Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal, politika faizindeki indirimlerin kredi ve mevduat faizlerine güçlü bir şekilde yansıdığını gördüklerini belirterek, "Enflasyonu düşürmeye odaklı para politikası duruşumuzu korurken, diğer makro politikaları da finansal istikrarı desteklemek için eş güdüm içerisinde uygulamaya devam ediyoruz." dedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Toplantısı'na katılan Uysal, burada yaptığı konuşmada, eşgüdüm içinde uygulanan basiretli makro politikaların etkisiyle 2019 yılında enflasyon, iktisadi faaliyet ve dış dengede önemli kazanımlar sağlandığını ve bu kazanımların ilerleyen süreçte de güçlenerek devam etmesinin fiyat istikrarı, finansal istikrar ve sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Ocak ayında Avrupa Birliği bölgesinde iktisadi faaliyetlerin bir miktar iyileşmesiyle dış talep ve ihracata da olumlu yansımaları olduğunu ifade eden Uysal, "Bununla birlikte, ABD ile Çin arasındaki anlaşmaya karşın belirsizliklerin hala yüksek seyretmesi, devam eden jeopolitik riskler ve son dönemde ortaya çıkan salgın hastalık küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. Küresel iktisadi faaliyetin zayıf seyri emtia fiyatları ve enflasyon üzerinde belirleyici oluyor. Enflasyon oranlarının, son çeyrekte bazı ülkelerde gıda fiyatları kaynaklı olarak bir miktar yükselmesine karşın 2020 yılında yatay bir görünüm sergilemeye devam etmesi bekleniyor. Bu görünüm, gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarını genişleyici yönde sürdüreceklerine dair beklentileri güçlendirirken, gelişmekte olan ülkelerde de destekleyici para politikalarına olanak sağlamaktadır." dedi.
Ekonomideki toparlanmanın yıl içinde giderek artan bir sektörel yayılım sergilediğini ve son dönemde güç kazandığını gördüklerini dile getiren Uysal, "Aralık ayı sanayi üretimi verisi ve son çeyreğe ilişkin anket göstergeleri, bu gelişmeyi teyit ediyor. Nitekim sektörel güven endeksleri ticaret, hizmet ve inşaat faaliyetlerindeki iyileşmenin sürdüğünü gösteriyor. İktisadi faaliyetteki toparlanmanın yanında, yatırım ve istihdam gelişmeleri de büyümenin kalıcılığı ve kapsayıcılığı açısından önem arz ediyor. Bu çerçevede, ilk olarak yatırım gelişmelerine baktığımızda, firmaların yatırım eğiliminin küçük ve orta ölçekli firmaları da kapsayacak şekilde iyileşmeye devam ettiğini görüyoruz. Bu gelişmede, finansal koşullardaki iyileşmenin katkısı olduğunu düşünüyoruz. Faiz indirimlerinin yanı sıra zorunlu karşılıklar gibi diğer önlemler de krediye erişimin kolaylaşmasını sağlıyor. Reel sektörün uzun vadeli finansmana erişiminin desteklenmesi, yatırımlara ve istihdama olumlu yansıyarak finansal istikrara katkı yapmaya devam edecektir." diye konuştu.
"2020 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 8,2 olarak koruduk"
Uysal, cari işlemler dengesinin son bir yıllık dönemde önemli bir iyileşme kaydettiğini ve 2002 yılından bu yana ilk defa yıllık olarak fazla vermeye başladığını hatırlattı.
Pozitif büyüme kaydedilen bir yılda cari fazla verildiğini ifade eden Uysal, söz konusu gelişmede reel kur kaynaklı rekabet gücünün dış denge üzerindeki olumlu etkisinin, pazar çeşitlendirme esnekliğiyle mal ve hizmet ihracatındaki artışın önemli rol oynadığını vurguladı.
Uysal, reel döviz kurunun mevcut seviyelerinin Türkiye'nin küresel ticaret pazarında sahip olduğu rekabet gücünü desteklediğine işaret ederek şöyle devam etti:
"Rekabet gücü kazanımları, dış şoklara karşı ihracat potansiyelimize önemli bir dayanıklılık ve esneklik kazandırarak, ekonominin daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme patikasına yönelmesinde önemli rol oynuyor. Nitekim son dönemlerde, küresel büyüme görünümündeki zayıflama dış talebi kısmen yavaşlatsa da rekabet gücündeki gelişmelerin olumlu etkisinin sürdüğünü görüyoruz. Tüketici enflasyonu, 2019 yılında önemli ölçüde geriledi. Sıkı para politikası ve uygulanan koordineli politikalar enflasyondaki düşüşün temel belirleyicisi oldu. Birikimli döviz kuru etkilerinin azalması, talep koşulları ve ılımlı seyreden ithalat fiyatlarının yanı sıra enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışındaki iyileşme de enflasyondaki düşüşü destekledi. Geldiğimiz noktada, enflasyon görünümü Ocak Enflasyon Raporunda açıkladığımız tahminlerle büyük ölçüde uyumludur. Enflasyonu düşürmeye odaklı, temkinli para politikası duruşu ve güçlü politika koordinasyonu altında, 2020 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 8,2 olarak koruduk. Enflasyonun 2021 yıl sonunda yüzde 5,4'e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz. Ana eğilime yönelik takip ettiğimiz çok sayıda gösterge, enflasyonda hedeflenen düşüş patikası ile uyumlu bir seyre işaret ediyor. Enflasyonun bir süre için mevcut seviyelerde yatay seyrettikten sonra yıl sonu tahminimize doğru kademeli olarak gerileyeceğini öngörüyoruz."
"Enflasyon beklentilerindeki gerileme orta ve uzun vadeli tahvil faizlerinin düşmesine yol açtı"
Geçen yıl para politikası duruşunu enflasyondaki düşüş sürecinin devamını sağlayacak şekilde belirlerken, finansal istikrara yönelik araçları da etkin bir şekilde kullandıklarını dile getiren Uysal, 2019 yılının ilk yarısında politika faiz oranını yüzde 24 düzeyinde sabit tutarken, enflasyon görünümündeki
iyileşmeye bağlı olarak temmuz ayından itibaren kademeli şekilde yüzde 10,75 seviyesine düşürdüklerini hatırlattı.
Para politikasındaki temkinli duruşun ve enflasyondaki istikrarlı düşüşün enflasyon beklentilerinin hızla gerilemesinde etkili olduğuna dikkati çeken Uysal, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ülke risk primiyle enflasyon beklentilerindeki gerileme orta ve uzun vadeli tahvil faizlerinin de düşmesine yol açtı. Enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi ve uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi açısından büyük önem taşıdığını bir kez daha vurgulamak istiyorum. Politika faizindeki indirimlerin kredi ve mevduat faizlerine güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. Enflasyonu düşürmeye odaklı para politikası duruşumuzu korurken, diğer makro politikaları da finansal istikrarı desteklemek için eşgüdüm içinde uygulamaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, ağustos ayında bankaların Merkez Bankası'nda tutmak zorunda oldukları karşılıklarda değişikliğe gittik. Bu değişiklik, başlangıçta kamu bankaları öncülüğünde olmak üzere, bankaların kredi koşullarını daha destekleyici hale getirmelerine yardımcı oldu. İkinci aşama olarak aralıkta açıkladığımız uygulama değişikliğiyle üretim ve yatırımla ilişkisi kuvvetli olan uzun vadeli ticari krediler ile uzun vadeli konut kredilerinin teşvik edilmesini amaçladık."
(Sürecek)
Son Dakika › Güncel › TCMB Başkanı Uysal: '2020 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 8,2 olarak koruduk' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.