Köklü tarihi ve şiirsel zenginliği ile dünya edebiyatında önemli bir yere sahip olan İran Edebiyatı, Şahname'den Gülistan ve Bostan'a, Ömer Hayyam'ın rubailerinden Hafız'ın Divanı'na canlılığını halk nezdinde hala sürdürüyor.
Edebiyata ve kitaplara ilgilinin oldukça fazla olduğu İran'ın başkenti Tahran'da halk, İran Edebiyatı'nın hem klasik hem de çağdaş eserlerini ciddiyetle takip ediyor.
Özellikle hikaye yazımının tarihsel anlamda güçlü olduğu İran'da, hikayeler, kültürü, nesilden nesile aktarmanın yolu olarak değerlendiriliyor.
Hikaye yazarı ve yedi adet edebi eseri bulunan Ali Murad Rızayipur, hikayelerin, hem İran hem de dünya edebiyatı için taşıdığı önemi ve İranlı gençlerin edebiyata duyduğu ilgiyi AA muhabirine anlattı.
"Hikayeler, kültürü bir nesilden diğerine taşıyan en önemli araçlardır
Yazar Rızayipur, hikayelerin, bir toplumun kültürünü yansıtma ve o toplumun içinde yaşanan gerçekleri gelecek nesillere aktarma konusunda son derece önemli bir role sahip olduğunu ifade etti.
İran edebiyatında tarihi ve destansı hikayelerin ön planda olduğuna işaret eden Rızayipur, "Toplumun bağrında yaşanan olaylar hikayelere yansır ve bu yolla sonraki kuşaklara aktarılır. Bu açıdan baktığımızda, İran'da ortaya çıkan en önemli eserlerin tarihi ve destansı hikayeler olduğunu görürüz. Büyük yazar ve şairler bu eserleri meydana getirmiştir. Bunların başında Firdevsi'nin kaleme aldığı Şehname gelir. Binbir Gece Masalları ve daha birçok değerli eser de bu listede yerini almaktadır. Bu hikayeler, kültürü bir nesilden diğerine taşıyan en önemli araçlardır." diye konuştu.
İran'da her yeni gelen neslin ait olduğu kültürün klasik eserlerinden beslenip kültürel mirasa katkı sunduğunu ve zenginleştirdiğini belirten Rızayipur, şöyle devam etti:
"Aslında her ülkenin kültürel temelleri, o topraklara özgü hikayeler ve anlatılar üzerine kuruludur. İran'a özgü olan Şahname gibi, Yunanistan'a özgü olan İlyada ve Odessa da toplumun farklı dönemlerindeki yaşamını, medeniyeti ve kültürünü çeşitli yönleri ile yansıtır. İran medeniyetinin, kültürünün ve yaşam biçiminin yüzyıllar boyunca oluşan bütün zenginliği bu büyük eserlerin satır aralarında saklıdır."
"Hikaye ve anlatı kültürel tezahürlerin
İran edebiyatının yalnızca hikaye anlatıcılığında değil, heykeltıraşlıkta, müzikte, resimde ve daha birçok sanat dalında kendini gösterdiğine işaret eden Rızayipur, "Hikaye ve anlatı da bu kültürel tezahürlerin en önemlilerinden biridir. Hikayeler, geçmişte olduğu gibi bugün de dünyanın farklı ülkelerinde insanların ilgi gösterdiği, önem verdiği bir kültürel miras olmayı sürdürmektedir." diye konuştu.
Günümüzde İran'da birçok gencin öykü yazarlığına, masal anlatıcılığına ve şiire ilgi duyduğunu ve oluşturulan derneklerde birçok gencin bir araya gelip sanatsal faaliyet yürüttüğünü kaydeden Rızayipur, sözlerine şöyle devam etti:
"Kültürel etkinliklere girdiğinizde, ne kadar çok genç insanın bir araya geldiğini görüyorsunuz. Kimisi şiir okuyor, kimisi hikaye okuyor, kimisi konuşuyor, kimisi yazıyor. Basılan ve yayımlanan kitapların sayısına baktığınızda da, edebiyat ve kültür alanında ne kadar çok gencin aktif olduğunu açıkça görebiliyorsunuz."
Son Dakika › Kültür Sanat › İran Edebiyatının Zengin Mirası - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?