YILDIZ NEVİN GÜNDOĞMUŞ - Eskişehir Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Hüseyin Seyhan Fidan, 7 yıl önce hobi olarak başladığı Hüsn-i Hat sanatını, kurduğu dernekle, öğrencilerine öğretiyor.
Fidan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hüsn-i Hat sanatına, ilgi duyduğunu belirterek, 7 yıl önce Eskişehir'e gelen Hattat Mahmut Şahin'in verdiği bir kursla başladığını anlattı.
Kursun bitmesinin ardından çeşitli yerlerde bu sanatı devam ettiren Fidan, icazet almasının ardından, öğrenci talebinin de çok olması dolayısıyla, Hattat Mahmut Şahin ile Aralık 2012'de "Vel Kalem Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği"ni kurduklarını söyledi.
Derneğin adının Kur'an-ı Kerim'deki Kalem suresinden geldiğini ifade eden Fidan, "Surede 'Vel Kalem' sözüyle 'kaleme yemin olsun ki' deniyor. Bizde Kur'an-ı Kerim'den alınmış bir isim olması ve yaptığımız işle de ilgili olması dolayısıyla bu ismi seçtik. Bizim derneğin amacı bu güzel sanatımızı tanıtmak, yeniden dirilişini sağlamak her eve bir hat levhasının girmesini sağlamak" dedi.
Hat sanatının bir kamış ve mürekkeple yazıldığını anlatan Fidan, şöyle konuştu:
"Hat sanatını maddi aletlerle yapılan ruhi bir hendesedir diye tarif ederler. Kullanılanlar bazı maddi şeyler olabilir ama insanın gönlünü okşayan, ruhuna sukunet veren eserler ortaya çıkar. Osmanlı'da resim ve heykel, inançları gereği çok gelişemediği için bütün sanatsal heyecan ve birikim hat sanatına yoğunlaştırılmış. Burada da 'altın oran' kullanılıyor. Altın orana evrenin matematiği de denir. İnsanın eli yüzü, ay çiçeğinin şekli, balıkların sırtı... Evrende altın orana uygun olmayan varlık yoktur. Sanki bir yaradılış mührü gibi birşeydir. Sanki bu yaradılış mührünün kağıda aktarılmış şekli hattır. Adı gibi güzel bir sanattır."
Hat sanatının Kur'an-ı Kerim'i yazmak için icat edilmiş bir yazı şekli olduğunu vurgulayan Fidan, özellikle Ramazan ayında el yazısı bir Kur'an-ı Kerim'i okumanın farklı bir zevk olduğunu da ifade etti.
-"Bu da geçer yahu"
Ülkemizin Osmanlı'dan günümüze hat sanatında öncü olduğuna dikkati çeken Fidan, "Bizim çok güzel hat eserlerimiz var. Mesela, İstanbul işgal edilmiş, Kurtuluş Savaşı verilmiş ve büyük üstat, boğazda düşman gemilerinin gidişini seyrederken 'Gel keyfim gel' yazmış. Antistres yazılar da vardır, 'Bu da geçer yahu' gibi... Kişiler bunu yazıp, evine, iş yerlerine assalar. Mesela 'Hiç' yazarlar, olayların büyütülmemesi gerektiğini, hepimizin bir nefisten oluştuğunu, bir zaman sonra hepimizin bu canı teslim edeceği gerçeğini bilerek, 'Allah'tan başka gerçek yoktur' diye. Derin bir kültür bu hat. Binlerce yıllık milli kültürümüzün ilmikten, süzülerek geçmiş şeklidir. Çok güzel, insanın içine, ruhuna işleyen sözlerdir" ifadelerini kullandı.
Bir kişinin, işinde başarılı olmak için mutlaka yan bir uğraş, hobi yapması gerektiğini bildiren Fidan, "Gerçekten kendi işinde çok başarılı olan insanların golf, fotoğrafçılık, dağcılık ve resim gibi uğraşları vardır. Bende bunun bu şekilde olması gerektiğini, asıl işini geliştirmek isteyen kişilerin mutlaka yan bir uğraş, özellikle bir sanatla uğraşması gerektiğini düşünürüm" diye konuştu.
Bilimsel temeli
Aynı zamanda Nöroloji Uzmanı olan Fidan, hat sanatının, bilimsel bir temeli olduğunu açıklayarak, şunları kaydetti:
"Biz yöneticiler, sol beynimizi çok kullanırız. Hesap, kitap gibi. Sol beyin hep hesapçıdır. Sağ beynimiz daha verici, sanatsal ve uzaysal konumu değerlendiren bir yapıya sahiptir. Aslında işimizde karşılaştığımız çatışmaları, problemleri sağ beynimizi geliştirerek daha kolay yenebiliriz. Bu tür sanatlarla beynimizin sadece yarısını değil tümünü kullanmayı öğreniriz. Bu sanatsal faaliyetler, hobiler, asıl işimizde başarılı olmamızı sağlar. Psikolojik olarak da hobiyle uğraşan kişi, oraya konsantre olduğu için streslerini, sıkıntılarını atmış olur. Benimde çok sıkıntılı zamanlarımda bir yazı yazarak ya da bir Hüsn-i Hat eserini inceleyerek, çok rahatladığım zamanlar olmuştur."
Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkentliği için sergi
Dernekte görevli Hattat Emre Özdemir ile yaptıkları çalışmaları da aktaran Fidan, tezhip, ebru ve geleneksel okçulukla ilgili de kurs verdiklerini dile getirdi.
Fidan ayrıca daha önce "Yunus Emre ve Aşk" konulu bir sergi açtıklarını anımsatarak, Eskişehir'in 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesi dolayısıyla, ana tema olarak belirlenen "Göç"le ilgili bir hat sergisi açmak için Valiliğe proje sunduklarını da sözlerine ekledi. - Eskişehir
Son Dakika › Kültür Sanat › Hobisi, Başarılı Yöneticiyi Hattat Yaptı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.