Ekonomi Bakanı Çağlayan Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Ekonomi Bakanı Çağlayan Açıklaması

Ekonomi Bakanı Çağlayan Açıklaması
13.05.2013 14:42

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ortaya konulan teşvik politikalarının başarıya ulaşması için tüm kurum ve kuruluşların senkronize olması gerektiğini söyledi.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ortaya konulan teşvik politikalarının başarıya ulaşması için tüm kurum ve kuruluşların senkronize olması gerektiğini söyledi.

Çağlayan, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından hazırlanan "Türkiye-IMF İlişkilerinde Yeni Dönem" başlıklı analize ilişkin düzenlenen panelde konuşma yaptı.

ABD'de başlayan 2008 krizinin yaşandığı dönemde toplanan bir Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerinin kulağından hiç gitmediğini anlatan Çağlayan, Başbakan'ın o dönemde IMF olsa da olmasa da Türkiye'nin bu işin altından başarıyla kalkacağını söylediğini anımsattı.

Çağlayan, Türkiye'nin o dönemde ilk kez IMF reçetelerine karşı kendi reçetesini koyabildiğini vurgulayarak, o günün şartlarında hükümetin, STK'ların gazına gelmiş olunması durumunda bugün elde ettiği başarıları yakalayamayabileceğine işaret etti.

Türkiye'nin o dönemde böyle bir sıçramaya ihtiyaç duyduğunu kaydeden Çağlayan, "Türkiyede geçmişte üzerindeki baskılardan dolayı bir özgüven eksikliği vardı. Geçmişimizde hep çeşitli sıkıntı ve problemlerle karşı karşıya kaldık. Ama 2008 krizi Türkiye açısından şerlerden hayır çıkartılan bir dönem oldu. Özel sektörümüz kendisini denedi ve gördü, biz ekonomi ve devlet yönetiminin nasıl olacağını test ettik ve gördük. Tüm dünya Türkiye'yi test etti ve gördü" ifadelerini kullandı.

-"Çözüm süreci keşke 15 yıl önce yapılsaydı"-

Çağlayan, Türkiye'de sadece ekonomik değil demokratik standartlar konusunda da ciddi bir değişim ve dönüşüm yaşandığını söyledi.

Zenginliğin tek başın yeterli olmayacağının altını çizen Çağlayan,

"Zenginlik eğer tek başına yeterli olsaydı bugün Afrika ülkelerinde Tunus'ta Arap Baharı başlamaz ve bu ülkelerdeki bu değişim gerçekleşmezdi" dedi.

Bakan Çağlayan, insanların insan gibi, kardeşçe yaşadığı bir ülkeyi tesis ettiklerini belirterek, "Hükümetin ortaya koyduğu çözüm süreci keşke 15 yıl önce yapılsaydı. Keşke o tarihlerde var olan Kürt realitesini dışlamamış olsak veya pas geçmek için halının altına koymamış olsaydık. Keşke geçmişin liderleri bundan korkmasaydı, Tayyip Erdoğan kadar başarılı ve cesur olsaydı" diye konuştu.

Türkiye'nin geçmişte tabu olan konuları konuşur hale geldiğini söyleyen Çağlayan, bu konudaki kararlılıklarının devam edeceğini belirtti.

-"Türkiye'de uzun vade yarındı"

Ekonomi Bakanı Çağlayan, bundan 10 yıl önce her 100 kişiden 30 kişinin günlük gelirinin 4,3 doların altında olduğunu anımsatarak, bugün bu sayının 100 kişiden 2 kişiye düştüğünü dile getirdi.

Gelmiş oldukları noktanın yetmeyeceğini vurgulayan Çağlayan, "Bizim 2023 hedeflerimiz var. Tam buna adapte olmuşken Başbakanımız hedefi tekrar büyüttü bu sefer önümüze 2071 hedefi koydu. Bundan gurur duyuyorum. 2002 yılında bir televizyon programında bana yılı nasıl gördüğümü sordular. Dedim ki ben 10 dakika sonra ne olacağını dahi bilmiyorum dedim. Türkiye'de o zaman uzun vade yarındı ama bugün Türkiye 2023 projeksiyonu ve 2071 hedeflerini ortaya koyan bir ülke haline gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu.

Çağlayan, 30 Mart 2001 tarihinde Merkez Bankasının kasasında 18,4 milyar dolar toplam rezerv olduğunu, bugün ise söz konusu rakamın 135 milyar doları aştığını söyledi.

-Teşvik sistemimiz dünyanın en iddialı sistemlerinden biri-

Bakan Çağlayan, geçen yıl açıkladıkları teşvik sisteminin dünyanın en iddialı teşvik sistemlerinden biri olduğunu belirterek, "20 Hazirandan günümüze geldiğimizde 159 bin 402 kişiye istihdam, 68,3 milyar liralık sabit yatırım öngören 4 bin 269 teşvik belgesi Bakanlığımız tarafından verildi" bilgisini verdi.

Bu yılın ilk 3-4 ayına bakıldığında geçen yılın aynı dönemine göre karşılaştırılmayacak oranda önemli bir yatırım hamlesinin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde görüldüğünü kaydeden Çağlayan, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya ilk 3 ayda 2 milyar lira sabit yatırım tutarı öngörülüyor. Bunun 1,1 milyar lirasını sadece Bingöl'e. İstihdamda Diyarbakır'a, Siirt'e, Şanlıurfa'ya baktığımız zaman 6 katlık 10 katlık artış görüyoruz. Bu da bize çözüm süreciyle birlikte o bölgelere kayabilecek yatırımlar hakkında önemli müjde getiriyor" diye konuştu.

-Pazar çeşitlendirmesi 42 milyar dolar getirdi-

Çağlayan, dünyadaki ekonomik eksenin kaydığına dikkati çekerek, gelişmiş ülkelerin yerlerini yükselen pazarlara bıraktığını kaydetti.

Türkiye'nin de aralarında bulunduğu yükselen pazarların dünya ekonomisindeki payının de 50'ye geldiğini ifade eden Çağlayan, eskiden mal akımları kuzeyden güneye olurken, bugün ise güneyden güneye veya güneyden kuzeye olduğunu söyledi.

Çağlayan, gelecek 10 yılda Türkiye'nin de aralarında bulunduğu grubun dünya milli gelirinin 60'tan fazlasını oluşturacağını belirtti.

Kriz döneminde Türkiye'yi eksenini kaydırmakla suçlayanlar olduğunu hatırlatan Çağlayan, "Türkiye batıdaki varlığını her zaman korudu ve dünyanın her tarafıyla entegre oldu. Böyle olmasaydı geçen sene 152,5 milyar dolarlık ihracatı gerçekleştirebilir miydik, 97 ülkeye ihracat rekoru kırabilir miydik. Son 4 yılda pazar çeşitledirmesinin ihracatımıza getirmiş olduğu katkı 42 milyar dolardır. Böyle bir ortamda bizim eksenimiz belli" dedi.

-Tüm kurum ve kuruluşlar senkronize olmalı-

Bakan Çağlayan, ortaya konulan teşvik politikalarının olduğu bir dönemde Türkiye'nin tüm kurum ve kuruluşlarıyla senkronize olması gerektiğini dile getirdi.

Faizlerin düşmesini ısrarla söylerken, amacının Merkez Bankası'nı hedef almak olmadığını söyleyen Çağlayan, "Merkez Bankası bu yanlışı 1 yıl sonra düzeltti ve 1 ayda bunun etkisini gördü. Ancak tek başına Merkez Bankası'nın faizleri düşürmesi yetmez. Bunun ekonomiye nasıl yansıdığını görmek lazım. Bunun için de sadece Merkez Bankası değil, BDDK'nın da rol almasını, görevini yerine getirmesini söylemiştim. İyi ki söylemişim. BDDK şuanda doğru bir sürece girdi ama keşke ben söylemeden bunu yapabilseydi" ifadelerini kullandı.

Çağlayan, böyle bir ortamda BDDK'nın ve bankaların bu konuda senkronize hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.

Çağlayan, IMF için nasıl kendisini yeniden yapılandırması gerektiği söyleniyorsa, hatalı uygulamalardan dolayı itibarları azalmış olan bankacılık sisteminin, yeniden derleme ve toparlama için önünde bir fırsat olduğunu söyledi.

-Bu durum IMF için bir şans-

Çağlayan, IMF'nin Türkiye gibi yükselen pazarların daha fazla temsilcisinin içinde yer aldığı bir yapıya dönüşmesi gerektiğini vurgulayarak, "188 ülkenin üye olduğu bir kuruluş aradan geçen 66 yılda Batı Avrupa dışında bir başkan getirmemiş. Dünya ve Avrupa eskisi gibi değil, 5-10 yıl sonra bile kriz öncesine dönemeyecek şekilde olan Avrupa'nın yapısını, sistemini ve yönetim tarzını yeniden değerlendirmeli. Bu belki IMF açısından da bir fırsata olacak. IMF bu anlamda kendi yapılanmasını yeniden gözden geçirecektir" ifadelerini kullandı.

(Bitti) - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Ekonomi Bakanı Çağlayan Açıklaması - Son Dakika


Advertisement