Eğitim-Bir-Sen 2011-2012 Eğitim Öretim Yılı Birinci Dönemini Değerlendirdi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Eğitim-Bir-Sen 2011-2012 Eğitim Öretim Yılı Birinci Dönemini Değerlendirdi

20.01.2012 11:57

Eğitim-Bir-Sen Düzce Şube Başkanı Ömer Faruk Çelebi, eğitimde sorunların hala çözülemediğini iddia etti.

Eğitim-Bir-Sen Düzce Şube Başkanı Ömer Faruk Çelebi, eğitimde sorunların hala çözülemediğini iddia etti.

Ömer Faruk Çelebi, 2011-2012 eğitim-öğretim yılı birinci dönemini değerlendirdi. Çelebi, "Bu dönemin, eğitimdeki sorunların da geride bırakıldığı bir dönem olmasını çok isterdik. Ancak sorunların büyük bir kısmı hala çözümlenebilmiş değildir. Öğretmen ve Öğretim Üyeleri Kanun Hükmünde Kararname (KHK) mağduru haline gelmiştir 'Eşit işe eşit ücret' kapsamında 666 sayılı KHK ile farklı kurumlarda aynı unvanda çalışan kamu personelinin ücretlerinde ek ödeme oranları üzerinden eşitleme yapılırken, öğretmen ve öğretim elemanlarının ücretlerinde iyileştirme yapılmaması ve öğretmenlerin kamuda en düşük maaş alan ikinci personel seviyesine düşürülmesi nedeniyle, öğretmen ve öğretim elemanları KHK mağduru haline getirilmiştir. Eşit işe eşit ücret ilkesi kapsamında kurum içi ücret dengesi dikkate alınarak Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerde çalışan şube müdürü, şef, memur ve hizmetlilerin Maliye Bakanlığı başta olmak üzere diğer kamu kurumlarında çalışan emsalleri ile ücretlerinin eşitlenmesi için yıllarca verdiğimiz mücadelenin öğretmen ve öğretim elemanları unutularak düzenlenmiş olması, eğitimcileri huzursuz eden en önemli olaylardan biridir. 10 Ocak 2012 tarihinde yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin ders ve ek ders saatlerine ilişkin kararda yapılan değişiklikler, ek ders-ek ödeme ayrımı sonrası zaruri kısımları tadil etmiş ama köklü bir çözüm getirmemiştir. Okul yöneticilerinin 6 saat derse girme zorunluluğu, ikili eğitim yapan okullardaki yöneticilerin mağduriyeti, iki gün derse girmeyene geri kalan üç günde ek ders tahakkuk ettirmeyen çarpıklık ve ek ders dağılımındaki adaletsizliklere çözüm üretilmemiş, sorunlar yine ötelenmiştir" dedi.

Çelebi, bağış soruşturmaları yanlış bir adım olduğunu iddia ederek "Okullara herhangi bir bütçe gönderilmezken, devletin yükümlülüğünü yerine getirmemesi yüzünden okul aile birlikleri kanalıyla bağış adı altında velilerden alınan paralarla ilgili okul yöneticilerinin tamamının 'Bağış Genelgesi' ile hedefe konulmuş olması asla doğru olmamıştır. Okul yöneticilerini güven duyulmayan, inadına veliyi zora sokmaya çalışan, art niyetli çalışanlar olarak algılatan, veliler dahil herkesin gözünde değersizleştiren bu yaklaşımın yol açtığı tahribatın izlerinin silinmesi kolay olmayacaktır. Bağış soruşturmasının sonuçlarıyla birlikte iptal edilmesi bu olumsuz izi bir nebze ortadan kaldırabilecektir.

Yanlış yaklaşımlar ve söylemler öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasına hizmet etmiştir. Eğitim yönetiminin görevi ve eğitime yapılan yatırımların amacı; öğretmenin önündeki bariyerleri ve ortaya çıkan problemleri kaldırmak, işi kolaylaştırmak ve verilen eğitiminin niteliğini artıracak adımları ortaya koymaktır. Eğitimin kalitesi, öğretmenin moral ve değeri kadardır. Gerek siyasilerce gerekse bakanlıkça sarf edilen, eğitimcileri değersizleştiren söylemlerin geride bırakılan dönemde kalması gerekmektedir. Eğitimciler, sorumlu makamların sorunlu makamlar olmaması gerektiğini düşünmekte ve oluşturulan tahribatın telafi edilmesini beklemektedir" dedi.

Atama bekleyen öğretmen adaylarının beklentileri yine karşılanmadığını işaret eden Çelebi şöyle devam etti; "Ataması yapılmayan öğretmenler atama beklerken, öğretmen açığı ücretli/vekil öğretmenlerle giderilmeye devam etmektedir. Öğretmen açığı, palyatif yöntemlerle giderilmeye çalışılarak, açık adeta gizlenmektedir. Ataması yapılmayan öğretmenlerin kadrolu atanma taleplerine duyarsız kalınmamalı ve yeni öğretmen alımı için bir an önce takvim ilan edilmelidir. İkinci döneme ilişkin yeni öğretmen alımı yapılmalı ve derslikler, ücretli öğretmenler yerine ataması yapılmayan öğretmenlerle buluşturulmalıdır."

Zorunlu kesintisiz eğitimin gündeme alınması önemli olduğunu ifade eden Ömer Faruk Çelebi, " 28 Şubat'ın dayatmasıyla ilk ve orta kısımların ilköğretim adı altında zorunlu kesintisiz 8 yıl şeklinde birleştirilmesi, geride bıraktığımız 13 yılda en çok tartışılan konuların başında gelmiştir. Fizyolojik, pedagojik ve sosyal açıdan yanlışlığı tartışma götürmeyen 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatması, 'siyasi hayatıma mal olsa dahi yapacağım' diyenlerin siyasi hayatını bitirmekle beraber sanayide çırak, mesleki eğitimde yönlendirme gibi önemli hususları da bitirme noktasına getirmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın en üst danışma kurulu olan 18. Milli Eğitim Şurası'nda da kararlaştırılan kesintili 13 yıllık eğitimin, içinde bulunduğumuz eğitim-öğretim yılının birinci döneminin son günlerinde gündeme alınmış olması önemlidir. Mesleki eğitime ağır darbe vuran, iş dünyasının meslek lisesi memleket meselesi diye sloganlaştırarak çözüm beklediği en önemli problem, şüphesiz katsayı problemi olmuştur. 28 Şubat'ta MGK kararlarıyla dayatılan ve devamında yaptırılan düzenlemelerle eğitime giydirilen deli gömleklerinden olan meslek liselerinin aleyhine uygulanan katsayı sorununun, birinci dönemle birlikte geride kalması, şüphesiz YÖK'ün attığı en önemli adım olmuştur" dedi. - DÜZCE

Kaynak: İHA

Son Dakika Yerel Eğitim-Bir-Sen 2011-2012 Eğitim Öretim Yılı Birinci Dönemini Değerlendirdi - Son Dakika


Advertisement