Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, sıfır atık uygulamalarının iklim değişikliğiyle mücadeledeki etkisini ortaya koyan veri temelli analiz ve raporlarla Türkiye'nin müzakere sürecine bilimsel katkı sunmayı hedeflediklerini belirterek, "Amacımız, sıfır atık yaklaşımının iklim değişikliğiyle mücadelede somut ve uygulanabilir bir çözüm sunduğunu uluslararası kamuoyuna güçlü biçimde aktarmak." dedi.
Türkiye, son dönemde uluslararası çevre, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik diplomasisi alanlarında yoğun bir faaliyet yürütürken, atık yönetimi ve kaynak verimliliğine ilişkin önemli müzakere ve karar alma süreçlerinde de aktif rol üstleniyor. Bu süreçlerde politika üretimini destekleyen kurumsal yapılar öne çıkarken, Sıfır Atık Vakfı da ulusal önceliklerle uyumlu şekilde atık azaltımı, geri kazanım ve farkındalık temelli çalışmalarla sürdürülebilir çevre politikalarının geliştirilmesine katkı sağlıyor.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş AA muhabirine, 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin değerlendirmede bulunarak, gelecek hedeflerini anlattı.
Sıfır atık yaklaşımının, geçen yıl yalnızca çevresel bir tercih olmadığına işaret eden Ağırbaş, kalkınma, kaynak yönetimi ve toplumsal sorumluluk alanlarında bütüncül politika aracı olarak daha güçlü konumlandığı bir yıl olduğunu söyledi.
Ağırbaş, "Sıfır Atık Hareketi"nin kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyonun bu sürece yön verdiğini belirterek, "2025, farkındalıktan uygulamaya, yerelden küresele uzanan çok katmanlı çalışmaların somut çıktılarla desteklendiği verimli bir dönem oldu. Üniversiteler, yerel yönetimler, kamu kurumları ve sivil toplum arasında kurulan iş birlikleri sayesinde sıfır atık, ölçülebilir ve yaygınlaştırılabilir uygulamalara dönüştü." diye konuştu.
İklim değişikliğiyle mücadele, doğal kaynakların korunması, israfın önlenmesi ve sürdürülebilir yaşam kültürünün inşasının çalışmalarının merkezinde yer aldığına dikkati çeken Ağırbaş, hazırlanan yayınlar, raporlar ve eğitim programlarının sıfır atığın entelektüel ve etik boyutunu da güçlendirdiğini ifade etti.
Ağırbaş, geçen yılın vakıf açısından da yoğun geçtiğine değinerek, yıl boyunca kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum paydaşlarıyla yürütülen işbirlikleriyle sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırıldığını aktardı. Ağırbaş, "Ulusal düzeyde hayata geçirilen projelerin yanı sıra uluslararası programlarla Sıfır Atık Hareketi'nin küresel görünürlüğünü artırdık. Bu çalışmalar, 2026 hedeflerimiz için güçlü bir zemin oluşturdu." dedi.
2026'da eğitim, politika ve çevresel diplomasi öne çıkacak
Sürdürülebilirlik eğitimi ve gençlik katılımının 2026'nın temel başlıklardan biri olacağını belirten Ağırbaş, Uluslararası Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik Yarışması ile gençlerin yenilikçi fikirlerini desteklemeyi ve sürdürülebilirlik kültürünü yaygınlaştırmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Ağırbaş, yerelden küresele sürdürülebilirlik çalıştaylarıyla yerel uygulamalardan elde edilen deneyimlerin ulusal politika önerilerine dönüştürüleceğini kaydetti.
Gıda ve su israfıyla mücadeleye yönelik araştırmaların da devam edeceğini bildiren Ağırbaş, "Atık azaltma, geri kazanım ve ileri dönüşüm modellerinin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarla hem kamu hem de özel sektör karar süreçlerine katkı sunmayı amaçlıyoruz." ifadesini kullandı.
COP31 çalışmaları
Ağırbaş, çevresel diplomasi ve uluslararası etki projelerinin de 2026 ajandasında önemli yer tuttuğuna işaret ederek, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) süreçleri ve uluslararası platformlarda sıfır atık vizyonunun daha görünür kılınacağını söyledi.
Türkiye'nin ev sahipliği ve dönem başkanlığını üstleneceği COP31 sürecini stratejik bir fırsat olarak değerlendirdiklerini belirten Ağırbaş, hazırlıkların bilimsel temelli ve çok paydaşlı bir yaklaşımla yürütüldüğünü aktardı.
Ağırbaş, "Sıfır atık uygulamalarının iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolünü ortaya koyan veri temelli analizler ve raporlar hazırlıyoruz. Bu çalışmaların, Türkiye'nin müzakere pozisyonuna teknik ve bilimsel katkı sağlamasını hedefliyoruz." diye konuştu.
Ülkedeki iyi uygulamaların analiz edilerek politika notlarına dönüştürüldüğünü bildiren Ağırbaş, bilim dünyasıyla karar alıcılar arasında köprü kuran platformlar oluşturmaya da önem verdiklerini kaydetti.
Ağırbaş, ulusal ve uluslararası işbirliklerinin 2026 yol haritasının temel yapı taşlarından biri olduğunun altını çizerek, COP31 öncesinde kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve araştırma merkezleriyle ortak çalışmaların artırılacağını söyledi.
Uluslararası alanda ise BM kuruluşları ve küresel sivil toplum ağlarıyla işbirliklerinin güçlendirileceğini ifade eden Ağırbaş, "Amacımız, sıfır atık yaklaşımının iklim değişikliğiyle mücadelede somut ve uygulanabilir bir çözüm sunduğunu uluslararası kamuoyuna güçlü biçimde aktarmak." dedi.
Ağırbaş, bu yıl izleme, modelleme ve uyum stratejilerinin veri temelli yaklaşımla ele alınacağını belirterek, şunları kaydetti:
"Atık azaltımı, geri kazanım oranları ve karbon ayak izi gibi göstergeleri izleyen metodolojiler geliştiriyoruz. Döngüsel ekonomi temelli senaryoların iklim riskleri üzerindeki etkisini analiz eden modelleme çalışmalarını da sürdüreceğiz. Yerel yönetimlerle iklim dirençliliğini artıran uygulama modelleri geliştirmeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz, Sıfır Atık Vakfı'nı iklim değişikliğine karşı veri temelli, uygulanabilir ve kapsayıcı çözümler üreten bir referans kurum olarak konumlandırmak."
Son Dakika › Güncel › Sıfır Atık ile İklim Mücadelesi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?