Noterler Birliği Genel Kurulu - Son Dakika
Son Dakika Logo

Noterler Birliği Genel Kurulu

07.06.2012 14:18

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Türkiye'nin en önemli kazanımının Cumhuriyet olduğunu belirterek, "Cumhuriyet'in niteliklerini herkes içselleştirmiştir."

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Türkiye'nin en önemli kazanımının Cumhuriyet olduğunu belirterek, "Cumhuriyet'in niteliklerini herkes içselleştirmiştir. Bu hiçbir zaman kavga konusu olmaz" dedi.

Türkiye Noterler Birliği'nin 41. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Yazıcı, önceki anayasaların olağanüstü dönemlerde yapıldığını, milletin ilk kez anayasa yapma zemini yakaladığını söyledi.

Türkiye'de hemen her kesimin 1982 anayasasının değiştirilmesinden yana olduğuna dikkati çeken Yazıcı, "Türkiye'de yaşayan insanlarımızın sosyolojik, ideolojik olarak farklı gruplar oluşturmalarına rağmen 1982 Anayasasının değiştirilmesi noktasında ittifakları var" dedi.

Anayasayı milletin doğrudan ya da temsilcileriyle yapacağının altını çizen Yazıcı, şimdi bu sürecin yaşandığını kaydetti. Yazıcı, "İlk defa millet kendisiyle alakalı, devlet olarak oluşturduğu yapının görev ve yetki alanlarını belirleyecek, bireylerin hak ve özgürlüklerini güvence altına alacak hususları içerecek anayasa denen metni yapma imkanına kavuştu. Buna herkesin katkı vermesi gerekir" diye konuştu.

-"Diyanet'in konumu belli"-

Anayasa Komisyonuna katılmanın tek şartının, masaya şartsız gelmek olduğunu belirten Yazıcı, şöyle devam etti:

"Hiç kimse farklı anlamasın, yanlış da yorumlamasın, bu ülkenin en önemli kazanımı Cumhuriyet'tir. Cumhuriyet'in niteliklerini herkes içselleştirmiştir. Bu hiçbir zaman kavga konusu olmaz. İnsanlar şartsız gelsin masaya otursun derken, o insanları da netlik şartıyla kayıtlamak bana göre hukuki değildir. İnsanlar gelsin şartsız otursun, ama 3 madde var, o şarttır. Kim koydu bu şartı- Bir kaydı yok ki. Hiç kimse 'Başkent Ankara, bayrağımızın şekli vesaire, Cumhuriyet'in nitelikleri', yapar mı buna aykırı olacak bir iş- Varsa o da söylesin. Biri bir şey söylüyor diye hemen onun ağzını tıkamak gerekmez. Yeter ki söylem hakaret içermesin, tahkir içermesin, kişilik haklarına saldırmasın. Aykırı da olabilir, bizi rencide de edebilir."

Yazıcı, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın konumunun belli olduğunu vurgulayarak,

"Şunu da anlamam; uhrevidir. Uhreviyi biz bilmeyiz, orada ne olacağını bilmiyoruz" dedi.

Türkiye'de farklı inançlara sahip ya da inançsız insanlar olduğuna dikkati çeken Yazıcı, şunları kaydetti:

"İnsanlar neye inanıyorsa o inancının gereğiyle alakalı bir şey sorabilir. O onun hakkı. Birileri de ona cevap verir. Birileri uyar, birileri uymaz. Dinin tebliği bireylere aittir. Siyasi partiler, devlet bu tebliği yapmaz, tebliği de önlemez. Devletin din-birey ilişkilerindeki görevi, kişilere neye inandıklarını, nasıl düşündüklerini ifade edebilecekleri, inandıkları her ne ise inançlarını icra edebilecekleri özgür ortamı hazırlamaktır. Bunun ötesine devlet müdahale etmez ve laik devlet hiçbir dine içerik belirleyemez. 'Bu dinidir, bu değildir. Sen bunu söylersin, söyleyemezsin'. Laik devlet hakemdir. Ona bakmamız lazım. Bu da benim görüşlerim."

-"Noter ne kadar güven verirse ihtilaf azalır"-

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, noterliğe de değindiği konuşmasında, kamu yönetiminde en önemli kavramın güvenlik olduğunu söyledi.

Devletin bireye hizmet ürettiğini belirten Yazıcı, "Kamu-birey ilişkilerinde bireyin hakkı vardır, devletin hakkı olmaz. Devletin görevi vardır" dedi.

Noterlerin yargının ayrılmaz parçası olduğunu dile getiren Yazıcı, noterlerin ürettiği hizmetin ne kadar güven verirse ihtilafların o kadar azaldığını vurguladı.

Noterler Birliği Başkanı Fahri Köse'nin, Batı'da çok sınırlı uygulanan damga vergisinin Türkiye'de diğer vergilere ilave olarak alınması eleştirisini anımsatan Yazıcı, konuyu ilgili bakanlarla konuşacağını bildirdi.

Ticaret Kanunu'nun 1957 tarihli olduğuna değinen Yazıcı, "Türk ekonomik hayatının aktörleri, ticari faaliyetlerini 55 model arabayla yapıyor" dedi. Dünyada büyük rekabet olduğunun altını çizen Yazıcı, Türk müteşebbisini, tüccarını, sanayicisini rekabet edebilir şekilde donanımlı hale getirmek gerektiğini kaydetti.

Yasanın 1 Temmuz'da yürürlüğe girmesinin öngörüldüğünü belirten Yazıcı, yasada noterler için kapanış onayını yevmiye ve karar defteri için uygun gördüklerini, diğerleri için kapanış onayına gerek görmediklerini açıkladı.

-"Yapılacak ve yapılamayacak bütün hükümler uygulanmalıdır"

Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk de ortaya konulan görüşlere göre yeni anayasada önemli değişikliklerin söz konusu olduğunu ifade ederek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin değişmez nitelikleri olan Anayasa'nın ilk üç maddesindeki hükümlerin değişip değişmeyeceğine ilişkin tartışmaların yapıldığını öne sürdü.

"Adına yeni anayasa dense de yapılacak olan anayasa değişikliğidir. Yapılacak ve yapılamayacak bütün hükümler uygulanmalıdır" değerlendirmesinde bulunan Türk, Anayasa'ya göre değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez ilk 3 maddede "hüküm" olarak değişiklik yapılmaması gerektiğini savundu.

Türk, şöyle konuştu:

"Bazı çevrelerin görüşleri kaygı verici. Laiklik ve Türkiye'nin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğü tartışma konusu olacak. Gerek laiklik gerek bütünlük, devleti ayakta tutan en önemli sütunlardır. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın laiklik ilkesi doğrultusunda görev yapacağı hükmü gereksiz baskı olarak nitelenmektedir. O söz oraya gereksiz biçimde girmedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Şeyhülislam makamı değil, din işleriyle ilgili devletin idari makamıdır. Başkanlığın bütün siyasi görüşlerin dışında kalarak görev yapacağı kendi yasasında da vardır. Yeni Anayasa, Cumhuriyet'in değişmez niteliklerini, özellikle bölünmez vatanda laiklik ilkesini en güçlü şekilde vurgulamaya devam etmeli."

Muhabir: Ali Hakan Der

Yayıncı: Tolga Özgenç - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Noterler Birliği Genel Kurulu - Son Dakika


Advertisement