Tek kulvar, alternatifli kadro, çift haneli puan farkı... Aslında Ersun Hoca'nın işleri yolunda gidiyordu. Sezonun ilk yarısında oynanan tempolu futbol beğeni toplarken, hücum hattının gol yağmuru dinmek bilmedi. Ama işte her şey kısmet ya, bir iki sakatlık bozuverdi Fenerbahçe'nin ritmini. Sezonu tek rotayla götüren sarı lacivertlilerde transfer lüzumsuz görülürken, önce Alper sonra da Emenike'nin sakatlığı aslında alternatif diye sunulan isimlerin yetersiz olduğunu gösterdi.
Sayısal olarak Fenerbahçe'nin geniş bir kadrosu var. Hatta orta sahayı ele alacak olursak, sezon başında yapılan hamlelerle geniş bir yelpaze olduğunu görüyoruz. Ancak sayısal değil, kalitesel genişliğin önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak gerek. Sezon başı ve devre arası hazırlık kamplarını büyük ölçüde kaçıran Salih etkisiz. Alper sakat. Emre ve Mehmet Topuz katkı sunamıyor. Baroni ve Meireles'in durumları ise ortada. Holmen'in yüzüne bile bakılmadı. Elde kalan Mehmet Topal ve profesyonel Selçuk Şahin de durumu kurtarmaya çalışıyor.
Zirvede tek başına
En rahat bölge olarak gösterilen orta sahanın durumu ortada. Burada çaresizlik tablosu çizmeye tabi ki lüzum yok. Bu rotasyon sezon boyunca Fenerbahçe'yi taşıyabilir. Ancak forvet hattında olduğu gibi bir iki sakatlık aynı anda yaşanırsa, hele ki Mehmet Topal ceza veya sakatlık nedeniyle takımdan uzak kalırsa, sarı lacivertlilerin işi oldukça zorlaşabilir.
Bu sadece orta sahanın durumu. Kanat oyuncusu olmadığı için ileri üçlüyü forvetlerle donatan Ersun Hocanın elinde tek yedek alternatifi var. Stoperde Bekir'e bakıyor herkes, Kadlec'ten stoper olmaz, Topal stoper olursa onun yerini dolduracak adam yok. Gökhan'ın yedeği yok, Topuz olmadı hepimiz gördük.
Her neyse uzatmaya da gerek yok. Torku Konyaspor maçında işi duran toplarla kurtaran Fenerbahçe, Eskişehir deplasmanında maçı bu sefer çeviremedi. Ligin ikinci yarısında virajlar daha sert olacak. Ezeli rakiplerinle deplasmanda oynayacaksın. Tek kulvarda mücadele ettiğin sezonu zirvede tamamlamazsan, bu sefer hiçbir bahane başarısızlığı örtemez, benden söylemesi.
Haftanın hakemi
Olimpiyat Stadı'nda futbolcular için maç yapmak ne kadar zorsa, hakemler için de yönetmek bir o kadar zor. Dünya Kupasında bizi temsil edecek olan Cüneyt Çakır, Beşiktaş – Kayseri Erciyesspor maçında sağlam bir performans ortaya koydu. Maçın en zor pozisyonu olan Vleminckx'in golünü yardımcılarıyla birlikte iyi süzen Çakır, haftanın en iyi hakemi oldu.
Hamburg düşerken...
Haftanın golü
Sneijder bir maçta 3 golden fazlasını atar mı tartışmaları başlamadan, haftanın en güzel golünü bir kez daha hatırlayalım. Bursaspor maçına fırtına gibi başlayan Galatasaray'da gol perdesini açan Hollandalı, ikinci repliğinde tüm stadı ayağa kaldırdı. 20. dakikada ceza sahası dışında topla buluşan Sneijder, sol ayakla öyle bir şut çıkardı ki, kaleci Frey'in yapacağı pek bir şey yoktu.
Haftanın futbolcusu
Hazır Sneijder'dan bahsetmişken, Hollandalının hakkını iyice verelim. Bu haftaya damga vuran isim oldu Wesley Sneijder. Sadece attığı 3 golle değil, oyunda kaldığı 57 dakika boyunca hep olumlu işler yaptı. Sabri'nin sol kanatta verdiği enerji sayesinde, defansif yükle yorulmayan Hollandalı, Melo ve Selçuk'la sağladığı uyumla da dikkat çekti. 10 numara pozisyonunda oynamaya alışkın olan Sneijder'ın orta sahanın solunda sergilediği performans da ön plandaydı.
Bilic'in hamle hataları
Derbi olayları, Donk, sakatlıklar derken, ligin ilk yarısında Slaven Bilic'in saha kenarı performansı pek konuşulmadı. Teknik direktör şansı mıdır bilemem ancak şurası kesin, Hırvat teknik adam bu unsurlar olmasa koltuğunda çok daha az rahat otururdu. Kayseri Erciyesspor maçında da skorun rehavetine kapılıp oyuncu değişikliğine giden Bilic haftayı puansız kapatabilirdi.
Atletico'nun haftası
Haftanın Kare Ası
Wesley Sneijder - Galatasaray
Söylenecekleri birkaç satır üstte yazdım. Eklemek gerekirse, Sneijder kalitesinde bir futbolcu birçok maçta skora doğrudan katkıda bulunmak zorunda. Mancini'nin gelişiyle formunu artıran, Dünya Kupası hedefi olan Hollandalı'nın, Chelsea karşısında da ön planda olması dileğiyle.
Andreas Isaksson - Kasımpaşa
Ligin ikinci yarısında pek iyi başlayamadı Kasımpaşa. Geçen hafta Karabük'e karşı kaybedilen 2 puandan sonra, bu hafta Kayseri deplasmanında alınan 1 puanla yetindi İstanbul ekibi. Alınan 1 puan diyorum çünkü maçın kahramanı Isaksson oldu. Kalesini adeta gole kapatan İsveçli, bu performansıyla haftanın en çok ön plana çıkan oyuncuları arasında yer aldı.
Oumar Niasse – Akhisar Belediye Gençlikspor
Gekas gibi bir golcünün ardından gelip, yerini doldurmak zor bir iş. Geçen sezon Akhisar'ı kümede tutan Yunan golcü valizlerini toplayıp Konya'ya gidince, yerine gelen Niasse'nin omuzlarına önemli bir yük bindi. Gençlerbirliği karşısında attığı iki golle, gol sayısını 10'a çıkartan Senegalli gol krallığı sıralamasında Chahechouhe takibini sürdürdü.
Erkan Zengin - Eskişehirspor
Lider Fenerbahçe'yi deviren Eskişehirspor'da Cristobal Jorquera sade futboluyla göz doldururken, gösteriş denince akla gelen isim Erkan Zengin oldu. Saha içinde her zaman bir alternatif sunan Erkan, attığı golle kritik bir 3 puanı da takımına kazandırmış oldu.
Son Dakika › Spor › Ersun Hoca'nın Eli Kolu Bağlı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.