A. FATİH TEKCAN - Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, son yıllarda Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında birtakım soğumalar yaşandığını belirterek, "Vize muafiyeti Türkiye ve Avrupa Birliği'ni birbirine yaklaştırır" dedi.
Özdemir, Berlin'deki çalışma ofisinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Hristiyan Birlik partileri CDU/CSU koalisyonunun Federal Meclis'in yüzde 80'ine hakim olacağını belirterek, kendilerinin ise muhalefet olarak Sol Parti ile yüzde 20'lik kısmı oluşturacaklarını söyledi.
Meclis'te muhalefetin sesinin bu nedenle yeterince çıkamayacağını dile getiren Özdemir, yarım saat konuşma süresinin olduğu bir konuda, bunun 24 dakikasını hükümet milletvekillerinin kullanacağını, muhalefet milletvekillerine de 6 dakika kaldığını dile getirdi.
Bunun hem halk hem de gazeteciler için "can sıkıcı" bir durum olduğunu ifade eden Özdemir, "Biz buna rağmen olumlu bir muhalefet partisi olmayı hedefliyoruz. Çünkü bizim muhalefet anlayışımız 'Bugünün muhalefeti yarının iktidarı olabilir' üzerine kurulu. Dolayısıyla söylediğimiz, vaadettiğimiz şeyler iktidara geldiğimizde çöp tenekesine atacağımız şeyler değil, hayata geçireceğimiz şeyler olmalı. Ona göre de yapıcı bir muhalefet olmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
SPD ile CSU/CDU arasında imzalanan koalisyon sözleşmesine de değinen Özdemir, sözleşmede her iki tarafın da taviz verdiğini ancak kamuoyunda bazı beklentilerin karşılanamadığını anlattı. Çifte vatandaşlık mevzusunda da aynı durumun söz konusu olduğunu dile getiren Özdemir, "Seçim öncesi verilen vaatlere baktığımızda çifte vatandaşlık konusunda SPD ciddi bir hayal kırıklığı yarattı" ifadesini kullandı.
- "Çifte vatandaşlık konusunda arzu edileni yapacağız"
Koalisyon sözleşmesine göre, Almanya'da dünyaya gelen çocukların 18-23 yaş döneminde artık tek bir ülke vatandaşlığını seçme mecburiyetinin kalktığını dile getiren Özdemir, şöyle devam etti:
"Artık burada doğanlar çifte vatandaş olacaklar yasal olarak. Burada dünyaya gelmeyenler için maalesef böyle bir durum söz konusu değil. Onlarda yine iki ayrı standart olacak. Bir Avrupa Birliği içinden gelen insanlar bunlar yasal olarak çifte vatandaş olabiliyor, bir de üçüncü ülkelerden gelenler. Bunlar çifte vatandaş olamıyor. Bize göre bunun anlaşılır mantıklı bir tarafı yok. Görünen o ki bir dahaki seçimlere kalacak. 4 yıl sonra biz iktidar olursak inşallah çifte vatandaşlık konusunda arzu edileni yapacağız."
Birlik Partileri'nin koalisyon ön görüşmeleri sırasında kendilerine çifte vatandaşlık konusunda söz verdiğini vurgulayan Özdemir, CSU Genel Başkanı Seehofer'in o dönem çifte vatandaşlık konusunu gündeme getirdiklerinde kendilerine hak verdiğini ve konuya olumlu yaklaştığını ancak SPD ile müzakerinde bunu pazarlık konusu yaptıklarını vurguladı.
- "Türklere vize mecburiyeti kalkarsa bayram edeceğiz"
Türkiye ile AB arasında Geri Kabul Anlaşması ve Vize Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metni'nin imzalanmasıyla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'ye vize muafiyeti olmalı. Zaten Batı Balkanlar'a yönelik oldu, kıyamet kopmadı. Tam tersine çok önemli bir sorun olduğunda taraflar bir araya gelip çözüm buluyor. Şu anda Romanya ve Bulgaristan'la birtakım sorunlar yaşanıyor göçle ilgili. Bir araya gelip çözüm bulunması mecburiyetinde kalınıyor. Batı Balkanlar ile çözülmüş bir konu Türkiye ile neden çözülmesin? Ülkenin başındaki kişilerin değişmesi de tabii ki önemli. Bugünkü Türkiye 20 sene önceki Türkiye'den çok farklı ekonomisine, milli gelirine bakıldığında. Dolayısıyla bunu öcü gibi göstermenin bir anlamı kalmadı artık. Güvenlik sorunları da müzakere çerçevesinde ortadan kaldırılıyor. Yani bu yolun gidilmesi son derece mantıklı. Sürekli Türklerin bu konudaki sorunlarıyla uğraştığımızdan, ben ve ofisimde çalışan arkadaşlarımız bayram edeceğiz eğer Türk vatandaşlarına vize mecburiyeti kalkarsa. Son senelerde, Türkiye ve AB arasında birtakım soğumalar yaşandı. Vize muafiyeti Türkiye ve Avrupa Birliği'ni birbirine yaklaştırır. Vize mecburiyetinin ortadan kaldırılması hem Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne bakışını daha sıcak bir şekilde gündeme getirebilir hem de milyonlarca insanın Türkiye'den AB'ye gelmediği gördüğünde Avrupa'nın Türkiye'ye yönelik bakışı değişebilir."
Vize muafiyetin konusunda zaman belirlemenin çok zor olduğunu, Batı Balkanlar'da bunun birkaç sene sürdüğünü dile getiren Özdemir, AB için bu kadar sabredilmişken vize muafiyeti için 2-3 yıl daha geçmesinin dünyanın sonu olmadığını kaydetti.
"Önemli olan nihai bir çözüm. Kesinlikle Türk vatandaşlarına vize muafiyeti gelecek. Çünkü zorluklar adım adım ortadan kalkıyor" diyen Özdemir, bu yolda sorun ve bahanelerin ortadan kalktığını, karamsar olunmaması gerektiğini ifade etti.
- "Kıbrıs konusu tekrar gündeme geliyor"
Türkiye'nin AB müzakere sürecinin yeniden hızlandığını belirten Özdemir, "Kıbrıs konusu tekrar gündeme gelmekte. Güney Kıbrıs'ta doğalgazın bulunması, İsrail'in doğalgaz bulması, Türkiye'yi bir şekilde resme tekrar getiriyor. Çünkü 2 ülke de bir şekilde Türkiye'ye bağlı. Doğalgazın bulunması Güney Kıbrıs için ekonomik çıkış yolu. Aynı zamanda Türkiye'ye olan ihtiyacı daha da güçendiriyor. Bu aslında tarafların bir araya gelmesini zorluyor. Aklın, mantığın yolu bir. Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi, Kıbrıs konusunda çözüme doğru yönlenmesiyle taraflar bunlardan kazançlı çıkabilir" şeklinde konuştu.
- Almanya'daki faili meçhul cinayetler
Neonazi terör örgütü NSU tarafından işlenen cinayetlerin ve yapılan bombalı saldırıların üzerine zamanında yeterince gidilmediğini, bunun da Türkler arasında Alman polisine yönelik güven kaybı yaşanmasına neden olduğunu dile getiren Özdemir, NSU cinayetlerinin insani boyutu korkunç olduğunu vurguladı.
Geçmişte cinayetlerin yeterince incelenmeyerek dosyaların kapatıldığını belirten Özdemir, şöyle konuştu:
"Almanya'da yaşayan Türklerin Alman istihbaratına ve polisine sonsuz bir güveni vardı. Çünkü Almanya, Türkiyelilerin gözünde mükemmel bir ülke idi. Yolsuzluğu olmayan, eğitim seviyesi yüksek, polisi ise en son teknoloji ile çalışan bir teşkilat olarak görüyordu. Bir de bakıyorsunuz ki acziyet dolu hatalar yapılıyor, ipuçları takip edilmiyor, önyargılar mevcut. Şoke oluyorsunuz tabii ki. Şimdi o güvenin tekrar kazanılması en önemli vazifelerden bir tanesi. İstihbaratla ilgili araştırma komisyonu Meclis'te çok iyi çalıştı. Partiler üstü çalışıp çok iyi bir rapor sundular. Şimdi önemli olan bu sonuçlanan tavsiyelerin hayata geçirilmesi. En zor konu da bu zaten. Teoride herkes uzlaşabiliyor, pratikte bunları takip etmek çok zor. Almanya federal bir sistemle yönetiliyor. Raporda feral hükümeti bağlayan konular var bir de 16 eyaleti bağlayan konular var. Bütün bunların takip edilmesi gerekir. Sadece bizim takibimiz yeterli değil. Hristiyan Birlik partileri, Sosyal Demokrat Parti ve Sol Parti'deki arkadaşlarımıza çağrımız; Lütfen bu işi, siz de bizim gibi takip edin.
NSU cinayetlerinde suçluların cezalandırılmasından daha önemli olan benzer vakaların bir daha yaşanmamasıdır. Bu sadece Türk toplumu için değil, herkes için çok önemli."
"NSU cinayetlerinin araştırılması için Federal Meclis'te yeniden bir komisyon kurulmasını isteyenler var. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine Özdemir, "Bu zaman kaybı olur. Belki güzel şeyler tartışacağız ama uygulamada bir şey değişmeyecek. Yani gerçek değişimi isteyenler, uygulama üzerinde bastıranlar. Konunun uzatılmasını isteyenler, araştırma komisyonu isteyenler" yanıtını verdi.
Cem Özdemir, eyaletlerde NSU cinayetlerine ilişkin araştırma komisyonu kurulmasının ise olayların aydınlatılmasına fayda sağlayacağını sözlerine ekledi.
-berlin
Son Dakika › Güncel › 'Vize Muafiyeti Türkiye ve AB'yi Birbirine Yaklaştırır' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.