Cumhurbaşkanlığında Muhtarlar Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Cumhurbaşkanlığında Muhtarlar Toplantısı

08.04.2015 15:16

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Açık söylüyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Açık söylüyorum. Teröriste terörist diyemeyen teröristin ortağıdır. Bu eyleme (Savcı Kiraz'ın şehit edilmesi), terör eylemi diyemeyen herkes terörün açık destekçisidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen muhtarlar buluşmasında konuştu.

Gezi olaylarının ve 17-25 Aralık darbe girişiminin ardındaki gerekçeleri anlatmak için mücadele ettiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu olaylar, Türkiye'de sokakları terörize ederek, milli iradeye ve onun meşru kurumları olan Meclise, Hükükmete, siyasete yönelik ideolojik bir darbe girişimidir. Gezi olaylarının baş aktörleri savcımızı şehit eden katillerle aynı çizgideki örgüt mensuplarıdır. Aynı gayeyle hareket eden marjinallerdir. Onlara kendilerini kullandırtan güruh için de ağacın, yeşilin gerisindeki silah namlularını, karanlık emelleri göremeyenler elbette vardır. Ama bu Gezi eylemlerinin asıl yüzünün, oradaki asıl niyetin ne olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Meşru siyaset yoluyla ülke yönetimine gelmeyeceğini gören kifayetsiz siyasetçiler de kaos ortamından kendilerine bir iktidar çıkarma umuduyla bu oyuna destek vermişlerdir. Hamdolsun milletimiz, irfanıyla, idrakiyle, basiretiyle, kurulmaya çalışan tezgahı çözmüş ve arkamızda dimdik durarak bu oyunu bozmuştur."

"Gerçekleri göremeyenlere diyecek sözümüz kalmadı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17-25 Aralık darbe girişimiyle aynı  oyunun bu defa emniyet ve yargı içindeki bir çete aracılığıyla ve farklı yöntemlerle tekrarlanmaya çalışıldığına dikkati çekerek, "Gezi'de umduklarını bulmayan aynı kifayetsiz siyasetçiler, 17-25 Aralık girişimlerine de destek vermişler, kendilerini gönüllü olarak bu çeteye kendilerini kullandırmışlardır. Bu çetenin mensubu olduğu yapının içinde olup da hala bu gerçekleri göremeyenler varsa, artık onlara diyecek bir sözümüzün kalmadığı da bilinmelidir" diye konuştu.

Milletin desteğiyle bu oyunların boşa çıkarıldığını ifade eden Erdoğan, bu gerçeklere rağmen birilerinin hem Gezi olaylarını hem de 17-25 Aralık darbe girişimini demokrasi, hak, özgürlük, hukuk gibi kavramların arkasına gizleyerek meşrulaştırma çabasından vazgeçmediğini vurguladı.

"Teröriste terörist diyemeyen teröristin ortağıdır"

Konuşmasında İstanbul Çağlayan Adliyesi'ndeki Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz'a yönelik saldırıya değinen Erdoğan, "Çağlayan baskınında bahane olarak kullanılan mesele işte bu çabaların en önemli araçlarından biridir. Bir terör örgütünün organizasyonuyla kesintisiz olarak sürdürülmeye çalışılan bu istismara gönüllü olarak alet olan herkes, şehit edilen savcımızın katline destek verdiğini bilmelidir. Artık muhalefet partileri başta olmak üzere, hiç kimse ısrarla bu hadiseleri meşrulaştırma, masum talepler ve hukuk arayışı olarak gösterme gayretini devam ettiremez, ettirmemelidir" dedi.

Erdoğan, Çağlayan Adliyesi'ndeki saldırının, meselenin sadece ve sadece teröre, teröriste destek vermenin ötesinde bir anlamı olmadığını acı bir şekilde gösterdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Açık söylüyorum:  Teröriste terörist diyemeyen teröristin ortağıdır. Bu eyleme terör eylemi diyemeyen herkes terörün açık destekçisidir. Kimi CHP milletvekillerine, HDP milletvekillerine bakıyorsunuz, teröriste terörist demedikleri gibi müdahale eden güvenlik güçlerini suçlayan, onları devlet terörü ile itham eden görüşler sarfediyorlar. Yani savcımızı öldüren terörist masum, onlara müdahale eden güvenlik güçleri ise güya devlet terörü uygulayan suçlular. Ben o güvenlik görevlilerimizi tebrik ediyorum, kutluyorum, onlar görevlerini yaptılar."

-"Ellerinden bir bardak suyu dahi içmedi"

"Savcımızın ağzını bantlıyorlar, bütün vücudunu koli bandıyla bağlıyorlar. O şekilde orada 8 saatlik bir süreç yaşatıyorlar" diyen Erdoğan, "Buna karşı 8 saat her yola güvenlik güçlerimiz başvurdu değil mi? Baro Başkanını getirtti, babayı getirtti, onlarla görüştü. Ama hiçbir netice alınamadı. Niye? Bunların bağlı oldukları yerler vardı. Ama ne kadar onurlu ne kadar şahsiyetli bir savcı ki onların elinden bir bardak suyu dahi almadı, içmedi" ifadelerini kullandı.

Çeşitli meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de aynı tavır içinde olduklarını belirten Erdoğan, "İster  parti genel başkanı olsun, ister milletvekilleri olsun, ister şu veya bu kurumun başkanı olsun hiç farketmez. Hiç kimse sıfatı gerçekte terör yardakçısı, terör şakşakçısı, terör destekçisi olduğu gerçeğini ortadan kaldıramaz. Elinde silahıyla, sadece görevini yapan savcımızı öldürenlerin olduğu gibi onları destekleyenlerin de sıfatı aynıdır:  Terörist.  Bunlara siyasetçi demek, bunlara şu kurumun temsilcisi demek, bunlara şu medyanın mensubu demek yanlıştır. Bunlar teröristlerle kol kola yürüyen, dökülen tüm kanlar ellerine, alınlarına bulaşmış alçaklardır, hainlerdir" diye konuştu.

-"Kem küm edenleri ibretle takip ettik"

Şehit Savcı Kiraz'ın ailesine başsağlığı ziyaretine gitmeyenlerin, teröristlerin ailelerine başsağlığına gittiğini belirten Erdoğan, "Teröristlerden birinin avukat kisvesiyle Adalet Sarayı'na girdiği görüntülerle ortaya çıkmışken, ısrarla arama yaptırmadan o binaya girmek isteyenler, bu tür avukatlara da şahit olduk. Bu terörist eylemi açıkça kınamak yerine sürekli kem küm edenleri, ama diyenleri, böylesine önemli bir konuda dahi milli duruş sergileyemeyenleri ibretle takip ettik" dedi.

"Bir milli duruş sergilemek için o gün siyasi partilerin genel başkanlarının Eyüp Sultan Camii'nde o cenaze merasiminde birlikte saf tutmaları gerekmez miydi?" diye soran Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

"İktidar partisinin genel başkanı dışında ve halef selef olduğumuz Cumhurbaşkanı'nın dışında, geçmişten gelen böyle bir temsilci yoktu. Meclis Başkanımızın dışında yoktu. Acaba neden gelmediler, çok hayati bir şeyleri mi vardı? Bir yanda şehit savcımızın muhterem babasının oğlu Muhammed'in ve ailesinin tevekkülü vardı, diğer tarafta işte bunlar vardı. Milletimiz hepsini görüyor. Hepsini de irfan defterine kaydediyor. Ama artık 'şu ne der bu ne der' kompleksini bir tarafa bırakarak yasamanın, yargının ve yürütmenin de üzerilerine düşeni yapması gerektiğine inanıyorum."

-"Yeni Anayasa zorunluluk haline dönüşmüştür"

Türkiye'nin köklü bir yeniden yapılanmaya, yeni bir sisteme ihtiyacı olduğunun her geçen gün daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Erdoğan, "Yeni Anayasa çağrılarımıza kulak tıkayan, başlattığımız çalışmaları çıkmaza sokmak için ellerinden gelenleri yapanlar, bugün de aynı şekilde davranıyor, aynı şekilde hareket ediyorlar. Halbuki Türkiye, 10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle yeni bir döneme girmiştir. Biz bu sürece Yeni Türkiye diyoruz. Bu tarih itibariyle yeni anayasa meselesi artık bir tercih olmaktan çıkmıştır. Bir zorunluluk haline dönüşmüştür. Çünkü yüzde 52 artık yeni Türkiye diyor, yeni anayasa diyor. Yeni anayasasıyla birlikte millet aynı zamanda Başkanlık sistemi diyor" dedi.

Mevcut Parlamenter sistemimizde Cumhurbaşkanı, Hükümet, Meclis, Yargı ve pek çok kurum arasındaki ilişkilerin sorunlu olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bunları 12 yıl boyunca yaşadık. Sistem sık sık krize girdiği için darbelere, darbe ve vesayet heveslilerine uygun bir iklim ortaya çıkarıyordu. Geçmişte bunları hep yaşadık" diye konuştu.

(Sürecek)

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Cumhurbaşkanlığında Muhtarlar Toplantısı - Son Dakika


Advertisement