STK'lar: 17 Aralık Operasyonu Darbedir! - Son Dakika
Son Dakika Logo

STK'lar: 17 Aralık Operasyonu Darbedir!

STK\'lar: 17 Aralık Operasyonu Darbedir!
02.01.2014 11:27

Şanlıurfa'da bir araya gelen Sivil Toplum Kuruluşları ortak bir basın açıklaması düzenleyerek '17 Aralık Operasyonu'nu darbe girişimine benzetti.

Şanlıurfa'daki Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Ahmet Bahçıvan İş Merkezi'nde bir araya gelerek 17 aralıkta yapılan eş zamanlı yolsuzluk operasyonunu, Türkiye'nin son 10 yılda elde ettiği kazanımlarına karşı bir tehdit olarak değerlendirdi. Aralarında Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) Şanlıurfa İl Başkanı Mahmut Atçı, İnsan Hakları ve Mazlum İnsanlar için Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Şanlıurfa Şubesi Başkanı Meral Dervişoğlu, Şanlıurfa Suriye İnsani Yardım Platformu Başkanı Osman Gerem, Elbirliği Derneği Başkanı Handan Karataş ve çok sayıda STK temsilcisinin ve yöneticisinin destek verdiği eylem düzenlendi.

Grup adına basın açıklaması yapan Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Şanlıurfa Şubesi Başkanı İbrahim Coşkun, Türkiye'nin her 10 yılda bir dolaylı veya doğrudan darbelerle yeniden şekillendirilmeye çalışanların olduğunu ve 17 aralıktaki bu operasyonun da bunun bir parçası olduğunu belirtti. STK temsilcilerinin ülkeyi kaos ortamına sürüklemek isteyenlere karşı alkışlı yaptığı protesto da konuşan Coşkun, "Türkiye'nin her on yılda bir, direk veya dolaylı darbelerle dizayn edilmeye çalışılması 'Eski Türkiye' sevdalılarının tarihin çöp sepetine atılan bir iktidar rüyasıydı. 2003-2004 yıllarından itibaren Yeni Türkiye'nin inşa edilmesi için atılan her adımın bir tertiple durdurulmaya çalışıldığını bu millet çok iyi hatırlıyor. Millet bu tarihlerden önce de oynanan oyunları çok iyi gördüğü ve bir daha postallıların tahakkümü altında yaşamayı istemediği için iradesine sahip çıkıyor" dedi.

ESKİ TÜRKİYE ÖZLEMİ
"Son günlerde 'Eski Türkiye'nin özlemini kuran kimi odaklar, yeni tertipler kurarak Türkiye'nin yakalamaya çalıştığı huzur ve güven ortamını, kalkınma hedeflerini, uluslararası arenadaki tercihlerini, savunma sanayisindeki bağımsızlık ideallerini baltalamak için devreye girdiler" diyen Coşkun, "Yolsuzluk bu milletin kültürel ve manevi kodlarından dolayı tahammül edemeyeceği en önemli hususlardandır. Bu topraklar üzerinde yaşayan milletin hiçbir ferdi yolsuzluğu hoş görmez, sineye çekmez. Bu konuda suçluluğu ispatlanan herkesin en ağır cezaları almaları gerekmektedir. Ancak yaşanan olayların tertip şekli, birleştirilen soruşturmalar, toplum mühendisliği çalışmasının sonucu olarak ortaya çıktığı belli olan ayakkabı kutusu algısı ve sürekli bir şekilde yazılı, görsel, sosyal medya üzerinden pompalanan itibarsızlaştırma çalışmaları, yargı mensuplarının yürütme alanına giren konularda bildiri yayınlamaları, yapılmaya çalışılan darbenin boyutlarını göstermektedir. 10 yıldan beridir hemen her alanda elde edilen kazanımların tehdit edilmesi, son bir iki haftada Türkiye'nin uğradığı zarar ve her şeyden önemlisi vatandaşın kafasında yer eden "Cemaat-Ak Parti" mücadelesi algısı tamiri mümkün olmayacak boyutlara ulaşmıştır" diye konuştu.

'ÇÖZÜM SÜRECİ ENGELLENMEK İSTENİYOR'
Yapılan operasyonların Kürt meselesinin çözümü ve diğer yurttaşlık temelli çalışmaların sekteye uğratılmasına yönelik olduğunu belirten Coşkun, "Tüm bunlarla beraber özelde bölgemizin, genelde ise Türkiye'nin en büyük projesi olan Kürt meselesinin çözülmesi ve eşit yurttaşlık temelli kardeşlik çalışmalarını sekteye uğratmak için aylardan beridir çeşitli provokasyonlarla sahada çalışanlar, şimdi bu kirli operasyonla önemli bir fırsat yakaladıklarını zannediyorlar. Bu odakların amacı Türkiye'yi 2001 yılındaki kriz dönemlerine geri götürmek, her gün onlarca insanın hayatını kaybettiği çatışma ortamını hortlatmak, dış siyasette yakalanan imajı yerle bir etmek, 10 yıldır milletin alın teriyle ilmek ilmek döşenen yatırımları ve normalleşme adımlarını değersizleştirmek ve en önemlisi millet iradesinin temsil görevini üstlenen Hükümeti devirmektir. Gezi olaylarından çok önce hazırladıkları ancak Gezi olaylarında provasını yaptıkları elbiseyi, şimdi üzerimize giydirmeye çalışıyorlar. Ama şunu unutmuş olmalılar ki, artık herkes kendi giyeceği elbiseyi kendisi dikiyor. İpliği biz, kumaşı biz, makinesi biz... Üzerimize elbise yakıştırmaya çalışanların amacının bedenimizi örtmek değil, bedenimize hükmetmek olduğunu çok iyi biliyoruz" diye kaydetti.

'HEDEF TÜRKİYE'DİR'
Operasyonun barış sürecini ve Türkiye'nin istikrarını bozmayı hedeflediğin kaydeden Coşkun sözlerini şöyle tamamladı: "Demokrasinin en önemli aygıtlarından olan seçim sandığından korkan tüm odakların amacı seçim sandığı kurulmadan bu işi bitirmek. Çünkü çok iyi biliyorlar ki, seçim sandığı kurulursa eğer, millet bundan öncekilerde olduğu gibi bu oyunu da bozar. Bu yüzden Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şubesi olarak diyoruz ki, bu kirli tezgâhın hedefi şu veya bu değildir. Hedef, barış sürecidir, istikrardır, başörtülülerin kurumlardan kovulmasıdır, hedef Kürtler, Türkler, Araplar, Çerkezlerdir, hedef Mısır'dır, Suriye'dir, Irak'tır, İran'dır ve evet dostlar hedef Türkiye'dir. Bugün bu kirli tezgâha, bu büyük operasyona karşı durmak Türkiye'nin geleceğine sahip çıkmak, milli iradeyi hâkim kılmak, barış sürecini ve eşit yurttaşlık temelinde kardeşliği kadim hale getirmektir. Diğer türlü bugün bu oyunu kuranların oyunun sonunu da hesapladıkları unutulmamalıdır. Birlikte mücadele edersek, sadece Türkiye'yi hedef alan küresel operasyonu değil, bütün dünyayı hedef almış küresel sömürü düzenini de deşifre etmiş olacağız." Yapılan basın açıklamasının ardın toplanan grup beş dakikalık oturma eylemi ve alkışlardan sonra sessizce dağıldı.
(Kaynak: Gazeteipekyol)

Kaynak: Temsilci

Son Dakika Yerel STK'lar: 17 Aralık Operasyonu Darbedir! - Son Dakika


Advertisement