AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet'in tapusunun 76 milyonun üzerine kayıtlı olduğunu belirterek, "Hiçbir siyasi parti, 'Cumhuriyet'i ben kurdum' bahanesine sığınarak, milete dayatmalarda bulunma hakkına sahip değildir. Zira bu ülkenin diğer siyasi partileri uzaydan gelmemiş, bu milletin bağrından çıkmıştır. Hiç kimse millete 'aptal' deme, 'koyun' deme, 'gayri mümeyyiz' deme hakkına ve haddine sahip değildir. Zira bu millet uzaydan gelmemiş, burada doğmuş, bu Cumhuriyet'i de bu millet kurmuştur" dedi.
Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda, 29 Ekim Salı günü Cumhuriyet'in kuruluşunun 90'ıncı yıl dönümünün kutlanacağını anımsattı. Bunun ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, başta Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları olmak üzere Cumhuriyet'e giden yolda emek veren herkesi özellikle de aziz şehitleri rahmet ve minnetle yad ettiğini belirtti.
Cumhuriyet'in kuruluşunun 90'ıncı yıl dönümünün idrak edildiği bugünlerde artık herkesin bazı şeyleri anlaması ve kabullenmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, Cumhuriyet'in bir zümrenin, kitlenin, belli bir grubun, belli bir etnik kökenin değil bu topraklar üzerinde yaşayan 76 milyonun tamamının olduğunu dile getirdi.
Cumhuriyet'in herkesin ortak değeri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, ülkede özellikle yakın tarihte Cumhuriyet üzerine yapılan tartışmalar, kamplaştırma ve kutuplaştırmaların tamamen yapay, suni ve sanal olduğunu vurguladı.
-"Allah aşkına sizi Cumhuriyet'in tek ve yegane sahibi yapan nedir"
Erdoğan, maalesef bir kesimin özellikle de elitlerin, on yıllar boyunca kendilerini Cumhuriyet'in yegane sahibi olarak gördüğünü, kendileri dışındaki herkese 2. sınıf muamelesi yaptığını ve ortaya çıkan itirazları da Cumhuriyet karşıtlığıyla yaftalama cüretinde bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Cumhuriyet'in 90'ıncı yıl dönümünde bizler de aziz milletimiz de artık şu soruyu hiç çekinmeden, korkmadan, hiç tereddüt etmeden o elitlere, o seçkinlere sorabiliyoruz. Allah aşkına sizi Cumhuriyet'in tek ve yegane sahibi yapan nedir? Siz kimsiniz? Cumhuriyet'in tapusunun sadece sizde olduğu vehmine nereden kapılıyorsunuz? Kendinizi Cumhuriyet'in yegane, tek sahibi görerek, kendiniz dışındakilere adeta parmağını sallayarak kibir sergileme hakkını siz nereden alıyorsunuz? Cumhuriyet'in 90'ıncı yıl dönümünde şunu açık açık ifade ve ilan ediyorum: Cumhuriyet'in tapusu 76 milyonun üzerine kayıtlıdır. Herkes, her vatandaş eşit derecede bu Cumhuriyet'in sahibidir, bu Cumhuriyet'in tapusunda söz hakkına sahiptir. Hiçbir siyasi parti, Cumhuriyet'i ben kurdum bahanesine sığınarak, milete dayatmalarda bulunma hakkına sahip değildir. Zira bu ülkenin diğer siyasi partileri uzaydan gelmemiş, bu milletin bağrından çıkmıştır. Hiç kimse millete 'aptal' deme, 'koyun' deme, 'gayri mümeyyiz' deme hakkına ve haddine sahip değildir. Zira bu millet uzaydan gelmemiş, burada doğmuş, bu Cumhuriyet'i de bu millet kurmuştur, bu cumhur kurmuştur."
-"Herbir ferdin, 'ben de bu Cumhuriyet'in sahibiyim' demesini özellikle istiyoruz"
Erdoğan, "Bu cumhurun içerisinde Türkü var, Kürdü var, Lazı var, Çerkezi var, Gürcüsü var, Abazası var. Aklımıza geldiği kadarıyla 36, şu anda bize verilen bilgileri söylüyorum, etnik unsur var" diyerek, hiç kimsenin bir etnik kökeni makbul sayıp, diğerlerini asimilasyona tabii tutamayacağını söyledi.
Hiç kimsenin yoksulu, yolda kalmışı, engelliyi, kadını, çocuğu, yaşlıyı, farklı olanı dışlayamayacağını, ona ikinci sınıf muamelesi yapamayacağını dile getirerek, "Batıdaki ne kadar bu Cumhuriyet'in sahibiyse doğudaki de o kadar bu Cumhuriyet'in sahibidir. Zengin, okumuş, şehirli ne kadar bu Cumhuriyet'in sahibiyse yoksul, ümmi, köylü de o kadar bu Cumhuriyet'in sahibidir. Modern kadar muhafazakar, başı açık kadar başı örtülü de bu Cumhuriyet'in sahibidir. 76 milyonun herbir ferdinin bu özgüvene, bu inanca sahip olmasını, kendisini Cumhuriyet'in yegane sahibi olarak görenler karşısında 'ben de bu Cumhuriyet'in sahibiyim' demesini özellikle istiyor, özellikle arzuluyor ve biz bunun mücadelesini veriyoruz" diye konuştu.
-"Cumhuriyet'i yıpratanlar, sanal düşman oluşturan anlayışlardır"
Bir maarif nazırın şakayla karışık "Şu mektepler olmasa maarifi yani Milli Eğitim Bakanlığını ne güzel idare ederdim" dediğini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çok ilginçtir. Bu sözden mülhem olarak on yıllar boyunca Cumhuriyet, cumhursuz yönetilmek istenmiştir. Bir iktidar eliti, bir bürokratik elit oluşturulmuş, bunlar cumhurdan yani milletten bağımsız şekilde, Cumhuriyet'e yön vermek, istikamet çizmek istemişlerdir. Elitlerin bu siyaseti sürdürebilmek, milli iradeyi saf dışı bırakabilmek için Cumhuriyet karşıtlarına yani sanal düşmanlara ihtiyaçları vardır. Hatırlayın, milletten gelen her demokratik talep, milletin desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin attığı en küçük demokratik adımlar bile Cumhuriyet için tehdit olarak sunuluyordu. 'Cumhuriyet tehdit altında' diyerek, 'tehlikenin farkında mısınız' diyerek cumhuriyet mitingleri düzenlenerek, halk kutuplara, katmanlara ayrılıyor, sanal bir gerilim inşa ediliyordu. Bunları yaşadık mı? Yaşadık. Hepimizin ortak değeri olan Cumhuriyet küçük, dar bir zümrenin kendi iktidarını sürdürmesinin aracı haline getirilmişti. Demokratik talep ve istekler hep Cumhuriyet karşıtlığıyla yaftalanıyor, bu talep ve istekleri dile getirenler iç düşman, Cumhuriyet düşmanı ilan ediliyordu. Oysa asıl Cumhuriyet'i yıpratanlar işte bu sanal düşman oluşturan anlayışlardır. Cumhuriyet'e asıl zarar veren anlayış işte bu otoriter siyaset anlayışıdır."
Erdoğan, Cumhuriyet'in en büyük yaraları, Cumhuriyet düşmanı olarak lanse edilenlerden değil bizzat kendisini yegane Cumhuriyetçi olarak ilan eden elitlerden aldığını ifade ederek, "Onlar, on yıllar boyunca yolsuzluklarını, sanal Cumhuriyet düşmanları üreterek, örttüler. Beceriksizliklerini sanal tehditlerle örttüler. Tembelliklerini, kışkırtmalarını, provokasyonlarını iç düşmanlar üreterek, ne yazık ki gizlediler. Sadece cumhuriyet kavramının içini boşaltmakla kalmadılar, Cumhuriyetimize, ülkemize ve milletimize de çok ağır bedeller ödettiler. Yaşadığımız büyük acıların altında işte bu ayrımcılık vardır. Nice ölümün, nice gözyaşının, heba olup giden nice kaynağın altında bu ötekileştirme vardır" ifadelerini kullandı.
- Ankara
Son Dakika › Politika › AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.