Vatan Partisi Bilecik İl Örgütü, sempozyuma 'yeni Nursi açılımı' uyarısında bulundu

Vatan Partisi Bilecik İl Örgütü, İstanbul'da düzenlenen 13'üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'na devlet kurumlarının destek vermesini eleştirdi. İl Başkan Yardımcısı Feyzi Köse, 'Dünün FETÖ'sü yerine yeni bir Nursi açılımı mı yapılandırılıyor?' diye sordu.
Haber: Gökay ŞİMŞEK
(BİLECİK) - Vatan Partisi Bilecik İl Örgütü, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından "Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler" temasıyla İstanbul'da düzenlenen 13'üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'na tepki gösterdi. İl Başkan Yardımcısı Feyzi Köse, sempozyuma devlet kurumlarının destek vermesini eleştirerek, "Şimdi dünün FETÖ'sü yerine yeni bir Nursi açılımı mı yapılandırılıyor? Hiç mi ders almıyoruz" ifadelerini kullandı.
Vatan Partisi Bilecik İl Başkanlığı, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından İstanbul'da "Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler" temasıyla düzenlenen 13'üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyomu'na Atatürk Parkı'nda yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. İl Başkan Yardımcısı Feyzi Köse, devletin tüm kurumları sempozyum için seferber olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Kimdir bu Said-i Nursi? Kendisine, 'Zamanın harikası, çağın eşsiz kişisi' diyen, kaleme aldığı Risale-i Nur kitapları için açık açık Allah tarafından kendisine yazdırıldığı imasında bulunan, kitaplarını Kur'an-ı Kerim'in anahtarı mertebesine koyan, hatta iman hakikatlerini yeniden ortaya koymak için ilahi olarak görevlendirildiğini iddia edecek kadar ölçüyü kaçıran bir din istismarcısıdır. Hayatı boyunca Cumhuriyetimize, Atatürk'ümüze dil uzatmış, deccal, süfyan demiş ve defalarca devlete karşı faaliyetleri sebebiyle mahküm olmuş. Fethullah Gülen'e ideolojik temel oluşturmuş, Hristiyan din adamlarıyla diyaloğun ilk başlatıcısı olmuş, emperyalizmin kullandığı bir zattır" dedi.
"MİYARLARCA DOLAR TUTARINDA PARA BİR AVUÇ KİŞİYE PEŞKEŞ ÇEKİLDİ"
Dinler arası diyaloğun Büyük Orta Doğu Projesi ve ılımlı İslam modelinin ideolojik aracı olduğunu söyleyen Köse, şöyle devam etti:
"Türkiye bu projenin bedelini 15-16 Temmuz darbe girişiminde ağır bir biçimde ödemişti. Şimdi dünün FETÖ'sü yerine yeni bir Nursi açılımı mı yapılandırılıyor? Hiç mi ders almıyoruz? Ülkemiz içeride bin bir ekonomik sorunla uğraşırken, insanlarımız iş ve AŞ için çileler çekerken, asgari ücretin asgari yaşam şartlarını karşılamadığı, enflasyonun her gün arttığı, zamların zulüm derecesine vardığı koşullarda bir de karşımıza fon krizi çıktı. Milyarlarca dolar tutarında para bir avuç kişiye peşkeş çekildi. Amerikan emperyalizmi ve İsrail siyonizmi insanlık dışı zulümleri, soykırımları tüm mazlumlara pervasızca uygularken, dünya sağır, kör ve dilsiz davranırken, ülkemiz kuzeyden Ukrayna'nın, batıdan Yunanistan'ın, güneyden Kıbrıs Rum Yönetimi'nin ABD-İsrail-Avrupa Birliği ittifakı ile kuşatılırken, ülkemiz ve Mavi Vatan'ımız tehlike altındayken bizler ne yapıyoruz?
"SAİD-İ NURSİ ÇİZGİSİNE DEVLET DESTEĞİ SAĞLANARAK TÜRKİYE'NİN BİRLİĞİ VE BAĞIMSIZLIĞI SAĞLANAMAZ"
Kriz küreselse çözümün ortak zemini tüm insanlığı kapsamalıdır. Filistinli çocuğun hakkını hukukunu ararken, İranlının, Ukraynalının, Rus'un, Venezuelalının, Yemenlinin, Afrikalı insanın da yaşamı aynı değerdedir. Öyleyse dünya ölçeğinde kurulacak çözümlerin ortak dili herhangi bir inanç grubunun sınırlarında kalmamalıdır. İşçinin hakkını koruyacak, kadının, çocuğun güvenliğini sağlayacak, aileyi koruyacak, insan onurunu savunacak, savaşın ve sömürünün, yani Batı ve Amerikan emperyalizmine, İsrail siyonizmine dur diyecek, kimsenin diline, dinine, milletine bakmadan aynı hukuk ölçüsünde uygulamalar yapacak uluslararası çözüm önerilerine ve mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Said-i Nursi çizgisine devlet desteği sağlanarak Türkiye'nin birliği ve bağımsızlığı sağlanamaz. Buradan AKP hükümetine sesleniyoruz; eğer Said-i Nursi'den medet umuyorsanız çok yanlış bir yoldasınız. Cumhuriyetimizin birikimini cemaatlerin siyasi itibarına feda ederek çıkış bulamazsınız. Said-i Nursi ile mi birleştireceksiniz iç cepheyi? Tam tersine ancak iç cepheyi parçalarsınız."