Başbakan Taçi'ye Uyuşturucu Kaçakçılığı Ve Organ Ticareti Suçlaması - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Başbakan Taçi'ye Uyuşturucu Kaçakçılığı Ve Organ Ticareti Suçlaması

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Başbakan Taçi\'ye Uyuşturucu Kaçakçılığı Ve Organ Ticareti Suçlaması

Kosova Başbakanı Haçim Taçi Başta Olmak Üzere ve Kosova Kurtuluş Ordusu'nun Eski Liderleri Uyuşturucu Kaçakçılığı ve Organ Ticaretiyle Suçlandı.

İsviçreli senatör Dick Marty'nin Avrupa Konseyi için iki yıllık bir çalışma sonucu hazırladığı raporda Kosova Başbakanı Haçim Taçi başta olmak üzere ve Kosova Kurtuluş Ordusu'nun eski liderleri uyuşturucu kaçakçılığı ve organ ticaretiyle suçlandı. Raporda, içinde Haşim Taçi'nin liderliğini yaptığı Drenica adlı bir grubun, uyuşturucu ve organ ticaretinde büyük rol oynadığı ileri sürülürken Kosova?da başlayan organ kaçakçılığı davası ve Türk doktor Yusuf Sönmez'e de yer verildi.Rapor, İngiltere?de büyük yankı uyandırırken, BBC ve bugünkü İngiliz gazetelerinde geniş yer aldı. Senatör Dick Marty'nin hazırladığı Amerikan Federal Araştırma Bürosu FBI ve diğer istihbarat kaynaklarına dayandırılan raporda, Taçi'nin eroin ticaretinde kontrolü elinde tuttuğu öne sürüldü. Raporda, Taçi'nin yakın adamlarının da, savaştan sonra ellerindeki bazı Sırp mahkûmları Arnavutluk'a götürdüğü ve burada öldürüp, kurbanların organlarını sattığı ileri sürüldü.

İsviçreli senatör Dick Marty'nin iki yıllık çalışma sonucu hazırladığı; yarın Avrupa Konseyi'ne sunulacak raporda Taçi, 1999'daki savaşa uzanan süreçte suç dünyasındaki faaliyetlerine başlayan ve o dönemden bu yana ülke yönetiminde ağırlığı bulunan bir şebekenin lideri olarak gösterildi. ABD Federal Araştırma Bürosu FBI ve diğer istihbarat kaynaklarına dayandırılan raporda, Taçi'nin eroin ticaretinde kontrolü elinde tuttuğu savunuldu. Taçi'nin yakın adamlarının da, savaştan sonra ellerindeki bazı Sırp mahkûmları Arnavutluk'a götürdüğü ve burada öldürüp, kurbanların organlarını sattığı iddialar arasında yer aldı.

Pazar günü yapılan seçimden zaferle çıkan Başbakan Taçi, 1999'daki savaşa uzanan süreçte suç dünyasındaki faaliyetlerine başlayan ve o dönemden bu yana ülke yönetiminde ağırlığı bulunan bir şebekenin lideri olarak tanımlandı. Raporda ?Medicus? adlı kliniğin 10 yıldan uzun bir süreden bu yana, Taçi'yle yakın bağları bulunan organize suç örgütleriyle ilişkili olduğu ileri sürüldü. Kosova Kurtuluş Ordusu UÇK'nın içinde Haşim Taçi'nin liderliğini yaptığı Drenica adlı bir grubun, uyuşturucu ve organ ticaretinde büyük rol oynadığı ifade edildi.

TÜRK DOKTOR BAŞROLDE

İngiliz Guardian gazetesi raporda yer alan Başbakan Taçi'nin yakın adamlarının da, savaştan sonra ellerindeki bazı Sırp mahkumları Arnavutluk'a götürdüğü ve burada öldürüp, kurbanların organlarını sattığı iddiasını yayınlandı. Gazete Kosova'nın başkenti Priştine'de başlayan organ kaçakçılığı davasına da yer verildi. Türk vatandaşı 23 yaşındaki Yılman Altun'un 2 yıl önce Kosova'da İstanbul uçağını beklerken gümrük görevlilerinin önünde bayıldığı, karnındaki ameliyat izini gören polisin, Medicus adlı bir kliniğe baskın düzenledi.

İddianameye göre, hem Altun, hem de böbreği satın alan İsrail vatandaşı Bezalel Şafran, ameliyatta Türk doktor Yusuf Sönmez'in yer aldığını söyledi. Guardian'ın haberinde Sönmez, "dünyanın en tanınmış organ kaçakçılarından biri" olarak nitelendirildi. Avrupa Konseyi'ne sunulacak raporda da Medicus adlı kliniğin on yıldan uzun bir süredir, Taçi'yle yakın bağları bulunan organize suç örgütleriyle ilişkili olduğu ifade edildi. Kosova Kurtuluş Ordusu UÇK'nın içinde Haşim Taçi'nin liderliğini yaptığı Drenica adlı bir grubun, uyuşturucu ve organ ticaretinde büyük rol oynadığı ileri sürüldü. Bu grubun bazı üyelerinin de bugün Kosova yönetiminde önemli görevler üstlendiği kaydedildi. Bu grubun bazı üyelerinin de bugün Kosova yönetiminde önemli görevler üstlendiği savunuldu. Kosova hükümeti, 'iftira' olarak tanımladığı iddialar konusunda hukuki ve siyasi adımlar atacağını bildirdi. İngiliz Times gazetesi, Başbakan Taçi hakkındaki iddialarla ilgili bugün bir analiz yazısı yayınladı. David Charter imzalı makalede, raporun Kosova devletinin meşruiyetini tehdit ettiği belirtilirken şöyle denildi: 'Kosova'nın devlet statüsünden bir geri dönüş olmayacak ama Marty'nin raporu, bir ulusun doğuşunun artık romantik bir şekilde anlatılamayacağı anlamına geliyor. Taçi'nin yaptıkları, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve bağımsız bir Kosova'ya destek veren diğerleri tarafından bilerek ve isteyerek görmezden gelindi. Çünkü yeni bir devlet için güçlü bir lidere ihtiyaçları vardı. Şimdi Washinton ve Londra'da dâhil olmak üzere diğer başkentlerin bir isyancıyı siyasi lidere dönüştürmek ve Taçi'nin yasadışı faaliyetlerini resmi tarihten silmek için ne kadar baskı yaptıkları konusunda sorular sorulacak. Kosova'nın meşruiyeti için vereceği asıl sınav, yeni devletin Taçi ve diğer üst düzey politikacılardan hesap sormaya ne ölçüde hazır bulunduğu konusunda olacak'.

Kaynak: DHA