
Türk Radyoloji Derneği (TRD) Başkanı Prof.Dr. Orhan Akhan, üniversite hastanelerinde uygulamaya geçirilen performans sisteminin halk sağlığı, hem de tıp eğitimi açısından zedeleyici olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı'nın tıp eğitiminden çıkması gerektiğini ve yerinin olmadığını söyledi.
TRD 32'nci Ulusal Kongresi (TÜRKRAD 2011), 28 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında Antalya WOW Otelleri'nde yapılıyor. Bu yılki kongrede, 'Acil Radyoloji' ve 'Radyolojide Tanı Koydurucu Tipik Bulgular ve İşaretler', anabaşlık olarak belirlendi. 'TÜRKRAD 2011'e, alanlarında bilimsel çalışmaları ile öne çıkan ve Avrupa Radyoloji Derneği'nden Prof.Dr. Lorenzo Bonomo, Prof.Dr. Adras Palko, Prof.Dr. Yves Menu, Prof.Dr. Malgorzata Szczerbo Trojanowska gibi isimler katılıyor.
KOMŞULARLA BULUŞMA
TRD Başkanı ve Hacettepe üniversitesi Radyoloji ABD Öğretim Üyesi Prof.Dr. Orhan Akhan, Kongre Bilimsel Kurul Başkanı Prof.Dr. Cem Çallı, Prof.Dr. Tamer Kaya, Doç.Dr. Şükrü Mehmet Ertürk ile birlikte yaptığı açıklamada, MR uygulamaları ve performans sistemini eleştirdi. TRD Başkanı Prof.Dr. Akhan, bu yıl TRD'nin 'Komşuları ile buluşuyor' uygulaması başlattığını ve Büyük İskender'in ayak bastığı tüm coğrafyanın, Türk televizyon dizilerinin izlendiği her yerin Türkiye'nin komşuları olduğunu söyledi.
BAKANLIK BÜNYESİNDE KOMİTE KURULDU
Günde 400'ü bulan bilgisayarlı tomografilerle karşılaştıklarını anlatan Prof.Dr. Akhan, yapılan tetkiklerin o hastalara hiçbir faydası olmadığını anlattı. Sağlık Bakanlığı ile yaptıkları görüşme sonucu bu sorunun düzeltilmesi için TRD'nin de içinde bulunduğu bir komitenin kurulduğunu belirten Prof.Dr. Orhan Akhan, şöyle dedi:
"Bir çalışma grubu birkaç aydır çalışıyor. Umuyorum ki koltuğumuzun altında bir çözüm dosyası olacak ve umuyorum ki Sağlık Bakanlığı bu sözünden vazgeçmeyecek ve bu uygulamanın uluslararası standartlarda olmasını kabul edecek ve kendi bünyesinde gerekli emir ve yönlendirmeleri yapacak. 'Kim gelirse bakacaksınız' diye baskı var ve 20 dakika sınırı kalktı. Artık hastanelere gidip de radyolojiden geçmeyen hasta yok. Dolayısıyla hekimlerimiz 8 saatte 130 hasta bakıyor ve hastayı başından nasıl savacağını hesaplıyor. Zaten kötü tetkikle süreç gidiyor. Sistem içerisinde sanki herkes mutluymuş gibi bir hava hissettirilmeye çalışılıyor. Vatandaşın hastanelere ulaşım hızı artmıştır ama hem hizmetin kalitesi düştü hem çok tetkik yaparak gereksiz yere para harcıyoruz. Birçoğu gereksiz ve uluslararası standartlara uygun değil. Bu sürecin öncelikle halk sağlığı için değişmesi gerekiyor."
EĞİTİME DE ZARAR VEREN BİR SİSTEM
Performans sisteminin tıp eğitimini de önemli ölçüde zedeleyen bir sisteme dönüştüğünü öne süren Prof.Dr. Akhan, sistemin bu yılın başından itibaren üniversite hastanelerinde de yaygınlaştığını anlatırken, "Parça başı iş yapmak, hekimleri uzun saatler çalıştırıyor. Uluslararası standartlara göre bir hastaya en az 20 dakika ayrılmalı ama performans sisteminden daha fazla yararlanmak veya daha fazla kuyruklar oluşmasın diye klinisyenler günde 130 hasta bakmak zorunda kalıyor. Her birine tetkik yapılıyor ve bunlar da bize geliyor. Sonuçta bir kısırdöngü içerisinde herkes yuvarlanmaya başlıyor" diye konuştu.
"ÇIĞLIĞIMIZI DUYMANIZI İSTİYORUZ"
Türkiye'de 80 kadar radyolog yetiştiren kuruluş olduğunu aktaran Prof.Dr. Akhan, şöyle dedi:
"Artık eğitimle ilgili kimse bir şey yapmak istemez hale geldi. Çünkü eğitim fuzuli, lüks gibi görülmeye başlanıldı. Çünkü sistem kirli olunca kimse temiz kalamıyor. Hasta bizim mesleğimiz açısından kutsaldır. Verilen hizmetin belirli kalitede olması lazım. Ama hekime 'performansla çalışacak ve esas ekmeğinizi bundan kazanacaksınız' denildiğinde hastaya verilen hizmetin kalitesi düşüyor ve eğitim gündemde yer bulamaz oluyor. Süreç böyle devam ederse 5-10 yıl sonra oraya çıkacak radyologlar açısından halkımız ciddi sıkıntılar çekecektir. Çığlığımızı duymanızı istiyoruz."
"BAKANLIĞIN TIP EĞİTİMİNDE YERİ YOK"
Üniversite hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na bağlı olmasını da eleştiren Prof.Dr. Akhan, bakanlığın tıp eğitiminden çıkması gerektiğini ve tıp eğitiminde yeri olmadığını söyledi. Prof. Dr. Akhan, şöyle devam etti;
"Mühendislik fakültelerini Sanayi Bakanlığı'na mı bağlıyoruz ya da ziraat fakültelerini Tarım Bakanlığı mı yönetiyor? Eğer biz uluslararası ölçekte doğru bir iş yapmak istiyorsak üniversitelerin özerkliğini sağlamamız lazım. Sağlık Bakanlığı kendi işini, üniversiteler kendi işini yapmalıdır. Sağlık Bakanlığı üniversitelerin işine soyunursa, ki soyunuyor, bunun acısını bu toplum öder" diye konuştu. - Antalya
Son Dakika › Güncel › Profesör Akhan: Sağlık Bakanlığı Tıp Eğitiminden Çıksın - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.