"Parası Neyse Ödeyelim" - Son Dakika
Son Dakika Logo

"Parası Neyse Ödeyelim"

"Parası Neyse Ödeyelim"
05.11.2012 07:29  Güncelleme: 07:59

Başbakan Erdoğan, Devlet Bahçeli'nin '2023 vizyonumuzu çaldılar' sözlerine cevap verdi.

AK Parti 19. İstişare ve Değerlendirme toplantısının kapanış konuşmasını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaptı. Konuşmasında Devlet Bahçeli'nin ithamlarına da cevap veren Başbakan "2023 vizyonu'nu bizden çaldılar" ifadelerine "Patenti sizdeyse bedelini söyleyin verelim" şeklinde cevap verdi.

Konuşmasına Hakkari Şemdinli'de bugün gerçekleşen bombalı saldırıyı kınayarak başlayan Başbakan Erdoğan: "Saldırıda polis aracı zarar görmezken, bir yavrumuz hayatını kaybetti. 18 vatandaşımız ise yaralandı. Bu alçakça saldırı bir düğün mahallinin hemen yanı başında olduğundan maalesef, sivil kayıplar meydana geldi.

Ve bu yavrumuz, 11 yaşında hayatını kaybetti. Terör örgütünün alçakça yüzünü bir kez daha ortaya bu hain saldırıyla koymuş oluyor. Ve biz de tabii ki bunu şiddetle kınıyor, şiddetle lanetliyoruz. Hayatını kaybeden yavrumuza Allah'tan rahmet ailesine sabırlar dilerken, yaralı kardeşlerimize de rabbimden şifalar temenni ediyorum" dedi.

"KENDİ ÖZGÜRLÜKLERİ İÇİN ARŞA KADAR DEMOKRATLAR"

Hak ve hukukun ayrım yapılmaksızın herkes için geçerli olması gerektiğini kaydeden Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:

"Kendilerinin özgürlükleri, hakları hukukları söz konusu olduğunda arşa kadar demokrat olanlar konu başkalarına gelince bu defa sonuna kadar yasakçı bir kimliğe bürünüyorlar.

Başkalarının hak ve özgürlükleri kendileri için bir tehdit, bir sorun gibi algılayanlar yıllarca toplumun bir bölümüne ötekileştirmeyi, ayrımcılığı layık gördüler. Geçmişte hak ve hürriyetlerinden mahrum bırakılan insanların bugün en tabii haklarına kavuşmasını bir sorun olarak görenler, 'mahalle baskısı' gibi kavramları tedavüle koyarak yeni ayrımcılıklar üretmeye başladılar."

"TOPLUM MUHAFAZAKARLAŞIYOR DİYE GÜRÜLTÜ KOPARDILAR"

Meslek liselerine ilişkin yapılan değişikliklere de değinen Başbakan Erdoğan şöyle konuştu:

"Meslek liselerine uygulanan haksızlıklar ortadan kalktıkça, kendi özgürlükleri sınırlanıyormuş gibi yaygara yaptılar. İmam Hatip Liseleri meselesi normalleşince, Kuran-ı Kerim'in seçmeli ders olarak okullara girmesi gerçekleşince Peygamberimizin hayatı seçmeli ders olunca toplum muhafazakarlaşıyor diye gürültü kopardılar.

"İNANÇ TARZLARINA HEP BİR SORUN OLARAK BAKTILAR"

Kendilerini imtiyazlı, kendi yaşam tarzlarını tek hakikat olarak görenler farklı toplum kesimlerinin yaşam tarzlarına, düşüncelerine, inanç tarzlarına hep bir sorun, bir tehdit gibi yaklaştılar.

Türkiye normalleştikçe, özgürleştikçe, ileri demokrasiye doğru yol aldıkça bunların tahammülsüzlükleri daha da arttı. Çoğunluğun, azınlığın tahakkümünde kalmasını isteyenler demokrasiyi de sadece kendileri için arzu ettiler.

Kendi imtiyazları için demokrat göründüler. Kendisi için istediği demokrasiyi, özgürlükleri, hakları başkası için de istemeyen asla demokrat değildir. Sadece bunlar, demokrasi istismarcısıdır. Bu ikiyüzlü anlayış sahipleri yıllarca milletimizin kafasını karıştırdı, zihnini bulandırdı. Bunların yüzünden Cumhuriyet adına ayrımcılığa maruz bırakılanlar Cumhuriyet'ten, demokrasi adına zulme uğrayanlar, demokrasiden soğudular"

"AK PARTİ BUNLARLA YARIŞMAZ"

MHP'yi 2023 vizyonu konusunda eleştiren Başbakan Erdoğan şöyle konuştu:

"MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Kongre konuşmasında '2023 vizyonu' kavramını daha önce kendilerinin kullandığını söylüyor. Bir nevi mülkiyet iddiasında bulunuyor. Ve AK Parti'ye yönelik suçlamalarda bulunuyor.

Doğrusu bu kadar yüzeysel ve sığ bir anlayışa yorum yapmak bile abestir. AK Parti'nin bugüne kadar somut projelerle, icraatlarla yatırımlarla ortaya koyduğu vizyona, diğer partilerin hayalleri bile yetişemez. Ne kadar vizyona sahip oldukları geçmiş iktidar örneklerinde milletimizce çok iyi görülen bu partilerin, AK Parti'nin 2023 hedeflerini anlaması da, algılaması da, bunlarla yarışması da mümkün değildir.

"BİTMİŞ TÜKENMİŞ TÜRKİYE'Yİ MHP'DEN DEVRALDIK"

Biz, 2002'de Türkiye'yi, o bitmiş, tükenmiş, Türkiye'yi, biz bu MHP'den, DSP'den ve ANAP'tan devir aldık. Şu anda DSP diye, Anavatan diye bir parti var mı?

Tamamen bunlar yok oldu. MHP eh, şu anda ayakta durmaya gayret ediyor. Bir dönem Parlamento'ya dahi giremedi. Şimdi diyor ki bizden 2023'ü çaldılar, kaptılar. Yani eğer bunun patenti gerçekten size ait ise bedelini de söyleyin ödeyelim. Biz doğruya her zaman sahip çıkarız."

"120 BİN ÖĞRETMENE DAHA İHTİYACIMIZ VAR"

Öğretmen atamalarına da değinen Başbakan Erdoğan, bazı medya kuruluşlarında öğretmen atamalarıyla ilgili yanlış haberlerin yer aldığını söyleyerek,

"Dün ki konuşmamızda devletin imkanlarının müsaade ettiği oranda bu sorunu sıfırlamakta kararlı olduğumuzu söyledim. Buradaki kastımız şudur, biz bugüne kadar, 358 bin bu yıl ise, 57 bin öğretmen ataması yaptık. Bazı beklentilere de noktayı koymak istiyorum. Onun için bunu açıklama zarureti hissetim.

Ama hala bazı okullarımızda ihtiyacı tamamen karşılamış değiliz. Yaklaşık 120 bin öğretmene daha ihtiyacımız var. Kadro eksiğini tamamen gidermemiz ise, bütçe imkanlarımızın gelişmesine, ülke ekonomimizin daha büyümesine bağlıdır. Bu alanda düne göre çok iyi noktadayız. Okuldan mezun olan veya atama bekleyenlerin hepsinin öğretmen olarak atanması başka bir şeydir. Ne devletin böyle bir taahhüdü olabilir, ne de dünyanın herhangi bir köşesinde üniversiteyi bitirenler doğrudan kadroya atanır böyle bir şey yok.

Bu yönde iktidarı suçlayıcı şekilde propagandalar yapılması da doğrusu hiç adil bir yaklaşım olmaz" dedi.

GENSORU DEĞERLENDİRMESİ

MHP tarafından TBMM'ne verilen gensoru konusunu sert bir dille eleştiren Başbakan Erdoğan,

"MHP tarafından Bülent Arınç ile 2, bakanlarımız Eroğlu, Eker, Dinçer ve Yılmaz ile ilgili de 4 olmak üzere tam 6 tane gensoru önergesini birden verdiler.

Gensoru çok ciddi bir denetim mekanizması, hükümetin düşmesine, genel seçimlere gidilmesine yol açacak kadar önemli bir denetim mekanizmasıdır. Muhalefet tarafından akıl almaz şekilde bu mekanizma sulandırılmış durumda. Ben şimdi buradan milletime sesleniyorum.

Bakınız geçtiğimiz 10 yıl içinde muhalefet partileri tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde öncekilerle birlikte bu son, tam 41 gensoru önergesi verildi. Bunlardan 3'ü daha sonra geri çekildi. Bir tanesi gensoru verilen bakanın görev alanı değiştiği için düştü. 6 tanesi henüz görüşülmedi. Kalan 31 tanesi, Meclis'te görüşüldü ve reddedildi. Bunlardan 20 tanesi CHP tarafından, 5 tanesi MHP tarafından verilmişti.

MHP'nin CHP ile arasındaki farkı kapatmak için atağa geçtiği anlaşılıyor. Onun için şimdiden 6 tane birden. Arayı kapatacak. Derdi o. Zannediyor ki bunu yaparsam oylarımda artış olacak. Bizimle millete hizmet konusunda yarışamayanlar, şimdi kendi aralarında gensoru yarışına girdiler. Güçlü bir demokrasinin güçlü bir muhalefete ihtiyacı vardır. Ama bizim talihsizliğimiz, Türkiye'de güçlü bir muhalefet yok.

Bunun yanında da tabii talihimiz; sevsin böyle muhalefeti diyoruz yola devam ediyoruz. Her seferinde gensoru ellerinde patlıyor ama yine de bunlar akıllanmıyor. En son Dışişleri Bakanımız hakkında verilen gensoru da Cumhuriyet Halk Partisi yine per perişan oldu. Ava giderken avlandı. Mahcup duruma düştü buna rağmen pes etmiyor. " ifadelerine yer verdi.

Başbakan Erdoğan, konuşmasına hakkında gensoru verilen milletvekillerine şöyle seslenerek son verdi:

"Arkadaşlarımızın grupla sürekli temas halinde olması ve bu süreç içerisinde de yurtdışı seyahatlerde de kesinlikle böyle bir seyahate çıkmamaları, grubun müsaadesi olmadan önümüzdeki haftadan itibaren iki hafta bu konuda yurtdışı seyahatleri kaldırıyoruz ve grupla irtibat halinde oluyoruz ki bu Parlamento'da yapılacak olan görüşmelerde de bunlar gerekli olan nasihati alsınlar yollarına da yine o şekilde devam etsinler."

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel 'Parası Neyse Ödeyelim' - Son Dakika


Advertisement