Haber: Gençağa KARAFAZLI
(ORDU) - Ordu'nun Korgan ilçesine bağlı Çobantepe Yaylası'nda yapılmak istenen altın madeni sondajı bir kez daha protesto edildi. Çok sayıda kişinin katılımıyla soğuk havaya rağmen düzenlenen eylemde yapılan açıklamada, "Ruhsat alanı sahibi şirket, İdare Mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma ve sonrasındaki iptal kararına rağmen, yeniden sondaj çalışmalarına başlama girişimindeymiş. Uyarıyoruz, mahkemeden karar çıkana kadar sizi bu alana sokmayacağız, sondaj yaptırmayacağız" denildi.
Aybastı Perşembe Yaylası'nı da etkilemesi beklenen projeye karşı bölge halkı, sivil toplum kuruluşları ve siyasi temsilciler bir araya gelerek tepkilerini dile getirdi. Daha önce durdurulan sondaj çalışmalarının yeniden başlatılmak istendiği iddiaları üzerine yapılan basın açıklamasında, doğa ve yaşam alanlarının korunması için kararlılık vurgusu öne çıktı.
Korgan ilçesi Çobantepe Yaylası'nda altın madeni için yapılmak istenen sondaj çalışmasıyla ilgili Mera Kurulu'nun onay veren kararına karşı dava açılmıştı. Ordu İdare Mahkemesi tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti gelmeden şirketin yeniden çalışma yapma girişimi olduğu iddiası üzerine Ordu Çevre Derneği ve Aybastı Korgan Kabataş Yaylalarını Koruma Platformu'nun çağrısıyla Çobantepe Yaylası'nda kar ve soğuğa rağmen basın açıklaması yapıldı.
Eyleme CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Gürgentepe Belediye Başkanı Cemil Coşkun, Kabataş Belediye Başkanı Bülent Güney ile CHP, SOL Parti, EMEP, Saadet Partisi, İYİ Parti, Yeşil Sol Parti, KESK, Ünye Çevre Platformu, Fatsa Doğa ve Çevre Derneği, Tüm Köy Sen, Dev Emekli Sen, KESK, Ordu Alevi Kültür Dernegi, TEMA, Ormancılar Derneği, Sağlıklı Yaşam Derneği ve Mesudiye Çevre Derneği üyeleri de destek verdi.
"Doğamızı, geleceğimizi savunmaya devam edeceğiz"
Ordu Çevre Derneği ve Aybastı Korgan Kabataş Yaylalarını Koruma Platformu adına basın açıklamasını Ordu Çevre Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Türkmen okudu. Açıklamada şunlar kaydedildi:
"18 ay önce Korgan ilçemiz sınırları içindeki alanda, Perşembe Yaylamızı, mendereslerimizi, Çiseli Şelalemizi ve su kaynaklarımızı doğrudan etkileyecek, maden işletmesi ve rezerv tespiti amaçlı sondaj çalışması yapılmaktayken, duyarlılığınız ve direncimiz sayesinde başlattığımız karşı duruşu sonrasında, önce doğa talancılarını uzaklaştırmış, aynı süreçte devam eden hukuk mücadelemizle de 'sondaj için de Çevresel Etki Değerlendirmesi kararı alınması' gerektiğinden bahisle açtığımız davamız iptal kararıyla lehimize sonuçlanmıştır."
İdare Mahkemesi kararının davalı Ordu Valiliği ve şirket tarafından temyiz edilmesi sonrası, Danıştay tarafından 'davaya konu alanda, uzman bilirkişilerin de hazır olduğu keşif yapıldıktan ve bilirkişi raporu alındıktan sonra hüküm vermelisiniz' biçimi ile iptal kararı bozulmuş ve Ordu İdare Mahkemesi'nde dava yeniden görülmeye ve keşif hazırlıklarına başlanılmıştır. İşte bu aşamada duymaktayız ki ruhsat alanı sahibi şirket, İdare Mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma kararına ve sonrasındaki iptal kararına rağmen, yeniden sondaj çalışmalarına başlama girişimindeymiş. Uyarıyoruz, mahkemeden karar çıkana kadar sizi bu alana sokmayacağız, sondaj yaptırmayacağız. Yaşam alanlarımızı, doğduğumuz, büyüdüğümüz, doyduğumuz toprağımızı, içtiğimiz suyumuzu, soluduğumuz havayı bizden alıp, ruhsatlandırıp, yerli ve yabancı şirketlere yok pahasına ihale edip, halkı yok sayan siyasi iradeye sormak isteriz. Sadece burada değil, Türkiye genelinde yapılmasının önünü açtığınız sömürge madenciliğinde, üstün kamu yararı verdiğiniz kararın neresinde? Toprağımızın, doğamızın, yaşam alanlarımızın altını üstüne getiren madencilikten devletin aldığı payın yüzde 2 ile yüzde 4 arasında olduğunu bilmez misiniz? Tarumar edilmiş toprağımız, onulmaz biçimde yok edilmiş doğamız bize kalacak. Bu mu kamu yararı?"
Açıklamada, yöre insanının yurdundan edildiği, göçe zorlandığı ifade edildi. Faaliyetle Perşembe Yaylası'ndaki turizm potansiyelinin, bölgedeki mera alanlarının, hayvancılıkla geçimini sağlayan insanların yok edildiği belirtilerek, "Bu topraklar, birilerinin çiftliği değildir. Bu topraklar, üzerinde yaşayanlara aittir. Bu topraklar, paraya çevrilecek meta değil, hayattır" denildi.
Ünye Çevre Platformu Sözcüsü Serap Ersöz de "Perşembe Yaylası'nın yalnızca bir turizm alanı değil; suyun, toprağın, canlıların ve insan emeğinin iç içe geçtiği bir yaşam alanıdır. Bu nedenle değerini sadece görsel cazibesiyle tanımlamak eksik bir yaklaşımdır. Planlanan maden arama ve sondaj çalışmaları ise su kaynakları, meralar ve ekolojik denge üzerinde geri dönülmesi zor tahribat riskleri taşımaktadır" dedi.
Tüm Köy Sen Ordu Şube Başkanı Zekayi Sağra ise, "İddialı olduğumuz ürünlerde bile ithalatcı duruma düşüren hükümet uluslararası maden ve enerji şirketlerine Karadeniz'in fındığını ve tarımını ufak komisyonlar karşılığında heba etmektedir. Bu yapılanlar ülkeye ihanettir. Ülkenin değerlerini ganimet olarak gören bir anlayışla karşı karşıyayız. Bölgenin fındık üreticileri olarak bugün bu kıyıma, saldırıya karşı çıkmak her üreticinin namus borcudur" diye konuştu.
Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Başkan Yardımcısı Alaaddin Yılmazer de, "Ordu ili Fatsa ilçesinde işletilen altın madeninde gördüğümüz ağır metal kirliliği ve bölgede yaşanan felaketin Ordu iline yayılmaması için köylülerimizle birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.
Dev Emekli Sen'den Sırrı Yumbul, "Yaylamızı, suyumuzu, meramızı koruyacağız"; EMEP Yönetim Kurulu Üyesi Bahri Dinç ise, "Halkın tepkisi büyük. Yaylasına, merasına, tarım alanlarına sahip çıkmak için mücadele ediyoruz. Sorun ülkenin her karış toprağında yaşanıyor. Bu nedenle parti olarak birleşik mücadeleyi önemsiyoruz" diye konuştu.
Son Dakika › Yerel › Ordu'nun Çobantepe Yaylası'nda Yapılmak İstenen Maden Sondajı Protesto Edildi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?