Yeditepe'de Medeni Kanun'un 100. yılı için düzenlenen sempozyum başladı - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Son Dakika uygulamasını yükleyin. YÜKLE

Yeditepe'de Medeni Kanun'un 100. yılı için düzenlenen sempozyum başladı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle

Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla Yeditepe Üniversitesi'nde düzenlenen iki günlük sempozyum açılış töreniyle başladı. Açılışta Yargıtay Birinci Başkanvekili Adem Albayrak, Medeni Kanun'un insan hayatının doğumdan ölüme kadar birçok alanına dokunduğunu söyledi.

Yeditepe Üniversitesinde, Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla düzenlenen, iki gün sürecek "Medeni Kanunumuzun 100. Yılı Sempozyumu"nun açılış töreni yapıldı.

Yargıtay Birinci Başkanvekili Adem Albayrak, Yeditepe Üniversitesi Kayışdağı Yerleşkesi'ndeki sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, Türk Medeni Kanunu'nun yüzüncü yılını anmanın ötesinde, Türk toplumuna eşlik eden, toplumun bütün hayatına dokunan ve her gün mahkeme salonlarında yeniden anlam kazanan bir kanunu konuşmak üzere bir araya geldiklerini ifade etti.

Devletlerin anayasası olduğu gibi bireylerin anayasasının da "Medeni Kanun" olduğunu ifade eden Albayrak, "Medeni Kanun'u, diğer kanunlardan ayıran önemli özellikleri vardır. Bir defa Medeni Kanun insanın en mahrem alanlarına dokunur. Ailesine, çocuğuna, evliliğine, boşanmasına, malına, mülküne, kimliğine, ölümüne tamamıyla dokunan bir kanundan bahsediyoruz." dedi.

Albayrak, insanların doğumdan ölüme kadar yaşadığı süreçte reşit olma, evlenme, aile ilişkileri kurma, mal edinme ve malları üzerinde tasarrufta bulunma, miras hakkından feragat etme ve miras hakkının doğması gibi aşamaların bu kanun çerçevesinde düzenlendiğini anlattı.

Bu kapsamda, Medeni Kanunu'nun kuru bir hukuk metni olmadığına, insan hayatına dokunan önemli bir kanun olarak nazara alınması gerektiğine dikkati çeken Albayrak, "17 Şubat 1926 tarihinde merhum Mahmut Esat Bozkurt, Medeni Kanun'un kabulü sırasında Meclis'te bir kanun teklifini savunuyordu. Aslında bu savunma bir hukuk anlayışıydı. Toplum, gelecek tasavvuru ve daha önemlisi Türk kadınının layık olduğu yere konulmasını savunuyordu. İşte, biz bu bilinçle bu kanunu uygulamalı ve bu kanunu değerlendirmeliyiz." diye konuştu.

Yargıtay Birinci Başkanvekili Albayrak, Türk Medeni Kanunu'nun Türk özel hukukunun düşünme ve karar verme yöntemini belirleyen temel bir hukuk metni olduğunun altını çizdi.

Bunun yanında ayrılmaz bir parçası olan Türk Borçlar Kanunu'yla özel hukukun temelini, Ticaret Kanunu ile ekonomik ilişkileri tamamladığını aktaran Albayrak, "Ceza hukukçusu medeni hukukunu bilmeden hiçbir şekilde ceza hukukunu anlayamaz. İyi bir ceza hukukçusu olmak istiyorsanız iyi bir medeni hukukçu olmak zorundasınız. Bu benim inandığım bir noktadır." ifadelerini kullandı.

Albayrak, "Medeni Kanunumuzun 100. Yılı Sempozyumu"ndaki toplantılarda önemli konuların ele alınacağını, konunun uzmanlarının her bir konuyu detaylarıyla değerlendireceğini ve tartışacağını dile getirerek, asıl hedefin ise adaletli, öngörülebilir, makul sürede sonuçlanan ve özel hukuk güvenliğini merkez alan bir medeni hukuk yargılamasına kavuşmak olması gerektiğini bildirdi.

"Cumhuriyet'in çağdaşlaşma yolunda attığı en önemli adımlardan"

Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman ise 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu'nun, Cumhuriyet'in çağdaşlaşma yolunda attığı en önemli adımlardan biri olduğunu söyledi.

Bu büyük reformun yalnızca hukuk sisteminin yeniden düzenlenmesi anlamına gelmediğini, aynı zamanda toplumun geleceğine ilişkin köklü bir tercihi ortaya koyduğunu belirten Durman, "Bu tercih, hukukun üstünlüğüne, laikliğe, bireyin hak ve özgürlüklerine ve kadın-erkek eşitliğine dayanan çağdaş bir toplumsal düzenin kurulması yönündeydi. Medeni Kanun'la aile ilişkilerinden miras hukukuna, bireyin hukuki statüsünden kadınların toplumsal korunmasına kadar pek çok alanda büyük bir değişiklik gerçekleştirildi." değerlendirmesini yaptı.

Prof. Dr. Durman, kendileri için hukuk eğitiminin yalnızca mevzuatı bilen ve uygulayan hukukçular yetiştirmek olmadığını kaydetti. Bunun aynı zamanda adalet duygusu gelişmiş, insan haklarına saygılı, eleştirel düşünebilen ve toplumsal sorumluluk taşıyan bireyler yetiştirmek anlamına da geldiğini anlatan Durman, "Biliyoruz ki güçlü bir hukuk düzeni yalnızca iyi hazırlanmış kanunlara değil, o kanunları adalet anlayışıyla yorumlayan ve uygulayan nitelikli hukukçulara da ihtiyaç duyar. Bugün Medeni Kanunumuzun 100 yıllık geçmişini değerlendirirken yalnızca tarihsel kazanımlarımızı hatırlamakla yetinemeyiz. Bu kazanımların günümüz toplumundaki karşılığını ve gelecekte nasıl geliştirilebileceğini de tartışmak zorundayız." diye konuştu.

Açılış konuşmaları ve hediye takdimi yapılan program kapsamında "Türk Kanunu Medenisi ve Cumhuriyet Sergisi"nin açılışı da düzenlendi.

İki gün sürecek sempozyumda, "Kişiler Hukuku", "Aile Hukuku", "Miras Hukuku", "Eşya Hukuku" ve "Borçlar Hukuku" başta olmak üzere Türk medeni hukukunun farklı alanlarına ilişkin sunumlar yapılacak.

Programa, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Acar, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Antalya ve Yeditepe Üniversitesi Kurucusu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, bazı öğretim üyeleri ile öğrenciler katıldı.

Kaynak: AA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.