Tarihi Trajediyi Bir Daha Yaşamak İstemiyorlar - Son Dakika
Son Dakika Logo

Tarihi Trajediyi Bir Daha Yaşamak İstemiyorlar

Tarihi Trajediyi Bir Daha Yaşamak İstemiyorlar
05.03.2014 13:09

85 yıl önce başlayan Kırım Tatar sürgünlerine 7 yaşındayken tanıklık eden Tarhan: "Binlerce insan Sibirya'ya sürgün edildi.

ORHAN KARSLI - Kırım Tatar sürgünlerine 7 yaşındayken tanıklık eden Hüseyin Tarhan (92), "Binlerce insan Sibirya'ya sürgün edildi. Babam da sürgün edilenler arasındaydı. 1939 yılında tekrar büyük bir sürgün yaşandı. 1944 yılında ise büyük bir sürgün daha yaşandı. Sürgünün ardından çoğu hastalıktan ve zorlu hava şartlarından hayatını kaybetmiş. Ölenlerin sayısı o kadar fazlaymış ki cenazeleri bulundukları yerden kaldıracak kişi bulamamışlar" dedi.

Kırım sürgününün, yaşayan son şahitlerinden Tarhan, yaşadıklarını AA muhabirine anlatarak, 1922 yılında Kırım'ın Haydargazi kentinde doğduğunu belirtti.

Tarhan, 1929'da sürgünlerin başladığını ifade ederek, "Binlerce insan Sibirya'ya sürgün edildi. Babam da sürgün edilenler arasındaydı. Bizi evimizden çıkardılar. Kırımlı'ların ne kadar malı mülkü varsa hepsine el koydular. Kışın yemek için sakladığımız buğday, patates ve diğer erzaklarımız vardı. Bunların yerlerini zor kullanarak söyletip, elimizden aldılar" diye konuştu.

O yıllarda kıtlık yaşandığını dile getiren Tarhan, şunları kaydetti:

"Dayım, aç kalmamamız için bizi köye götürdü. 1939 yılında tekrar büyük bir sürgün yaşandı. Kırımlı ne kadar bilim adamı, şair, yazar ve sanatçı varsa hepsini sürgün ettiler. Bizimle birlikte Alman köylerinde yaşayan tüm Almanları da sürgün ettiler. O yıllarda insanları sürekli göç etmeleri için zorluyorlardı. 1944 yılında ise büyük bir sürgün daha yaşandı. Bende ailemi geride bırakıp, 1944 yılının Haziran ayında Almanya'ya gitmek zorunda kaldım. Burada  bir süre mülteci olarak yaşadıktan sonra İtalya üzerinden Türkiye'ye geldim. Eskişehir'de hemşehrilerimizin çok olduğunu duyduğum için Eskişehir'e gitmek istedim ama kontenjan dolu olduğu için gidemedim. Yakın olduğu için Bilecik'in Bozüyük ilçesine yerleştim. Bir yıl karayollarında çalıştım. Daha sonra Eskişehir'e yerleştim ve burada yaşamaya başladım."

Annesi ve kardeşlerinin, 18 Mayıs 1944 yılında hayvan vagonlarına bindirerek Özbekistan'a sürgün ettirildiğini öğrendiğini bildiren Tarhan, "Trendekiler, yolculuk sırasında dağıtılan yemekten ishal olmuş. Birçok insan ishalden hayatını kaybetmiş. Ölenleri, yolculuk sırasında vagondan atmışlar. 'Aynı yerde çoğunluk olmasın' diye, her vagonu farklı yerde boşaltmışlar. Birçok aile birbirinden ayrılmış. Sürgünün ardından çoğu hastalıktan ve zorlu hava şartlarından hayatını kaybetmiş. Ölenlerin sayısı o kadar fazlaymış ki cenazeleri bulundukları yerden kaldıracak kişi bulamamışlar" ifadelerini kullandı.

Bugün Ukrayna'da yaşanan gelişmeleri endişeyle izlediğini anlatan Tarhan, şöyle devam etti:

"Rusya'nın yaptıklarını dünyanın hiçbir şey yapmadan seyretmemesi lazım. Dünya kamuoyu yapılanlara sessiz kalmaz, izin vermez diye düşünüyorum. İnşallah birgün Kırım'daki Ruslar'da memleketlerine dönerler. Başka ülkelerde yaşayan Kırımlı'larında Kırım'a dönebilmelerini isterim. Bütün Tatarların Kırım'da toplanmasını istiyorum. Ukraynalılarla eskiden beri çok iyi ilişkilerimiz var. Çok güzel komşuluğumuz vardı. Ukrayna'da umarım bir bölünme olmadan yine eskisi gibi huzurlu yaşarız."

-Türkiye'den yardımlar

Türkiye'nin Kırım halkının  hep yanında olduğunu ifade eden Tarhan, "Kırım'daki dayım ve oğlu ev almak istiyordu. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı'ndan (TİKA) verilen kredi sayesinde orada ev sahibi oldular. Türkiye'den Kırım'a çok büyük destek geliyor. İller arasında, okullar arasında yapılan antlaşmalar, Kırım için çok önemli. Bende uzun süre Kurban bayramlarında gidip kurbanımı Kırım'da kestim. Artık gidemediğim için son birkaç yıldır kurbanımı oraya gönderiyorum" dedi.

-Kırım Tatarları'nın sürgünü

Stalin döneminde 18 Mayıs 1944 gecesi başlayan sürgün furyası, 3 gün içinde yaklaşık 200 bin Kırım Tatarı'nın zorla yurtlarından koparılmasıyla sonuçlandı. Orta Asya'nın ücra köşelerine götürülmek üzere ölüm katarlarına bindirilen Kırım Tatarları'nın yüzde 42'si, zor koşullara dayanamayarak ya da yapılan baskılar sonucu yaşamını yitirdi. Vatanlarına dönmek için çok yoğun bir mücadele veren Kırım Tatarları, hedeflerine ulaşmak için 1980'li yılları beklemek zorunda kaldı. Yıllar sonra terk ettiği topraklarına gelen insanları başka bir hazin tablo bekliyordu. Kırım Tatarları, yurtlarına döndükleri zaman evlerinin, iş yerlerinin ve topraklarının Ruslar ile Ukraynalılara dağıtıldığını gördü. - Eskişehir

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Tarihi Trajediyi Bir Daha Yaşamak İstemiyorlar - Son Dakika


Advertisement