(ANKARA) - Özel Özel Eğitim Konfederasyonu üyeleri taleplerini özel eğitime desteğin artırılması talebiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde eylem yaptı. Eylemde konuşan Özel Özel Eğitim Konfederasyonu Genel Başkanı Yunus Kılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Artık bu yükü taşıyamıyoruz. Bu yükün altında kaldık. Sesimizi duyun. Bizim burada hak kayıplarımız var ve bunun artık kalıcı olarak çözümü için irade ortaya konulmasını bekliyoruz. Son 5 yılda pandemi, deprem, ağır ekonomik krizlerle özel eğitim kurumlarımız ayakta durmaya çalıştı. Ama artık bitti, deniz tükendi. Bizim vücudumuzun kaldıracağı yükten fazlasını istemeyin" ifadelerini kullandı.
Özel Özel Eğitim Konfederasyonu, rehabilitasyon merkezlerinin ve bu merkezlerden hizmet alan engelli birey ile ailelerini etkileyen sorunları gündeme getirmek için Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde eylem yaptı. CHP'nin Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu'nun da destek verdiği eylemde konuşan Özel Özel Eğitim Konfederasyonu Genel Başkanı Yunus Kılıç, özel eğitimin tasarruf tedbirleri kapsamından çıkarılması gerektiğini söyledi.
Kılıç, şunları kaydetti:
"Artık bu yükü taşıyamıyoruz. Bu yükün altında kaldık. Sesimizi duyun. Bu sektör kan kaybediyor. Emekçi kardeşlerimiz güne güvenle başlayamıyor. Türkiye'de özel eğitimin bugünlere gelmesinde bu işin mihmandarlığını yapan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dı. Özel gereksinimli bireylerin eğitim hakkının gelişmesi, ailelerin yükünün azaltılması noktasında irade koydu. 2005 yılında 'her bir çocuğun eğitim hakkı ücretsiz olmalı ve eğitime erişilebilirlik anayasal hak olmalı' demişti. Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz. Bizim burada hak kayıplarımız var ve bunun artık kalıcı olarak çözümü için irade ortaya koıulmasını bekliyoruz. Son 5 yılda pandemi, deprem, ağır ekonomik krizlerle özel eğitim kurumlarımız ayakta durmaya çalıştı. Fedakarlık istendi. Yaptık. Öğretmenlerimizden asgari ücrete çalışmaları istendi. Çalıştılar. Bizler para pul kazanmadan çocuklarımıza hizmet götürürken, niteliği düşürmeden bu hizmeti götürmemizi istediler. Ama artık bitti, deniz tükendi. Bizim vücudumuzun kaldıracağı yükten fazlasını istemeyin. Eğitim emekçilerinin hakkını istiyoruz. Bizler öğretmenlerimize kamuda eşit işe eşit ücret ödemek istiyoruz. Buradan son çağrımız şu; özel eğitim 2006 yılında bir öğrenci için bir asgari ücret ödenirken bugün asgari ücretin dörtte birine geriledi. Kusura bakmayın. Bize bir asgari ücreti ödemek zorundasınız."
"Kendi çocuklarınıza hizmet verirken böyle mi veriyorsunuz?"
Eyleme destek veren CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, soğuk havaya rağmen öğretmenlerin, ailelerin ve engelli bireylerin Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde topladığını belirterek, şunları ifade etti:
"2006 yılında bir engelli çocuğumuzun başına neredeyse bir asgari ücret olan destek bugün itibariyle yüzde 28'e yani 4'te 1'e düşmüş durumda. Gece yarısı kanunun içine yerleştirmiş olduğunuz bir istisna maddesiyle servisleri bu kurumların üzerine yıktınız. İcat ettiğiniz yazılım işlerini tek bir yere vererek daha pahalı hizmet almalarına siz neden oldunuz? Çocuklarına verilen maliyetleri sürekli düşürerek krize soktunuz. Özel eğitim anayasal bir haktır. Özel eğitim tasarruf kalemi olamaz. Ben buradan sesleniyorum. Kendi maaşlarınıza zam alırken böyle mi zam alıyorsunuz? Kendi ödeneklerinizi alırken böyle mi zam alıyorsunuz?"
İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise Türkiye'de 600 binin üzerinde özel eğitime muhtaç kişinin yaşadığını ve 60 binin üzerinde kişinin bu sektörde çalıştığını belirterek, "Sen bunları son 3 yıldır yokluğa açlığa mahkum ettin. Şimdi bu yıl da diyorsun ki size yüzde 11 zam vereceğim. Bu kabul edilemez. Özel eğitim lütuf değil, haktır. Tasarruf edilemez. İlla tasarruf edeceksen makam arabandan et. Kendi maaşlarından et. Biz muhalefet partisi milletvekilleriyle TBMM'de sesiniz olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
"Ücret iyileştirilmesi talep edildi"
Özel eğitim kurumları adına okunan ortak açıklamada ise talepler şöyle sıralandı:
"- Devlet tarafından ödenen bireysel ve grup eğitim ücretleri, artan maliyetler ve enflasyon karşısında yetersiz kalmaktadır. Kaliteli hizmetin devamı için bu ücretlerin, net asgari ücretin yüzde 50'sine endekslenmesini talep ediyoruz. Her yıl otomatik olarak uygulanacak, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir sisteme bağlanması, kurumların hizmet sürekliliği ve istihdamın korunması açısından hayati önem taşımaktadır.
Özellikle erken çocukluk döneminde ve kritik gelişim evrelerinde, haftalık eğitim saatlerinin artırılarak ayda 20 saat bireysel ve 10 saat grup eğitimi olarak güncellenmesini ve yoğunlaştırılmış eğitim imkanının sağlanmasını talep ediyoruz.
Eğitim sürelerinin arttırılması beklentimiz gerçekleşinceye kadar destek eğitim raporlarının, tüm bireyler için standart olarak 8 saat bireysel ve 4 saat grup eğitimi şeklinde düzenlenmeli; grup eğitimine gereksinimi olmayan bireyler ise hak kaybı yaşamadan toplam 10 saat bireysel eğitim alabilmelidir. Keyfiyeti ortadan kaldıracak bu tek tip rapor uygulamasının hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
Engelli bireylerin merkezlere erişiminin bir kamu hizmeti olarak görülmesi ve servis ücretlerinin devlet tarafından karşılanmasını talep ediyoruz.
Aynı mesleki sorumluluğu taşıyan kamu personeline tanınan hakların, eşit işe eşit hak ilkesi gereği özel eğitimde çalışan öğretmen ve uzmanlara da tanınmasını talep ediyoruz. Bu kapsamda, yeşil pasaport başta olmak üzere özlük haklarının iyileştirilmesi, hem emeğin karşılığının verilmesi hem alanın sürdürülebilirliği açısından zorunludur.
Rehabilitasyon merkezlerine yapılacak ödemelerin net asgari ücret oranına bağlanması halinde, Bakanlık tarafından sağlanacak bu ödenek sayesinde bizler de özel eğitim alanında görev yapan öğretmen ve uzmanlarımıza, kamuda görev yapan meslektaşlarıyla aynı düzeyde ücret ödeyebileceğiz. Böylece yalnızca kurumların değil, öğretmen emeğinin de korunacağı; özel sektör ile kamu arasında aynı işi yapan eğitimciler açısından maaş adaletsizliğinin ortadan kaldırılacağı adil ve sürdürülebilir bir sistem kurulmuş olacaktır.
Engelli aylığı ve evde bakım ödemeleri gibi hayati sosyal desteklerde, ailelerin gelir testine tabi tutulması, birçok ihtiyaç sahibi aileyi bu haklardan mahrum bırakmaktadır. Engellilik halinin bir gelir meselesi olmadığı gerçeğinden hareketle, bu kriterlerin gözden geçirilmesini ve erişimin kolaylaştırılmasını talep ediyoruz.
Halk Eğitim Merkezleri'ndeki engelli kursları, gündüz bakımevleri ve ailelere nefes aldıran mola evlerinin sayısının artırılması, fiziksel ve sosyal erişilebilirliklerinin sağlanmasını talep ediyoruz."
Son Dakika › Güncel › Özel Özel Eğitim Konfederasyonu Genel Başkanı Kılıç Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Seslendi: 'Artık Bu Yükü Taşıyamıyoruz. Bu Yükün Altında Kaldık' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.