Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Seçimler geldi, hükümet yine kesenin ağzını açacak" şeklinde yorumlar yapıldığını belirterek, "Bu bizim girdiğimiz ilk seçim değil. Mali disiplinden asla taviz vermedik. Önümüzdeki dönemde de aynı devam edecek. Bundan kimsenin şüphesi olmasın" dedi.
Anadolu Ajansı'nın (AA) resmi iletişim sponsoru olduğu ve "Kalıcı Büyümenin Finansmanı" temasının işlendiği 4. İstanbul Finans Zirvesi'nde konuşan Babacan, 2008'de çok ciddi reformlar yaptıklarını belirterek, finans sistemi ve kamu mali yapısıyla ilgili konularda zamanında alınan önlemler sayesinde Türkiye'nin ekonomisini ve bünyesini sağlamlaştırdığını söyledi.
Bütçe disiplinin tavizsiz bir şekilde devam ettirdiklerini anlatan Babacan, bu sayede Türkiye'nin borcunun milli gelire oranının yüzde 46,1'den yüzde 36'ya düştüğünü söyledi.
Babacan, gelecek dönemde de bu bütçe disiplininin devam edeceğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Bu aralar yorumlar yapılamaya başladı. 'Seçimler geldi. Hükümet yine kesenin ağzını açacak' deniyor. Bu bizim girdiğimiz ilk seçim değil. Türkiye 2007, 2011'de genel seçimlerden geçti. 2004 ve 2009'da yerel seçimlerden geçti. Çok sayıda referandum yaptık. Biz mali disiplinden asla taviz vermedik. Önümüzdeki dönemde de aynı devam edecek. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bir yandan cari açığınız bir yandan da yüksek bütçe açığınız varsa bu çifte açık ülke ekonomileri açısından en önemli tehlike. Bizim cari açığımız yüksek, buna bir de bütçe açığını eklersek, Türkiye'nin ekonomik ve finansal istikrarı zarar görebilir. "
-"Yeni Orta Vadeli Program Kurban Bayramı'ndan önce açıklanacak"
Babacan, yeni Orta Vadeli Program üzerinde çalıştıklarını dile getirerek, "Kurban bayramından önce bu programı açıklayacağız. Böylece önümüzdeki döneme yönelik politikamız daha net bir şekilde ortaya konmuş olacak" dedi
Büyüme rakamlarına da değinen Babacan, "Sadece büyüme tablolarına baktığımız zaman tablo fena değil. Ama büyümenin kalitesiyle ilgili bazı endişelerimiz var. Kaliteli iyileştirme için daha fazla çaba harcamamız gerekecek. Türkiye olarak kazanıp sonra harcamamız gerekiyor. Sadece borçlanarak yaşanan bir refahın sürdürülebilir olmayacağını unutmamak lazım" diye konuştu.
Türkiye'nin büyümesinin bir diğer sonucunun istihdam olduğunu ifade eden Babacan, şunları kaydetti:
"2009' dan bu yana Türkiye'de oluşan istihdam 5 milyonu geçti. Bu sadece büyümenin bir sonucu değil, iyi hedeflenmiş istihdam politikalarının da bir sonucudur. Aynı zamanda gelir dağılımı düzeliyor ve yoksulluk göstergeleri daha iyiye gidiyor. Önümüzdeki dönemde de bağlı kalacağımız çok önemli temel ilkeler var. Bunlar, kurallı bir piyasa ekonomisi, özel sektörün öncülüğünde bir büyüme, fırsat eşitliği ile israf ekonomisinden verim ekonomisine geçmektir.
Cari açık dikkat etmemiz gereken bir alan olarak karşımızda. Bunun en önemli sebebi petrol ve doğal gazda dışarıya bağımlı olmamız. Ama suçu sadece petrol ve gaza atamayız. İran ile olan altın ticaretimiz hem dış ticaret istatistiklerinde hem de ödemeler dengesi ile ilgili verileri biraz farklılaştırıyor. Bu külçe altın ticaretini dışarı alıp, tabloya baktığımızda 2011'de cari açığın basamak basamak düştüğünü ve düşmeye devam ettiğini görüyoruz. "
- "Son dalgalanma bir çok ülkeyi olduğu gibi Türkiye'yi de etkiledi"
Babacan, cari açıkla ilgili yapısal alanda önemli adımlar atılması gerektiğine dikkati çekerek, dışa bağımlılığı azaltmak için özellikle enerji alanında yerli kaynaklara yönelinmesi gerektiğini kaydetti.
Bakan Babacan, 22 Mayıs'tan itibaren başlayan dalgalanmanın bir çok ülkeyi olduğu gibi Türkiye'yi de etkilediğini ifade ederek, "Gelişmekte olan ülkelerde sermaye çıkışının sınırlı, varlıkların yeninden yapılandığı bir dönemdeyiz. Türkiye gibi cari açığı olan ülkelerin bu son dalgalanmadan daha çok etkilendiğini görüyoruz. Ancak, finans sistemimizle ilgili sağlam konumumuz ve kamu maliyemizle ilgili dikkatli tutumumuz ve Merkez Bankası'nın zamanında atmış olduğu adımlar ülkemizin bu olanlardan etkilenmesini sınırlı tutacaktır " diye konuştu.
Babacan, bir süre daha bu dalgalanmanın devam edeceğine vurgu yaparak, sözlerini sürdürdü:
"Şimdi herkes heyecanla yarın Amerikan Merkez Bankası'nın ne açıklayacağını merak ediyor. Aslında Amerikan Merkez Bankası'nın gelecek 2-3 yıllık sürede ne yapacağı az çok belli. Yapacağı hiçbir şey sürpriz değil ama ne zaman ve hangi dozajda bunların yapılacağı tartışılıyor. Bütün bunlar artık ekonomi toparlanıyor ve 'normale dönüyoruz' un bir sonucu. Yeniden bir kriz havası var diye düşünememek lazım. Sıradışı bir dönemden normal bir dönem giderken bunlar yeni yön ve denge arayışıdır. Bunu böyle değerlendirmekte fayda var."
"Demokrasi ile ekonomi paralel yükselmek zorunda"
Babacan, ekonominin gereği neyse gözlerini kırpmadan yaptıklarını dile getirerek, "Herkesi dinliyoruz, her görüşü alıyoruz ama karar verme noktasına geldiğimiz zaman Türkiye için doğrusu ne ise yapılıyor. Sadece bugün için en iyisi değil, Türkiye'nin orta ve uzun vadede sıhhatli bir ekonomiye sahip olması için ne gerekiyorsa bugünden yapılıyor. 'Geleceğe sonra bakalım' demedik. Bundan sonra da demeyeceğiz" diye konuştu.
Gelecek dönemde Türkiye'nin en önemli sorunun eğitim olduğunu anlatan Babacan, eğitimde çok köklü adımların atılması gerektiğini kaydetti.
Babacan, inovasyon, markalaşma konusunda da Türkiye'nin önemli adımlar atmasının büyük önem taşıdığını, rekabet gücünün artması için reformların devam etmesi gerektiğini belirterek, bir başka adım atılması gereken konun ise yargı olduğunu söyledi.
Demokrasi ile ekonominin paralel yükselmek zorunda olduğunu anlatan Babacan, birinden biri geri kaldığında diğerini aşağı doğru çektiğini dile getirdi.
Babacan, İstanbul'un uluslararası bir finans merkezine dönüşmesini amaçladıklarını vurgulayarak, bu konuda önemli adımların atıldığını, bankacılık sektörünün aktif büyüklüğünün milli geliri geçtiğini vurguladı.
- Babacan, Anadolu Ajansı'nın standını da ziyaret etti
Konuşmasının ardından Babacan, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Şekerbank Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Basri Göktan, Aktif Bank Genel Müdürü Önder Halisdemir'e sponsorluklardan dolayı teşekkür plaketi verdi.
Daha sonra Babacan, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın da aralarında bulunduğu katılımcılar aile fotoğrafı çektirdi.
Bu arada Babacan, fuayedeki Anadolu Ajansı'nın standını da ziyaret ederek, AA'nın 100. Yıl Vizyonu çerçevesinde geliştirdiği AA Finans Haberleri Terminali'ndeki son gelişmelerle ilgili bilgi aldı.
- İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › 4. İstanbul Finans Zirvesi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.