Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Ülkü Ocakları, Avrupa kamuoyunda hedef tahtasına oturtulmak istenmektedir" dedi.
Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Avrupa'nın kendi savunma, siyasi ve iktisadi mimarisini Washington'un gölgesinden çıkaramadığını ifade eden Bahçeli, "Avrupa, kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş; fakat hala Türkiye'nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir. Kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, itham ipliğiyle tazyik nakışı işlemeye, çifte standart söküğünü insan hakları türküleriyle yamamaya çalışmaktadır. Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat çıkar ne hakkaniyet çıkar ne de Türkiye'ye istikamet çizecek bir irade çıkar. Gaflet uykusunda hülyalara dalanlar iyi duysun, kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin: Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır. Yıllarca kendi güvenliğini ve idaresini başkasının atına bindirenler, şimdi o atın dizginlerinin kendi ellerinde olmadığını anlamaya başlamıştır. Böyle bir Avrupa hangi yüzle Türkiye'ye ders vermeye kalkışacak? Hangi akılla Türk devletine aklı sıra ayar çekecek? Hangi cüretle aziz milletimizin kıymetlerine, devletimizin makamlarına dil uzatacaktır? Kendi güvenlik açıklarını kapatmakta zorlananlar, müttefiklik masalarında bekletilirken Türk devletinin güvenlik politikalarını sorgulamaya nasıl yeltenebilirler" şeklinde konuştu.
"Türk milletinin canına kasteden FETÖ artıklarına seve seve kucak açtılar"
Avrupa'nın başkentlerinde yıllarca Türk askerine namlusunu doğrultan hain terör örgütlerinin paçavralarını dalgalandırdığını söyleyen Bahçeli, "Türk milletinin canına kasteden FETÖ artıklarına seve seve kucak açtılar. Eğitim almaya gidip geri dönecek yavrularımızın önlerinde sur olurken, Türkiye'de kurduğu işini Avrupa'da büyütmek isteyen girişimcilerimizin gidecekleri günü sayarken Türk ve Türkiye karşıtı söylenecek en ufak söze kulak kabarttılar, fitne şebekelerine yuva oldular, yurt oldular. Türk düşmanlığının zehirli diline göz yumanların; Türk milliyetçiliği hakkında hüküm cümlesi kurmaya yüzü var mıdır? Kendi kıtasında göç baskısı karşısında bocalayanların, milyonlarca mazluma yıllardır kapısını açmış Türkiye'ye insanlık dersi vermeye hakkı var mıdır? Kendi güvenliğini ABD'nin kararlarına bağlamış olanların, Mavi Vatan ülkümüze ve Doğu Akdeniz'de kabak gibi ortada olan deniz yetki alanlarımıza itiraz edecek sözü var mıdır? İşte karşımızdaki bu sefil tablo, artık yorum kaldırmayacak şekilde ortadadır" şeklinde konuştu.
"Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karışlarız"
Türkiye-Avrupa ilişkilerinin tarihinin çelişkilerle dolu olduğunun altını çizen Bahçeli, "Türk yargısını hedef alan, gözümüzün nuru Ülkü Ocakları'mıza kara çalan, Mavi Vatan davamızı hor gören, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliğini, Kıbrıs Türklüğünün varlığını yok sayan Avrupa vardır. Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karışlarız. Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz. Avrupa Birliği, Türkiye'ye verdiği sözlerin gereğini hakkıyla yerine getirmek yerine, süreci kimi üyelerin dar hesaplarına, Rum-Yunan vetolarına, siyasi önyargılara ve pas tutmuş ideolojik şablonlara teslim etmiştir. Vize serbestisi yıllardır bekletilmiştir. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi bir kaplumbağa yavaşlığında ağırdan alınmıştır. Müzakere başlıkları siyasi gerekçelerle bloke edilmiştir. Türkiye'nin aday ülke statüsü çoğu zaman kağıt üzerinde bırakılmıştır. 2018'den itibaren müzakereler fiilen durma noktasına gelmiştir. Şimdi aynı Avrupa Parlamentosu, kalkıp Türkiye'ye reform, hukuk ve iyi komşuluk dersi vermektedir" ifadelerini kullandı.
"Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez"
Avrupa Parlamentosu'nun 2025 yılı Türkiye Raporu hakkında konuşan Bahçeli, "Bu rapor bağlayıcı olmayabilir. Fakat taşıdığı siyasi niyet bakımından üzerinde dikkatle durulması gereken bir belgedir. Raporun en vahim bölümlerinden biri de yargı gücümüzü abluka altına alma teşebbüsüdür. Türkiye'nin yargı erkine uzatılmış arsız, sapkın ve umarsız dalalet dili sıradan bir eleştiri kapsamında yorumlanamaz. Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir, tahakküm arzusudur. Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti, dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı'ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecek. Bize sınır ötesinden ayar vermeye kalkan her kim varsa Türkiye Cumhuriyeti'nin hürriyetine ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir. Avrupa Parlamentosu raporunda hepimizin yetiştiği o kutlu ocağa, göz aydınlığımız, gönül ferahlığımız olan Ülkü Ocaklarımıza yönelen ifadeler de eski bir husumetin yeni kılığa sokulmuş halidir. Bu mesele yeni değildir. Dün Washington'da Ülkü Ocakları aleyhine dosya açmaya çalışanlar vardı. Bugün Brüksel'de aynı karalama faaliyetini rapor satırlarına iliştirenler vardır. Dün ABD Temsilciler Meclisi'nde, 2022 tarihli Ulusal Savunma Yetki Yasası'nın içine Ülkü Ocakları'nın terör örgütü olup olmadığının araştırılmasını öngören izansız bir madde sıkıştırılmak istenmiştir. O gün Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığımız da bu girişimi esefle karşılamış; bunun asılsız ithamlarla örülmüş, köklü müttefiklik hukukuna yakışmayan, Türkiye karşıtı lobilerin Avrupa'da da sahnelediği yanlı bir teşebbüs olduğunu açıkça ilan etmiştir" dedi.
"Ülkü Ocakları, Avrupa kamuoyunda hedef tahtasına oturtulmak istenmektedir"
Türk milliyetçiliğini kriminalize etme, Türk gençliğini milli ve manevi değerlerinden kopartıp köksüzleştirme gayretlerinin farkında olduklarını söyleyen Bahçeli, "Devlete sadakati görev bilen, bayrak ve vatan sevgisini yüreğinden eksik etmeyen, teröre karşı elif gibi dimdik duruşunu koruyan Türk gençliğinin biricik yuvası olan Ülkü Ocakları, Avrupa kamuoyunda hedef tahtasına oturtulmak istenmektedir. Bilinsin ki Ülkü Ocakları, Türk milletinin üç bin yıllık yürüyüşünü genç yüreklerde diri tutan; irfanı imanla, cesareti ahlakla kavuşturan kutlu bir mekteptir. Ülkü Ocakları; dik başlı değil, başı dik Anadolu çocuklarının yurdudur. Ülkü Ocakları'nda Hoca Ahmet Yesevi'nin hikmeti, Hacı Bektaş-ı Veli'nin ilmi, Dede Korkut'un bilgeliği vardır. Ülkü Ocakları'nda Bilge Kağan'dan Kürşat'a, Sultan Alparslan'dan Fatih'e, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş'e uzanan büyük Türk yürüyüşünün ayak izleri vardır. Dünkü Washington merkezli küresel şer lobilerinin de bugünkü Brüksel'in husumet cephesi de bu hakikati örtemeyecektir" diye konuştu.
"ABD ile İran arasında müzakere kapısının açık tutulmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz"
ABD ile İran arasında varılan 14 maddelik mutabakatı değerlendiren Bahçeli, "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, deniz ablukasının kaldırılması, İran'ın nükleer stoklarına ilişkin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde yürütülecek seyreltme ve bertaraf süreci, dondurulmuş fonlar, Lübnan dahil cephelerde askeri operasyonların durdurulması ve nihai anlaşma için takvim belirlenmesi gibi başlıkları kapsamaktadır. Ancak ABD Kongresi'nde bu mutabakata yönelen itirazlar da göstermektedir ki, ABD siyasetinin kendi içinde bile netleşmemiş, çalkantılı ve hesaplı bir zemini vardır. Uluslararası dünyanın tüm bu keşmekeşine rağmen ABD ile İran arasında müzakere kapısının açık tutulması ve İsviçre'nin ev sahipliğinde mutabakat görüşmelerine başlanmasını; Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişin, deniz ablukasının kaldırılmasının ve Lübnan sahasında ateşin durdurulmasının konuşulmasını dikkatle izliyor, insanlığın huzuru adına olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının mutabakat sürecini gölgelediği, İran tarafının bu saldırıların devamı halinde müzakerelerin durabileceği yönünde açık uyarıda bulunduğu görülmüştür" dedi.
"Bu üç esas, Türkiye'nin kalkınma iradesini ayakta tutacak üç ana direktir"
Konuşmasının sonunda MHP'nin "İstikrar, Ahlak ve Refah Temelli Kalkınma Vizyon Belgesi" adlı çalışmasını takdim eden Bahçeli, "Bu belge; Lider Ülke ve Süper Güç Türkiye hedefinin somut bir kalkınma vizyonuna kavuşması bakımından benzersiz bir kıymete sahiptir. Türk düşünce tarihinin köklü geleneğini, modern dünyanın akademik ve ilmi birikimini, toplumumuzun gerçek ihtiyaçları ile aynı zeminde buluşturan stratejik bir yol haritasıdır. Alanında uzman elli beş araştırmacı, akademisyen ve bürokratımızın katkılarıyla hazırlanan; 600'ün üzerinde kaynaktan istifade edilen, 8 ana bölümden ve 800 sayfadan oluşan bu çalışma, Lider Ülke Türkiye hedefimizin fikri ve iktisadi belkemiğidir. Kalkınma anlayışımızın çerçevesini çizerek başlayan bu eser; Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurumsal hafızasını gelecek nesillerimize en yalın haliyle aktarmaktadır. Bu eser; toplumumuzun geçirdiği sosyal gelişme değişimleri ele alırken milletimizin köklerine hakim olan ahlaki ve manevi temelleri hatırlatmaktadır. Bu eser; istikrarı, milli değerlerimizi esas alan sürdürülebilir kalkınmanın makroekonomik çerçevesini ve sektörel boyutlarını aynı bütün içinde değerlendirmektedir. Bu belgenin omurgasını oluşturan üç temel esas vardır: İstikrar, ahlak ve refah. Bu üç esas, Türkiye'nin kalkınma iradesini ayakta tutacak üç ana direktir" ifadelerini kullandı. - ANKARA
Son Dakika › Politika › Bahçeli'den Avrupa'ya Tepki - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?