Öğretmenlerin Teröristlerce Kaçırılması

Elazığ ve Diyarbakır'da öğretmenlerin teröristlece kaçırılmasına sivil toplum kuruluşları tepki gösterdi.
Elazığ ve Diyarbakır'da öğretmenlerin teröristlece kaçırılmasına sivil toplum kuruluşları tepki gösterdi.
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Ali Şekerdağ, yaptığı yazılı açıklamada, dün akşam Arıcak'ın Yoğunbilek köyünde görev yapan öğretmenleri taşıyan minibüsün terör örgütü üyelerince kaçırıldığını, daha sonra 4 erkek öğretmenin alıkonularak kadın öğretmenlerin serbest bırakıldığını bildirdi.
Elazığ'ın olumlu imajına zarar vermeyi, kentin isminin kamuoyunda olumsuz anılmasına vesile olmayı, bölge insanının huzur ve güvenliğini bozmayı, yatırımların önüne geçmeyi ve kaos ortamı oluşturmayı amaçlayan bu tür menfur olayların birlik ve bütünlüğü bozamayacağını ifade eden Şekerdağ, şunları kaydetti:
"Yöre insanımıza hizmet vermek maksadıyla kamu hizmeti yapan vatandaşlarımızın kaçırılması bu bölgede ve bu ülkede yaşayan hiçbir ferdin tasvip edeceği bir davranış değildir. Kutsal bir görev yapan öğretmenlerimizin bir an önce sağ salim ailelerine kavuşmak üzere serbest bırakılmalarını bekliyoruz. Elazığ TSO olarak bu menfur olayı kınarken güvenlik güçlerimizin bu olayı kısa sürede çözeceğine ve büyük bir endişe içinde bulunan başta öğretmenlerimiz ve aileleri olmak üzere halkımızın rahat nefes alacağına inanıyor, tüm halkımıza metanetli olmaları dileklerimle saygılar sunuyorum."
-Hatay-
Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Hikmet Çinçin, terörün çok ciddi bir bela olduğunu ve bir an önce bitirilmesi gerektiğini ifade ederek,
"Yapılanlar, Türkiye'nin sosyal dengesine ve ekonomik istikrarına vurulmak istenen darbedir. Bu konuda hem halkımıza hem de hükümetimize ciddi görevler düşüyor. Bu belaya karşı birlik ve beraberlik içerisinde mücadele edebiliriz. Bir an önce bu beladan kurtulmak lazım. Terör örgütünün öğretmen kaçırma eylemini kınıyoruz" diye konuştu.
Antakya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Mehmet Ali Kuseyri de terör sorununun el birliğiyle çözüme kavuşturulması gerektiğini belirterek, "Böyle devam ederse Türkiye'nin huzuru olmayacak. Terörün bitmesi için hükümetimiz başta olmak üzere sivil toplum örgütlerinin elinden geleni yapması lazım. Artık terör örgütü savunmasız kişileri hedef almaya başladı. Bu konuda bir an önce gereken yapılmalı" dedi.
Güney ve Güneydoğu Genç İşadamları Federasyonu (GİAF) Başkanı Aykut Özbuğday, terör örgütünün yaptıklarının bölgenin yararına olmadığının bir kez daha görüldüğünü kaydetti.
Örgütün tabandaki desteğini yitirdiğini ve bu tür eylemlere giriştiğini ifade eden Özbuğday, terörle mücadelede devlet ve milletin iş birliği yapması gerektiğini bildirdi.
-Sakarya-
Eğitim-Bir-Sen Sakarya Şube Başkanı Oğuzhan Özkan, terör örgütünün bölgenin ekonomik ve eğitim açısından gelişimini hedef aldığını belirtti.
Öğretmenlerin hedef alınmasının bölge insanının eğitim almasını engellemek amacıyla yapıldığını ifade eden Özkan, "Bu eylem insanları cahil bırakarak insanlara sahip olmaya çalışmaktır. İnşallah kaçırılan arkadaşlarımız sağ salim okullarına, işlerine dönerler ve ailelerine kavuşurlar. Bu konuda özellikle devletimizden de ricamız öğretmenlerimizin koruma altına alınmasıdır. Özellikle bölgede, uzak köylerde görev yapan öğretmen arkadaşlarımızın bir şekilde korunması gerekmektedir" dedi.
Özkan, eylemlerin, öğretmenlerin ne kadar zor şartlar altında görev yaptıklarının göstergesi olduğunu kaydederek, "Bu saldırıların nedeni, oradaki fedakar öğretmen arkadaşlarımızın PKK'nın hedeflediği insan potansiyelini bilime ve eğitime çekmesidir. Öğretmenlerimize sahip çıkmalıyız. Bu çok iğrenç bir yaklaşım. Savunma gücü olmayan, kendini savunamayacak öğretmenleri kaçırmak acziyettir. PKK'ya hedef olmak için ona zarar vermeniz gerekir. Öğretmenler, bu ülkenini birliğine ve beraberliğine katkı sağlamak için çalışıyorlar. Bu nedenle terörün hedefi oluyorlar" diye konuştu.
Eğitim-Sen Sakarya Şube Başkanı Kazım Bibinoğlu ise öğretmenlere yönelik eylemleri onaylamanın mümkün olmadığını belirterek, şunları kaydetti:
"Öğretmenlerimizin kaçırılmasını kınıyoruz, kesinlikle onaylamıyoruz. Meslektaşlarımız bir an önce serbest bırakılmalıdır. Mazlum ve gariban insanlar, amacı ne olursa olsun kullanılmamalıdır diye düşünüyoruz. Öğretmenler orada bir kamusal hizmet yürütüyor. İnsanların bilinçlenmesi için çaba sarf ediyorlar."
Türk-Eğitim-Sen Sakarya Şube Başkanı Erol Afşar da terör örgütünün öğretmenlere yönelik tavır takınacağını tahmin ettiklerini, eğitimin başlamasının ardından öğretmenlerin bireysel ve örgütsel tehditler almaya başladığını ifade ederek, "Bunu kınıyorum. Öğretmenlerimiz koruma altına alınmalıdır" dedi.
-Mersin-
Mersin Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (ESOB) Başkanı Talat Dinçer de artık şiddet, çatışma ve acı istemediklerini kaydederek, "İnsanın yaşam hakkını elinden almak hiçbir insanlığa, vicdana ve amaca sığmaz. Her gün bir terör saldırısı, her gün şehit haberleri geliyor. Bu topraklar üzerinde bin yıldır kardeşçe yaşamış olan bizler amacı belli olan odaklarca bölünmek, parçalanmak, kardeş kavgasının parçası olmak istemiyoruz. Bizler etle tırnak gibiyiz, ayrılmamız mümkün değil. Bin yıldır aynı toprak üzerinde yaşamış, kız alıp vermişiz, akraba olmuşuz. Bugün ise bizi birbirimize düşürmek için senaryolar üretiliyor. Bugün terör sivilleri de hedef almış durumda. Bunu hiçbir vicdan kabul edemez" diye konuştu.
-Samsun-
Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı Metin Erol, son dönemde Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşanan ve sivillerin hedef alındığı terör saldırılarını kınadıklarını söyledi.
Demokratik çözümsüzlük sürecinin sivillerin daha fazla şiddet ve baskı ortamından etkilenmesine neden olduğunu ifade eden Erol, son olarak Elazığ'da 4, Diyarbakır'da 1 öğretmenin alıkonulduğunu, bunun eğitime vurulan bir darbe olduğunu belirtti.
Erol, "Büyük bir özveriyle mesleğini yerine getiren öğretmenlerimizin yaşama hakkını, temel hak ve özgürlüklerini ortadan kaldıracak yönelimlerin son bulmasını istiyoruz. Ülkemizi saran şiddet sarmalından kurtulmanın tek yolu demokratik, adil ve barışçıl bir çözüm yolunun açılmasıdır" dedi.
-Bitlis-
Bitlis Baro Başkanı Enis Gül, son günlerde tırmanan şiddetin, sivil vatandaşlara sirayet etmesinin, yaşanan acıları daha da artırdığını ve kendilerini üzdüğünü söyledi.
Gül, "Sivil vatandaşlarımızın ve kamu görevlilerin kaçırılmasının sorunun şiddetten uzak, demokrasi içinde çözümüne engel olacağından, barış, diyalog ve uzlaşma yolunu tıkayacağından endişeleniyoruz. Akan kanın bir an önce durması gerekmektedir. Sınır ötesi operasyonların ve güvenlik eksenli politikaların çözüm olmadığına yakın tarihimiz ve bütün toplumumuz şahittir. TBMM, hükümet ve muhalefete Kürt meselesinin demokratik yollardan çözümü için büyük sorumluluk düşmektedir" dedi.
-Tokat-
Eğitim-Bir-Sen Tokat Şube Başkanı Cemil Çağlar, öğretmenlerin terör örgütü PKK tarafından hedef alınmış olmasını kınadıklarını belirterek, "Bölgedeki çocukların eğitim almasını engellemeye, halkı cehalete mahkum etmeye yönelik olarak PKK'nın öğretmenleri hedef alan kaçırma ve çatışmada kalkan olarak kullanma stratejisinin arka planında öğretmenlerin bölgeyi terk etmesini sağlamak ve çocukların eğitim almasını engellemek yatmaktadır" diye konuştu.
- ANKARA