Nazar Köylü Boncuk Ustası Unesco'ya Aday

Boncuk Ustası 48 Yaşındaki Mahmut Sür, Kültür Bakanlığı Tarafından Unesco'nun, 2010 Yılı 'yaşayan İnsan Hazineleri' Listesine Aday Gösterildi.
İzmirZMİR'in Kemalpaşa İlçesi'ne bağlı Nazar Köy'de yaşayan, boncuk ustası 48 yaşındaki Mahmut Sür, Kültür Bakanlığı tarafından UNESCO'nun, 2010 yılı ''Yaşayan İnsan Hazineleri' listesine aday gösterildi. Sür, böylesine önemli ve anlamı bir listede, büyük ustalarla birlikte aday gösterilmesinin kendisi için gurur verici olduğunu söyledi.
Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumunun (UNESCO) somut olmayan kültür mirası çalışmaları kapsamında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin 2010 yılı ''Yaşayan İnsan Hazineleri' adaylarını belirledi. Cam boncuğu, ebru, tezhip, dokumacılık, bağlama, kispet, sipsi yapımcılığı, yazma sanatı, çini sanatı gibi alanlarda usta 16 isim çeşitli yayınlarla dünyaya tanıtılacak. UNESCO'nun, listesine aday gösterilecek bu kişilerin, tüm dünyanın ortak mirası olmaları sağlanacak.
Bu 16 aday arasında Nazar Köylü boncuk ustası Mahmut Sür de var. Böylesine önemli ve anlamlı bir listede, büyük ustalarla birlikte aday gösterilmesinin kendisini gururlandırdığını belirten Sür, boncuk imalatıyla tanışmasını şöyle anlattı: ''Boncuk yapmaya 13 yaşında amcamın atölyesinde başladım. Daha sonra başka atölyelerde çalıştım. Boncuk yapmayı öğrenmemde ustam Necati Şahin'in de büyük emeği oldu. Askerlikten sonra, köyümüzde kurulan bir cam fabrikasından çalışmaya başladım. Orada cam boncuğuna daha bir tutku ile bağlandım. Köyümüze kurulan fabrika 2001 yılındaki krizinde kapanınca, tekrar bildiğim işe döndüm.
Bir yıl sonra kendi boncuk ocağımı kurarak çalışmaya başladım. O yıllarda boncuk satışı zordu. Çünkü takı olarak kullanılmıyordu. Atölyemi açtığımda diğer atölye sahipleri, 'Bu işte para yok. Neden yapıyorsun' diyerek, güldüler. 2004-2005 yıllarında altın yıllarımı yaşadım. Çünkü, kadınlar o tarihlerde boncuktan takı yapmaya başladılar. Satışlarım çok artmıştı. Ürün yetiştiremiyordum. Daha sonraki yıllarda, köyümde boncuk ocakları artmaya başladı. Ancak, satışlar aracı kullanarak yapıldı. Bu da kaliteyi düşürdü. Çünkü çalışanlar yaptığı boncuk kadar para alıyorlardı. Hiçbir zaman büyük tüccarlara boncuk satmadım. İşletmemi kendim idare ettim' dedi.
Boncuk sektörünün en büyük sorunun birlik olunmaması olduğunu ifade eden 35 yıllık boncuk ustası Sür, ''Kooperatifimiz var. Ancak, toplantılara gelen yok. Herkes kendine göre bir şey yapmaya çalıştığı için, hem kalite bozuluyor, hem de tanıtım yönünden çok zor durumda kalıyoruz. 2005 yılında Çin'lilerin plastik boncukla piyasaya girmesi de bizi olumsuz yönde etkiledi. Konteynerlerle Çin boncuğu ülkemize girdi. Hepsi boya ve plastik ürün. Köyümüzde bir çok ocak kapandı. Benimle birlikte bir kaç ocak ayakta kalabildi' diye konuştu.Gelecek için ise umutsuz konuşan Sür, yeni ustaların yetişmediğine dikkati çekerek, ''Şimdiki gençler, kolay para kazanma derdinde. Bu nedenle mesleğimiz yok olmasından endişeliyim' dedi.