Beykoz Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Bonn Üniversitesi CASSIS Kıdemli Uzmanı Prof. Dr. Aylin Ünver Noi, 18 Haziran'da Brüksel'de gerçekleştirilen NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nın sonuçlarını ve ittifakın önümüzdeki döneme ilişkin önceliklerini AA Analiz için kaleme aldı.
***
NATO üyesi ülkelerin savunma bakanları, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, 18 Haziran'da Brüksel'de bir araya geldi. Toplantının ana gündemini, ittifakın caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, savunma harcamalarının artırılması ve Ankara Zirvesi'ne yönelik hazırlıklar oluşturdu.
Brüksel'deki görüşmeler, aslında son yıllarda NATO içerisinde giderek daha fazla tartışılan bir dönüşüm sürecinin yansıması niteliğindeydi. Özellikle ABD'nin Avrupa güvenliğindeki rolünün yeniden tanımlanması ve savunma yükünün daha büyük ölçüde Avrupalı müttefikler tarafından üstlenilmesi konusu toplantının merkezinde yer aldı. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Amerikan Kongresi ile yapılacak istişareler sonrasında önümüzdeki altı ay içinde Avrupa'daki Amerikan askeri varlığının gözden geçirileceğini açıklaması da bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri oldu.
-Toplantıya "NATO 3.0" yansıması
Bu çerçevede konvansiyonel savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ön plana çıkarken, NATO'nun yeniden güçlü bir askeri ittifak kimliğine kavuşmasının üye ülkelerin savunma bütçelerini artırmalarına bağlı olduğu vurgulandı. Son dönemde sıkça dile getirilen "NATO 3.0" yaklaşımı da tam olarak bu anlayışa dayanıyor. Soğuk Savaş sonrasında ortaya çıkan ve "NATO 2.0" olarak tanımlanan dönemde ittifak, kriz yönetimi, istikrar operasyonları ve ortaklık politikalarına ağırlık veren, daha çok çatışmaları kontrol altına alma ve farklı coğrafyalardaki güvenlik krizlerine müdahale etme odaklı bir yapıya evrilmişti. Ancak günümüzde, bu dönemin ardından yeniden sert güce ve caydırıcılığa odaklanan bir yapıya dönüşmesi gerektiği savunuluyor.
Savunma harcamalarının artırılması ve yük paylaşımı konusu daha önce Lahey Zirvesi'nde gündeme gelmişti. Brüksel'deki Savunma Bakanları Toplantısı'nda ise bu alanda kaydedilen ilerlemeler değerlendirildi. NATO'nun yeni savunma hedefleri doğrultusunda üyelerin askeri kabiliyetlerini artırmaları ve daha fazla sorumluluk üstlenmeleri gerektiği yönündeki görüş birliği dikkat çekti.
Toplantının öne çıkan bir diğer başlığı ise nükleer caydırıcılık oldu. Savunma Bakanları toplantısı, NATO Nükleer Planlama Grubu oturumuyla başladı. Oturum sonunda yayımlanan bildiride, ittifakın stratejik nükleer güçlerinin müttefiklerin güvenliğinin temel dayanağı olmayı sürdürdüğü ve NATO'nun genişletilmiş caydırıcılık mimarisinin temelini oluşturduğu vurgulandı. Bakanlar ayrıca NATO'nun nükleer planlama kapasitesinin güçlendirilmesi, ittifak içinde uyumun artırılması ve nükleer caydırıcılık misyonunun geliştirilmesi konusunda ortak irade ortaya koydu. Bildiride, barışın korunması, baskının önlenmesi ve saldırganlığın caydırılması amacıyla güvenli, etkili ve güvenilir bir nükleer duruşun sürdürülmesinin gerekliliğinin altı çizildi.
Brüksel'de Rusya-Ukrayna Savaşı da gündemin üst sıralarında yer aldı. Bu kapsamda Almanya ve Birleşik Krallık'ın eş başkanlığında Ukrayna Savunma Temas Grubu toplantısı düzenlendi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de katıldığı toplantıda, Kiev'e sağlanacak askeri yardımın koordinasyonu ve Ukrayna'nın savunma kapasitesinin nasıl destekleneceği ele alındı. Bu durum, NATO üyelerinin Ukrayna'ya yönelik desteklerini sürdürme konusundaki kararlılıklarının devam ettiğini gösterdi.
Toplantı kapsamında dikkat çeken bir başka gelişme ise Avrupa Uzun Menzilli Vuruş Yaklaşımı (ELSA) anlaşmasının imzalanması oldu. Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İsveç ve Birleşik Krallık tarafından imzalanan anlaşma, iki yıl önce alınan siyasi kararın resmiyet kazanmasını sağladı. ELSA girişimi, Avrupa'nın uzun menzilli konvansiyonel taarruz kabiliyetlerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Bu adım, Avrupa'nın güvenlik alanında daha fazla sorumluluk üstlenme iradesinin ve stratejik özerklik arayışının somut bir göstergesi oldu.
Aslında tüm bu gelişmeler aynı noktaya işaret ediyor. ABD, NATO'ya olan bağlılığını sürdürürken ittifaka yaptığı katkıları yeniden yapılandırıyor. Avrupalı müttefikler ve Kanada ise daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırlanıyor. Hedef, askeri açıdan daha güçlü, daha hızlı karar alabilen ve yüksek hazırlık seviyesine sahip bir NATO oluşturmak. Bu yaklaşım, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin de sıkça vurguladığı gibi daha güçlü bir Avrupa'nın daha güçlü bir NATO anlamına geldiği düşüncesine dayanıyor. NATO 3.0 olarak tanımlanan bu yeni dönemin özü de ittifakın kolektif savunma ve caydırıcılık kapasitesini artırmak olarak özetlenebilir.
-Ankara Zirvesi'ne doğru: Türkiye'nin bu dönüşümdeki yeri
Brüksel'deki toplantıda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde Türkiye'nin hazırlıklarını ve beklentilerini müttefikleriyle paylaşma fırsatı buldu. Güler'in açıklamaları, Türkiye'nin NATO içerisindeki konumunu ve önümüzdeki döneme ilişkin stratejik önceliklerini ortaya koyması bakımından önemliydi.
Türkiye'nin NATO'ya kuvvet katkısı sağlayan ülkeler arasında sürekli ilk sıralarda yer aldığını hatırlatan Güler, ülkenin ittifakın savunma ve caydırıcılık kapasitesine yaptığı katkıları vurguladı. Güler'in Türkiye'nin yüzde 5'lik yeni savunma harcaması hedefine doğru hızla ilerlediğini belirtmesi, Ankara'nın savunma kapasitesini artırma konusundaki kararlılığını göstermesi açısından önemliydi. Bu durum aynı zamanda Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde elde ettiği yerlileşme ve teknoloji geliştirme başarılarıyla da doğrudan bağlantılı.
Bakan Güler, Türkiye'nin Ukrayna'ya hem ikili düzeyde hem de NATO çerçevesinde sağladığı destekleri ve barışa yönelik diplomatik girişimlere verdiği katkıları da toplantı gündeminde muhataplarına aktardı. Bunun yanında Ankara Zirvesi'nin hazırlıkları ve Türkiye'nin zirveye ilişkin beklentileri konusunda müttefikleri bilgilendirdi.
Bölgesel güvenlik konularında ise İran ile ABD arasında yaşanan gerilimin azaltılmasına yönelik varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Güler, Türkiye'nin gerektiğinde Hürmüz Boğazı'nda mayın temizleme faaliyetlerine destek vermeye hazır olduğunu açıkladı. Bu açıklama, Karadeniz'de Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle oluşan mayın tehdidine karşı yürütülen faaliyetlerde önemli deneyim kazanan Türkiye'nin bu alandaki kapasitesini başka bölgelere de taşıyabileceğini göstermesi bakımından önem arz ediyordu. Bu durum, aynı zamanda Türkiye'nin enerji güvenliği ve deniz ulaştırma hatlarının korunması gibi küresel öneme sahip meselelerde daha görünür bir rol üstlenmeye hazır olduğunu göstermektedir.
Sonuç olarak Brüksel'den çıkan tablo, NATO'nun yeni dönemde temel önceliğinin caydırıcılık ve savunma kapasitesini hızla güçlendirmek olduğunu ortaya koyuyor. İttifak, artan güvenlik tehditleri karşısında Avrupalı müttefiklerin ve Kanada'nın daha fazla sorumluluk üstlendiği, askeri hazırlık seviyesinin yükseltildiği ve kolektif savunma anlayışının yeniden merkezi konuma taşındığı bir dönüşüm sürecinden geçiyor.
Bu süreçte Türkiye yalnızca jeostratejik konumuyla değil, askeri kapasitesi, savunma sanayisi, operasyonel tecrübesi ve diplomatik girişimleriyle de NATO içinde daha önemli bir aktör olarak öne çıkıyor. Brüksel'de verilen mesajlar, NATO yeni bir döneme hazırlanırken Türkiye'nin de bu dönüşümün yalnızca izleyicisi değil, yön veren aktörlerinden biri olma iddiasını koruduğunu gösteriyor. 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Ankara Zirvesi, yalnızca NATO'nun gelecekteki savunma ve caydırıcılık stratejilerinin değil, aynı zamanda Türkiye'nin bu yeni güvenlik mimarisi içindeki konumunun da daha net biçimde ortaya konacağı kritik bir dönüm noktası olmaya aday görünüyor.
[Prof. Dr. Aylin Ünver Noi, Beykoz Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Bonn Üniversitesi CASSIS Kıdemli Uzmanıdır.]
Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Son Dakika › Güncel › NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nın Sonuçları - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?