Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, "İsveç ve Finlandiya'nın Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde desteklerine teşekkür ediyoruz. Bu ülkelerin davranışlarını da bazı ülkelerin örnek almasını temenni ediyorum" dedi.
Çağlayan, Finlandiya'nın Ankara Büyükelçisi Nina Vaskunlahti, İsveç'in Ankara Büyükelçisi Lars Wahlund ve şirketlerle öğle yemeğinde bir araya geldi.
Bakan Çağlayan, Türkiye'ye güvenen çeşitli ülkelere mensup firmaların temsilcileriyle bir araya geldiklerini anımsatarak, bu toplantıda 9. ve 10 ülkelerin firmalarıyla buluşmuş olduklarını söyledi.
Bu toplantının firmaların beklentilerini dile getirmeleri açısından önemli olacağını ifade eden Çağlayan, "Bir İsveç, Finlandiya firması ne ise bizim için Türk firması da odur" dedi.
Çağlayan, Bakanlığın 24 saat çalıştığını ve kapılarının herkese sonuna kadar açık olduğunu anlatarak, şunları aktardı:
"Arkadaşlarım kartvizitimi sizlere vermiştir. O kartvizitleri koleksiyon yapın diye vermedim, bana sorunlarınızı, taleplerinizi iletin diye verdim. Ben de sanayinin içinden gelen biriyim. Bürokratik engellerin mevzuatların ne olduğunu bilen biriyim. Yatırım kalitesini artırma noktasında çok önemli çalışmalar yapıyoruz."
Bakan Çağlayan, 2014'ün ilerleyen aylarında yapılması planlanan birçok eylemin 2013 sonuna kadar bitirileceğini anlatarak, "Toplantıya 10 İsveç, 8 Finlandiya sermayeli firmamız iştirak ediyor. Toplantıya katılan firmaların toplam ciroları 128,3 milyar avro, toplam istihdam da 513 bin kişidir. İki büyükelçiye de söylüyorum; benim dükkan sizlere açık" diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında kendisinin de katılacağı 5 ile 9 Kasım arasında İsveç, Finlandiya ve Polonya seyahatları gerçekleştireceklerini dile getiren Çağlayan, Türk iş dünyasından 200'e yakın temsilcinin toplantıya katılacağını kaydetti.
Bu ziyaretin İsveç ve Finlandiya ile var olan dostluğu geliştireceğini belirten Çağlayan, "İsveç ve Finlandiya'nın Türkiye'nin AB'ye üyeliği sürecinde desteklerine teşekkür ediyoruz. Bu ülkelerin davranışlarını da bazı ülkelerin örnek almasını temenni ediyorum" dedi.
Çağlayan, Türkiye'nin olmadığı bir Avrupa Birliği'nin (AB) ekonomik bir sistemi çözmesinin mümkün olmadığını ifade ederek, 11 yıl öncesine kadar Türkiye'de 10 dakika sonra ne olacağının bilinemediğini, artık Türkiye'nin geleceğe dair 10 yıllık projeksiyonunu yansıtan bir programının olduğunu söyledi.
Akla sahip olan herkes güçlü bir Türkiye'nin AB üyesi olup olmamasınde ne getirip ne götürdüğünü tartması gerektiğini vurgulayan Çağlayan, "Fransa Cumhurbaşkanı yakında Türkiye'yi ziyaret edecek. Sayın Merkel de seçim sonrasında popülizm yapmasına gerek kalmadığı bir ortamda gerekli tavır ve davranışta bulunacaktır" dedi.
Çağlayan, İsveç ve Finlandiya'nın Türkiye ile olan ticaret hacminin ekonomik büyüklüklerini yansıtmaktan uzak olduğunu belirtti.
"Türk heyetinin ziyaretini dört gözle bekliyorum"
Finlandiya'nın Ankara Büyükelçisi Nina Vaskunlahti, Başbakan Erdoğan'ın 3 yıl kadar önce Finlandiya'ya ziyarette bulunduğunu hatırlatarak, "Şimdi daha büyük bir iş heyetiyle geliyor. Çok ilginç, talepkar, güzel bir zorlukla karşı karşıyayız. Başbakan'a ve iş adamlarına deyebilecek güzel bir program gerçekleştireceğiz" dedi.
13 aydır Türkiye'de büyükelçilik yaptığını ve bu sürenin her anından keyif aldığını belirten Vaskunlahti, nereye giderse gitsin her zaman çok iyi karşılaşılandığını ve hem Finlandiya'nın hem de İsveç'in, Türkiye'nin çok iyi iki dostu olduğunu söyledi.
Türkiye'yi hem AB bir gün üye olması hem de başka konularda destekleyeceklerinin altını çizen Vaskunlahti, aynı düzenleme, hedef ve kuralları paylaşmanın herkese faydalı olacağı ve Türkiye'nin AB üyeliğinin hem Türk hem de AB ekonomisi için fayda sağlayacağı değerlendirmesinde bulundu.
Vaskunlahti, Finlandiya'da GSYH'nin yaklaşık yüzde 3,8'inin araştırma ve inovasyona ayırdıklarına dikkati çekerek, bunun OECD ortalamasının çok üstünde olduğunu ve zorlu ekonomik zamanlara karşın, inovasyon ve araştırmaya yatırım yapmanın geleceğe yatırım yapmak olduğunu düşündükleri için bu bütçeyi ayırdıklarını dile getirdi.
Finlandiya ekonomisinin yapısal bazı değişikliklerden geçtiğini anlatan Vaskunlahti, şunları kaydetti:
"Ormancılık Finlandiya ekonomisinin çok önemli bir parçası. Yaklaşık olarak GSYH'nin yüzde 2'sine denk geliyor ama bu yeterli değil. İhracat, Finlandiya GSYH'sinin yüzde 45'ine tekabül ediyor. İhracatla birlikte bizim inovasyon yapmamız lazım. Ar-Ge yaparak yeni teknoloji alanlarına yatırımlarda bulunmamız gerekiyor. Finlandiya'da yatırım yaptığımız bir diğer alan eğitim… Eğitimli insanlar da geleceğin anahtarıdır. Eğitim ücretsizdir ve herkese eşit bir şekilde sunulmaktadır. İlgili taraflar ücretsiz bir şekilde eğitimden faydalanabilmektedir. Onun dışında bizim odaklandığımız alan cinsiyet eşitliğidir. Finlandiya'da çalışma yaşındaki kadınların yüzde 80'i istihdam ediliyor. Ulusumuzun başarısını sağlayabilmek için biz bütün kaynaklarımızı kullanıyoruz."
Finlandiya ekonomisinin biraz darboğazda bulunduğunu ancak yine de ülkenin AAA kredi derecelendirmesine sahip olduğunu vurgulayan Vaskunlahti, "Yatırım açısından böyle bir dereceye sahibiz. Kişi başına düşen gelir 36 bin civarında. Ülkemizde 5,1 milyon kişi yaşıyor. 3 bin kadar da yabancı var. GSYH'nin büyük bir bölümü de dış ticarete dayanıyor. Genel olarak baktığımızda ben bu ziyareti dört gözle bekliyorum" ifadelerini kullandı.
"Türkiye'yi AB'nin bir üyesi olarak görmek istiyoruz"
İsveç'in Ankara Büyükelçisi Lars Wahlund da bu toplantının iki amacı olduğunu belirterek, "İlk olarak sayın Bakan'a iş ortamıyla ilgili ne düşünüyorsunuz, neler geliştirilebilir gibi konuları aktarmak için bir fırsat. Diğer amacı ise Başbakan Erdoğan'ın delegasyonuyla birlikte İsveç ve Finlandiya'ya yapacağı ziyarete bir hazırlık niteliği taşıması" dedi.
Bu ziyaretle birlikte Başbakan Erdoğan ve ekibinin çok ileri ve sofistike bir ekonomi göreceklerinin garantisini veren Wahlund, "Küçük olmamıza bakmayın gerçekten çok büyük bir refah seviyesi var. Diğer taraftan özellikle İsveç'te ve Finlandiya'da Türk iş adamlarına çok büyük hizmetler veriyoruz" diye konuştu.
Wahlund, ekonomik olarak bakıldığında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İsveç'e ziyareti sırasında imzalanan "enerji verimliliği ve çevre teknikleri" ile ilgili bir mutabakat zaptının bulunduğuna dikkati çekerek, bu anlamdaki iş birliğini arttırmak istediklerini ve bu mutabakat zaptıyla Türkiye'ye çok büyük çözümler sağlayacaklarını düşündüklerini kaydetti.
Özellikle İsveç'te satış ve yatırım yapabilecek çok sayıda Türk şirketi bulunsa da bu şirketlerin mevcudiyetinin çok fazla olmadığını belirten Wahlund, "Ne kadar sayıları fazla olsa da Türkiye'den oraya çok fazla şirketin gitmediğini görüyoruz. Sayın Gül ile de bu konuyu konuşmuştuk, ben bir mektup da yazdım. Türk iş adamlarının İsveç'te biraz daha agresif olması gerektiğine inanıyorum" dedi.
Lars Wahlund, Başbakan Erdoğan'ın ziyaretinin bu durumu değiştirebileceğine değinerek, 250 tane İsveçli şirketin Türkiye'de çalışmalarını yürüttüğünü ve bunların bazılarının Türkiye'de çok uzun süredir mevcudiyetlerini sürdürdüklerini aktardı.
Konuşmasında Başbakan Erdoğan'ın İsveç, Finlandiya ve Polonya'ya yapacağı ziyareti de değinen Wahlund, "Bu ülkelerin, Türkiye'nin AB'deki en büyük destekçileridir. Biz Türkiye'yi AB'nin bir üyesi olarak görmek istiyoruz ve AB entegrasyon sürecinizi mümkün olduğunca destekiyoruz. Bunun çeşitli sebepleri var. Güvenlik politikası, ideolojik konular ve istikrarın yanısıra diğer önemli sebebimiz Türkiye'deki pazar ekonomisini güçlendirmek.
Pazar ekonomisini daha iyi hale getirebilmek için en iyi yöntem AB entegrasyon sürecini takip etmektir. Pazar ekonomisinin oturtulması için, İsveç yatırımlarının Türkiye'de oturtulması çok önemli olacaktır. Yatırımcılar risk alır kar ister ancak istikrar da isterler. Balkanlardaki ülkelerde de bu süreci başlattıkları anda yatırımları artmaya başladı" değerlendirmesinde bulundu. - İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › Ekonomi Bakanı Çağlayan Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.