Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Başkanı İlhan Metin, "Nükleer santral değil, enerji kaynaklarımızı kamu yararına devreye sokmak, enerji verimliliğini gerçek anlamda hayata geçirmek, enerjide toplumsal adaleti ve hukuku yaratmak zamanıdır" dedi.
Metin, yaptığı yazılı açıklamada, 11 Mart 2011'de Japonya'daki depremin ardından Fukuşima Nükleer Santrali'nde dünyanın en büyük nükleer felaketlerinden birinin meydana geldiğini anımsattı. Felaketin insan ve çevre sağlığı üzerine etkileri hakkında kesin bir veriye ulaşmak için aradan bir yıl geçmiş olmasına rağmen hala erken olduğunu kaydeden Metin, felaketin ardından 10 kilometre çapındaki alanda 90 bine yakın, 22 kilometre çapındaki alanda ise 200 bine yakın kişinin tahliye edildiğine değindi.
Fukuşima Nükleer Santrali kazası sonrası radyasyon bulaşmış toprağın halen temizlenmeye çalışıldığını anlatan Metin, Fukuşima sonrası bir çok ülkede nükleer santral karşıtı eylemlerin sonuç verdiğini, Alman hükümetinin 2022'ye kadar tüm nükleer santrallerini kapatacağını duyurduğunu hatırlattı. İtalya, İsviçre gibi ülkelerin yaşanan felaketten sonra nükleer enerji reaktörlerini kapatma kararı aldıklarına dikkati çeken Metin, açıklamasında şunları kaydetti:
"Ülkemizde ise Akkuyu Nükleer Santrali yapımı işinde ısrar edilmektedir. Uluslararası anlaşmayla Rus şirketinin vergi vermeyeceği, hissesinin yüzde 51'in altına düşmeyeceği, istediğinde ilave arazi alabileceği ve daha önce hiçbir yerde denenmemiş olan VVER-1200 tipi nükleer santralin atıklarının ne olacağı sorusu ortada duran ve bütün sonuçlarından ülkemizin zarar göreceği bir anlaşma bizlere dayatılmıştır."
Nükleer santrallerin, "kirli, pahalı, atık sorunu çözülememiş, riskli enerji kaynağı" olduğunu savunan İlhan Metin, açıklamasına şöyle devam etti:
" Türkiye'nin nükleer teknoloji ve nükleer santral sahibi olacağı iddiaları tamamen kandırmacadır. Yapılan anlaşma ile Türkiye değil, Rusya Türkiye'de nükleer santral sahibi olacaktır. Nükleer santrallerden ucuz elektrik sağlanamamaktır. Nitekim ülkemiz için önerilen fiyat da diğer kaynaklardan elektrik üretim maliyetini katlamaktadır. Enerji üretiminde her zaman doğru seçenekler vardır. Bütün mesele yenilenebilir enerji kaynaklarımızı öne çıkaran doğru bir planlama ve kamusal anlayışın yaratılması, mevcut kaynaklarımızın çevreye uyumlu bir şekilde değerlendirilmesidir. Enerji alanında yaşanan özelleştirmeler ile Türkiye, enerji yönetim erkini ulusal ve uluslararası sermayenin çıkarlarına teslim etmiştir. Şimdi nükleer santral değil, enerji kaynaklarımızı kamu yararına devreye sokmak, enerji verimliliğini gerçek anlamda hayata geçirmek, enerjide toplumsal adaleti ve hukuku yaratmak zamanıdır."
- ANTALYA
Son Dakika › Yerel › Japonya'daki Depremin Yıl Dönümü - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.