Bakan Yazıcı: İdare Yetkiyi Kullandı, Açığa Alındılar

Bakan Yazıcı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Hopa'da Artvin Emniyet Müdürü ve Jandarma Alay Komutanı'nın görevden alınmasına ilişkin açıklamalarda bulundu
Seçim bölgesi Rize'de esnaf ziyaretlerini sürdüren Bakan Yazıcı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Artvin'in Hopa İlçesi'ndeki mitingi öncesi ve sonrasında yaşanan olaylarla ilgili Artvin Emniyet Müdürü ve Jandarma Alay Komutanı'nın görevden alınmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Görevden almaların idarenin inceleme ve değerlendirmeleri sonrası yapıldığını ifade eden Yazıcı, 'Değerlendirme sonucunda idare, hukukunun ön gördüğü ve yöneticiye verdiği yetkiyi kullandı, açığa alındılar.
Olay vuku bulduğunda yaptığım açıklamada güvenlik zafiyeti olduğunu söylemiştim. Kanaatim o yöndeydi, onu ifade ettim. Bugün de gerekli incelemelerin ardından bir işlem yapıldı. Bunların tabii yargı aşaması var. O süreçte ne olur bilemem. Hopa olayları çok vahim ve üzüntü verici. Elbette ki bir takım önlemler daha önce alınmış olsaydı bu olaylar yaşanmazdıö dedi.
ÖNLEYİCİ ÖNLEM ALINSAYDI BU OLAY VUKU BULMAZDI
Güvenlik kuvvetleri kavramı içerisindeki polis ve jandarmanın önemli görevler yaptığını ifade eden Yazıcı, konuşmasını öyle sürdürdü:
'Güvenlik birimlerimiz suç işlenmesi halinde savcının emrinde suçluyu takip eder. Delilleri toparlar ve bunu adalete teslim ederler. Bir de bunun öncesinde önleyici görevi var. Bir yerde potansiyel olarak suç işleneceğine ilişkin kuvvetli bir duyum ve istihbarat varsa bu değerlendirilir.
Suç işlendikten sonra değil, suçu işlemeyi önleyici önlemeler alınması lazım. Ben bu işin bu aşamasında bir zafiyet gördüm. O provokasyonu yapacak, eylemi ortaya koyacak kişiler bana verilen bilgiye göre sayılı, 25-30 kişi civarında. Onlarla ilgili bir önleyici önlem daha önce alınsaydı bu olay vuku bulmazdı. ö
KILIÇDAROĞLU'NA ELEŞTİRİ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun mitinglerinde, 'Hopa'dan size selam getirdimö şeklinde söylemleri olduğunu hatırlatan Bakan Yazıcı, 'Muhalefetin genel başkanı bana göre sorumsuzca bir biçimde, 'Size Hopa'dan selam getirdim' diyor. Neyin selamını getiriyor sağa sola, bunu irdelemek lazım. O sorumsuzluk orada da var.
Hopa'dan selam getirdim demeyi bir siyasi sorumluluk açısından değerlendirdiğimizde orada da siyasi zafiyet var. Sadece emniyet zafiyeti değil, bu olayı değerlendirmede de önemli ölçüde siyasi zafiyet var. İnşallah bu tür olayları bir daha yaşamayız. Biz siyasetin kaliteli yapılmasını arzu ederiz.
Siyasi partiler bizim anayasamıza göre, demokratik ve siyasal hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Burada iktidar partisi değil bütün siyasi partiler bu kategorinin içerisinde. Bu vazgeçilmez unsur olmayı hak etmek kaliteli siyaset yapmakla mümkündür. Siyasetin çıtasını düşürürseniz, siyasi üslubu yerlere indirirseniz ve gerçekten içi dolu olmadan kendisine uzatılan her bilgi notunu gerçekmiş gibi toplumda dillendirirseniz siz güven kaybına uğrarsınız.
Nerede ne söylemiş bakın. Hakkari'de bir şey söylemiş, gitmiş İzmir'de başka bir şey söylemiş. Çelişkiler içerisinde bir görüntü veriyor. Bu görüntünün bir özetini Başbakanımız ifade etmiş. Rize'ye geldiğinde buradaki söylemleri ile de biz bunu yaşadık. Burada ÇAYKUR özelleşti dedi ama ÇAYKUR özelleşmemiş. Çayı İnönü Rize'ye getirdi dedi ama herkes bilir ki bunu Zihni Derin getirdi.
Siz kalkar bunun tersini söylerseniz millet burada gülme hakkını kullanır. Güler geçer. Kılıçdaroğlu Hopa ile ilgili, 'yağmur eken dolu biçer' diyor. Bu ne demek' Başbakan'ın hiç hak etmediği bir şekilde otobüsünün taşlanması ile ilgili olarak bunu söyleme lüksü var mı bir ana muhalefet partisi genel başkanının? Bunu tolere etmek mümkün mü'ö diye konuştu.