünkü 10 yıl öncesinin Türkiye'si siyasi istikrar, güven ortamı ve makro ekonomik dengelerin kurulduğu bir ortama sahip değildi. Türkiye bugün uzun vadeli strateji, projeler geliştirebilen, eylemler planlayabilen bir ülke haline geldi" dedi.

Ankara'da siyasi tezgahlar kalktı

Bu strateji belgesinin açıklanması sürecinde Ankara'da mantalite değişikliği yaşandığını vurgulayan Nihat Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu strateji belgesinin hazırlanmasında Ankara'da da mantalite değişimi yaşanmıştır. Gaziantep'teki makine sektörü toplantısında sabah kahvaltısı yapıyorduk, sektörde ilgili olmayan bazı bürokratlar da vardı. Kahvaltıda CNC tezgahların makine sektöründe ve bütün sektörlerdeki önemi üzerinde bir sohbet oluyordu. Biraz ileride bir bürokrat arkadaş yanındakine fısıldayarak soruyor, diyor ki 'Abi bu siyasi tezgah ne demek?'... Çünkü Ankara hep siyasi tezgahlarla anılan bir yerdi.

Artık Ankara siyasi tezgahları bıraktı CNC tezgahlarla meşgul olmaya başladı. Bizim bürokrat arkadaşlarımız da, Sanayi Bakanlığı bürokratları da siyasi tezgahlarla değil CNC tezgahlarla meşguller. Onun için bu strateji belgeleri hazırlanabiliyor. Türkiye'nin her kademedeki bürokratik mantalitesi, siyasiler, sivil toplum örgütleri, şu siyasi tezgahları bir kenara hep beraber bir koyabilsek, CNC tezgahların önemini kavrayabilsek o zaman ülkemizi bugün bulunduğu noktadan çok daha ileri bir noktaya hep beraber taşıma imkanına sahip olacağız."

Tıkır tıkır 100 milyar dolar ihracat

Sanayide değişim yaşandığını vurgulayan Nihat Ergün, her iki yılda bir makinelerin teknolojisinin yenilenmesi gerektiğini dile getirdi. Ergün, "Önümüzdeki 20 yıl içinde üretim ve tüketimde birçok makinenin yenilenmesi gerekecektir. 10 milyar doları aşan ihracatımızı Avrupa ülkelerine yapıyoruz ancak ihracatın iki katı kadar ithalat yapıyoruz. Ben bu ülkenin vatandaşı olarak böyle bir tabloyu kesinlikle içime sindiremiyorum.

Aynı kalitedeki malı, daha fazla fiyat ödeyerek,

sırf yabancı olsun diye yurtdışından almayı izah edecek bir cümle kuramıyorum. Özellikle kamu ihalelerinde Türkiye'de üretilen makinelerin tercih edilmesi için projeler üretiyoruz. Bu sektörde önceliğimiz sektörde net ihracatçı bir duruma gelmektir. Makineler tıkır tıkır çalışacak ve İnşallah 2023 yılında, tıkır tıkır 100 milyar dolar ihracat yapacağız. Bunu başarmak için, sektörü ar-ge, teknoloji ve markalaşma konusunda daha fazla geliştirmeli, işletme ölçeklerini optimum seviyeye taşımalıyız" dedi.

25 yaş üzeri traktöre Hurda Bedeli

Üretimde devamlılığın şart olduğunu dile getiren Nihat Ergün, 2011-2014 yıllarını kapsayan Makine Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın

kamunun, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarımızın bir arada

çalışmasının güzel bir örneği olduğunu kaydetti. Ergün, şunları söyledi: "Makine Sektörü Strateji Belgesinde, 5 farklı hedef için 39 tane eylem belirledik.

Birinci hedefimiz olan ''Katma Değeri'' ve ''Marka Değeri'' yüksek makine sanayine dönüşümü sağlayıcı hukuki düzenlemeleri ve yapısal tedbirleri hayata geçirmek için 12 tane eylem belirledik. Bu kapsamda üreticilere sağlanan KDV iadesi uygulaması hızlandırılacaktır. Böylece özellikle makine sektöründe bürokrasiden dolayı yaşanan gecikmeleri önleyecek ve nakit akışını hızlandıracağız. Finansal kiralama işlemlerinin KDV karşısındaki durumu değerlendirilecek ve varsa aksayan yönlerin düzeltilmesine yönelik çalışmalar yapılacaktır.

Mesela doğrudan yatırıma tabi makinelerin leasing işleminde yüzde 1 oranında KDV uygulanması, yatırımcılar için önemli bir kolaylık olacaktır. Yerli üretimi bulunan makinelerin 2. el ithalatı sınırlandırma uygulaması, AB Tam Üyeliğine kadar devam ettirilecektir, Kamu alımlarında yerli makinelerin tercih edilmesini sağlayıcı düzenlemeler yapılacak ve takip edilecektir. Piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerinin, ithalat kontrolleri dahil olmak üzere, etkinleştirilmesi ile, belgeli üretim yapan firmalar korunacaktır.

Makine ana sanayi-yan sanayi işbirlikleri geliştirilecektir. Bu kapsamda, sektöre yönelik Ortak Satın alma Organizasyonu kurulacak ve sektör daha entegre bir yapıya kavuşacaktır. Zirai krediler konusunda bir çalışma yapılacak, 25 yaş ve üzeri traktörlerin hurdaya ayrılması için 'Hurda Bedeli' ödenmesi konusunda mekanizma oluşturulacak. Makine ihtisas OSB'leri kurulacak, kümelenme projeleri hazırlanacak ve desteklenecek. Girdi Tedarik Stratejisi kapsamında yapılan çalışmalarla işbirliği ve koordinasyon sağlanacak.''

Makine Teknoloji Enstitüsü kurulacak

Eximbank tarafından yurtdışındaki müşterilere orta ve uzun vadeli ülke

kredisi verileceğini ve orta vadeli ihracat sigortaları yaygınlaştırılacağını belirten Ergün, işletmelerde kullanılan makine ve teçhizatın kredi kuruluşlarınca teminat olarak kabul edileceğini söyledi. Ergün, ayrıca teknik eğitim okul ve kurumları oluşturulacağına dikkat çekerek, "MEB ile protokol hazırlayarak bölgesel ihtiyaçlara öncelik tanıyan eğitim ve ara yönetici yetiştirme programları oluşturulacak ve öğrencilerin işletmelerde staj imkanları geliştirilecek. STK, üniversiteler ve sanayi işbirliği ile makine teknoloji enstitüsü kurulacak. Makine ve otomasyon sektörüne yönelik komple bir eğitim programı tasarlanacak" diye konuştu.

Yurt dışında ofisler açılacak

Yurt içinde ve dışında etkin bir tanıtım yapmak ve ihracatı arttırmak için 6 tane hedef belirlediklerini ifade eden Ergün, bu kapsamda da başta en çok makine ithalatı yapan ülkelerde olmak üzere, gelişen pazarlarda tanıtım yapmak, lobi ve finansal destek faaliyetleri sağlamak amacıyla ofisler açılacağını, Türk Makine sektörü ile ilgili olarak firma bazında veri tabanı oluşturulacağını ve kullanıma açılacağını belirtti.

AR-GE desteklerinin kolaylaştırılacağını açıklayan Nihat Ergün, Ortak AR-GE merkezleri ile AR-GE ve inovasyon teknoloji transfer merkezlerinin kurulacağını belirtti. Seçime 1.5 ay kaldığını, seçim ortamında dahi uzun vadeli planlar hazırladıklarını, gerçekçi ve rasyonel eylemler oluşturduklarını anlatan Ergün, ''Çünkü bizim amacımız şirin görünmek değil; bizim amacımız, faydalı olmak'' diye konuştu.

Teknoloji satacağız

Orta Anadolu İhracatçıları Birliği (OAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, "Orta Anadolu İhracatçıları Birliği Başkanı (OAİB) Adnan Dalgakıran, "2023'te 500 milyar Dolar olarak hedeflenen toplam ihracattan yüzde 20 pay almayı ve 100 milyar Dolar makine ihracatı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Hedefimizin gerçekleşmesi için, Türkiye teknolojiyi satın alarak kullanan ülke konumundan teknolojiyi üreten ve satan satan bir ülke konumuna gelmelidir" dedi.

Makine sektörüne çağrıda bulunan Dalgakıran, "Üretmeden önce düşün, üreteceğin ürünün katma değerini iyi hesapla, sana ve ülkene kazandıracaklarının hesabını iyi yap, Türkiye için değil dünya için üret, her zaman yüksek kalite hedefle" dedi. Kamuya da 5 çağrı yapan Dalgakıran, "Kolay ve hızlı teşvik et, ölçek ekonomisine göre destek ver, bürokratik engelleri azalt, ülkemize katma değer yaratan üretim teşviklerini, vergileri mümkün olduğu kadar azalt, gerekli destekleri sağla, katma değerli ihracata yüksek destekler ver" diye konuştu.

Alaton: "Bürokrasinin devrim yaşaması şart"

Alarko Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton, ayakları yere basan hayaller ile yola çıkılarak projeler üretilmesi gerektiğini ifade ederek, "12 Haziran'dan sonra yeni bir Türkiye ile yola devam edelim. Ankara hızlı bir zihinsel devrim yaşamalı. Dünya zenginleri arasına gireceksek bürokrasinin devrim yaşaması şart. Ancak bürokrasinin heyecan vermesi ile bu çıtayı aşabiliriz yoksa şimdiye kadarki gibi kalırız" dedi.

Alaton, 1950 yılında 2. Dünya Savaşı'na girmemiş Türkiye'nin kişi başı geliri 300 dolar iken Almanya'nın kişi başı gelirinin 60 Dolar olduğunu belirterek, "O zamanlar bir Türk 5 Almana bedeldi. 2000 yılında Almanya'da 36 bin dolar, Türkiye'de ise sadece 3 bin dolardı. 2000 yılında bir alman eşittir 12 Türk ediyor. Türkiye'de bu sürede 4 darbe oldu, her seferinde silbaştan başladık. Bunu söylemek benim boynumun borcudur. Darbelere son verelim, demokrasimize sahip çıkalım. İş adamları bürokrat karşısında boynu bükük durmamalı. İnsana hizmet eden bürokrasi geliştirelim. Hayal kurmaya devam edelim. Başımız bulutlarda olsa da ayaklarımız yere sağlam bassın " dedi.

Konkuoğlu: "Türk'ün yaptığını Türk almazsa kim alacak?"

Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu ise makine sanayi için alınan kararların sektöre hareket kazandıracağını vurgulayarak, yerli makine satışının da kolaylaşacağını belirtti. "Bir Türk'ün yaptığını bir Türk almazsa kim alacak?" diye soran Konukoğlu, Türkiye'de Türk makinesi satmak için bölücülük yaptıklarını söyledi. Konukoğlu, "Sanayinin işleyebilmesi için makinenin satılabilmesi lazım, yoksa Ar-Ge ve teknolojiye yapılan yatırım neye yarar? Makine satılana kadar canın sıkılır, iş de yapamazsın. Know-how tekrar tekrar deneyip, yapana kadar denemektir" dedi.

Kaynak: Bültenler