Gyoder Sektör Buluşması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Gyoder Sektör Buluşması

28.05.2013 12:34

(Anadolu Ajansı - Semra Orkan) İstanbul (AA) – Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş, menkul kıymetleştirme faaliyetlerinin sadece GYO sektörünün gelişiminde değil, aynı zamanda sermaye piyasalarının gelişiminde de itici bir güç...

(Anadolu Ajansı - Semra Orkan) İstanbul (AA) – Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş, menkul kıymetleştirme faaliyetlerinin sadece GYO sektörünün gelişiminde değil, aynı zamanda sermaye piyasalarının gelişiminde de itici bir güç olacağını belirterek, "Gayrimenkul sektörünün sermaye piyasaları ile daha fazla yakınlaşmaya ihtiyacı olduğu açıktır" dedi.

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) arafından düzenlenen" Sektör Buluşması-Gayrimenkul Sektörünün Yeni Dinamikleri" konulu toplantının açılışında konuşan Ertaş, dünyadaki olumsuz gelişmelere karşın, Borsa İstanbul'un iç dinamiklerin olumlu etkisi ile tarihi rekorlar kırdığını söyledi.

Ertaş, borsanın geçen yıl yüzde 55'e varan performansıyla dünyanın en fazla artan ikinci borsası olduğunu belirterek, pozitif performans seyrini 2013'te de sürdürdüğünü kaydetti.

Gösterge tahvil faizinin yüzde 5'in de altına düşerek, tarihi dip seviyeleri gördüğünü anlatan Ertaş, şöyle konuştu:

" Merkez Bankamızın geçtiğimiz günlerde yaptığı faiz indirimi ve faizlerin düşük kalmaya devam edeceği yönündeki mesajları, yatırım ortamının daha da iyileşeceğini göstermekte. Temel göstergelerde, yapısal ve kurumsal reformlarda yaşanan iyileşmeler Türkiye'nin kredi notuna da yansıdı. 5 Kasım 2012'de bir derecelendirme kuruluşunun ülkemizin kredi notunu 'yatırım yapılabilir' seviyeye yükseltmesinin ardından, ikinci adım da geçtiğimiz günlerde bir başka kuruluştan geldi ve bu süreç diğer kuruluşların not artırım kararlarıyla devam ediyor. Bundan sonra daha yüksek notlarla devam edeceğine inanıyoruz."

Ertaş, derecelendirme kuruluşlarının not yükseltmesinin, Türkiye'nin kredi notunun geldiği düzeyi artık iyice pekiştirdiğini dile getirerek, kredi notlarına bakarak yatırım yapan kuruluşların 2012 itibariyle finansal varlıkları toplamının 97 trilyon dolar olduğunu kaydetti.

Bunun 34 trilyon doları emeklilik fonları, 27 trilyon doları sigorta şirketleri, 26 trilyon doları yatırım fonları, 5 trilyon dolar kamu varlık fonları, 3 trilyon doları özel girişim fonları, 2 trilyon dolarının ise hedge fonları olduğunu ifade eden Ertaş, ülkenin son on yıldaki ekonomik başarılarının gecikmeli de olsa derecelendirme kuruluşları tarafından tescilinin, bu fonların ülkeye yeni yatırımlar yapmasına imkan sağlayacağını söyledi.

-"Not tescili ile birlikte sermaye piyasalarında önemli bir gelişim yaşanacak" Ertaş, not tescili ile birlikte orta ve uzun vadede sermaye piyasalarında önemli bir değişim ve gelişim yaşanacağına vurgu yaparak, şöyle konuştu:

"Sadece ülkemize gelecek yatırımcı sayısı artmayacak, aynı zamanda ülkemize gelen küresel sermaye daha uzun süreli kalacak, şirketlerimiz uzun vadeli krediye daha kolay ve daha ucuz maliyetle erişecek. Büyük halka arzlar daha kolay gerçekleştirilebilir olacak, ülkemize gelecek küresel sermaye sadece portföy yatırımları ile sınırlı kalmayacak, aynı zamanda doğrudan yatırımlara da yönelecek. Özellikle son dönemde hızlanan 3. köprü, 3. havaalanı, hızlı tren projeleri, liman projeleri, Kanal İstanbul gibi büyük alt yapı yatırımları ile özelleştirmelerin finansmanı, daha uygun koşullarla gerçekleştirilebilecek"

Ertaş, Türkiye'nin 2023'e kadar 250 milyar dolarlık ulaştırma ve enerji yatırımları yapmayı, dünyanın ilk on ekonomisinden birisi olmayı, 2 trilyon dolar gayrisafi yurtiçi hasılaya ulaşmayı,-kişi başına geliri 25 bin dolara yükseltmeyi,-İstanbul'u da dünyanın ilk on finans merkezinden birisi yapmayı hedeflediğini belirterek, "Bugüne kadar yapılanlar ve ortaya konulan hedefler, Türkiye'nin artık farklı bir ligde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu yeni yapıya hem biz düzenleyici otoritelerin hem sektörde faaliyet gösteren bankalar ve aracı kuruluşlarımızın, hem şirketlerimizin, hem de yatırımcılarımızın hazırlıklı olmaları gerekmektedir" diye konuştu.

-"Gayrimenkul sektörü ekonominin lokomotif sektörlerinden"

Ertaş, hızla büyüyen ve gelişen ekonominin lokomotif sektörlerinden birinin hiç şüphesiz gayrimenkul sektörü olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Ülkemizde gerçekleştirilen gayrimenkul yatırımları sadece bir yatırım aracı değil aynı zamanda yurt dışından da önemli tutarda kaynağın ülkemize gelmesine imkan sağlayan önemli bir sektördür. Yüklenici şirketlerimiz de yurt dışında başarılı projelere imza atmaktadır. Gayrimenkul sektörümüzün en önemli aktörlerinden biri olan GYO'lar, ilk defa 1995'te SPK düzenlemeleri ile sermaye piyasalarımızla tanıştı. Aradan geçen 20 yıla yakın süre zarfında büyük gelişme kaydetti. Ancak, gelişmiş ülkelerdeki istatistiklerle karşılaştırıldığımızda ülkemizde GYO'lar için halen önemli gelişme potansiyelinin olduğunu görüyoruz." Ertaş, son yıllarda hızlı bir gelişme göstermesine karşın Türkiye'deki GYO'ların aktif büyüklüklerinin toplamının 24 milyar lira iken yine aynı tarih itibarıyla piyasa değerleri toplamının 15,8 milyar lira olduğunu, GYO başına yaklaşık 350 milyon dolar düştüğünü söyledi.

Bu rakamların GYO'ların büyümesi, yüksek oranlı iskontoyla işlem görme sorununu çözmesi gerektiğini gösterdiğini vurgulayan Ertaş, "GYO'ların gayrimenkul sektörüne, kurumsallaşma, kayıt altına alma, profesyonel portföy yönetimi, sağlıklı ve nitelikli yapılaşma gibi son derece büyük katkıları bulunmaktadır. GYO'lara özellikle büyük şehirlerimizdeki kentsel dönüşüm projelerinde şehirlerimizin sağlıklı yapılanmasında önemli görevler düşmektedir" dedi.

-"Gayrimenkul sektörünün sermaye piyasaları ile daha fazla yakınlaşmaya ihtiyacı var"

Ertaş, İstanbul Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planı'nda yer alan önceliklerden birinin de İstanbul'da yaşam kalitesinin, güvenlik ve ulaşım imkanlarının artırılması, finansal kuruluşların altyapı ihtiyaçlarını karşılayacak fiziksel koşulların sağlanması olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Bu hedef ışığında eylem planına göre gerekli ofis ve konut stokunun oluşturulmasında da GYO'lar önemli bir rol üstlenecekler. GYO'ların, büyük projelerin gerçekleştirilmesi için gerekli olan finansman yükünü, bu projelere halkın da ortak olmasını sağlayacak başarılı halka arzlar yoluyla azaltabilmek gibi önemli bir avantajı bulunmaktadır. GYO modelinde, özünde likit olmayan gayrimenkuller sermaye piyasasında menkul kıymetleştirilerek daha likit hale dönüşebilmektedir. Gayrimenkul sektörünün sermaye piyasaları ile daha fazla yakınlaşmaya ihtiyacı olduğu açıktır. GYO'ların önümüzdeki dönemde finansman yapılarında, sadece banka kredilerini değil, sermaye piyasalarında sahip oldukları tecrübe ile farklı sermaye piyasası araçlarını da kullanmaları beklenmelidir."

Ertaş, GYO'ların, sahip oldukları düzenli kira ve gayrimenkul satış gelirleri gibi menkul kıymetleştirilebilir kaynaklarını kullanması suretiyle gayrimenkul sertifikaları, varlığa dayalı ve varlık teminatlı menkul kıymetler gibi sermaye piyasası araçlarını ihraç edebilmelerinin, daha sağlam bir finansman yapısına sahip olabilmeleri açısından büyük önem arz ettiğini söyledi..

Menkul kıymetleştirme faaliyetlerinin sadece GYO sektörünün gelişiminde değil, aynı zamanda sermaye piyasalarının gelişiminde de itici bir güç olacağını dile getiren Ertaş, "Öte yandan, finansal piyasalarda küresel boyutta yaşanan krizler, şirketlerin risklere karşı her daim hazırlıklı olmalarının gerekliliğini ve risk yönetiminin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. GYO'larımızın, daha fazla finansman alternatifini başarılı bir şekilde kullanmak suretiyle, gerek şirkete veya sektöre özel, gerekse ulusal veya global risklere karşı daha sağlam bir yapıya kavuşmalarının, daha büyük projelerin altına imza atılabilmesi için gerekli olduğu düşüncesindeyiz" şeklinde konuştu.

-"Dünyadaki kaynağın büyük bir bölümü altyapı yatırımlarına aktarılıyor"

Ertaş, dünyada çok büyük bir kaynağın su, elektrik, ulaşım ve telekomünikasyon gibi altyapı yatırımlarına aktarıldığını, altyapı yatırımlarının da genellikle yüksek sermaye yatırımına ihtiyaç duyulan, büyük ölçekli, tamamlanması uzun süre alan ve geri dönüşü geç olan yatırımlar olarak ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye'nin gündeminde de otoyol, köprüler, havalimanları gibi önemli altyapı varlıklarının özelleştirilmesi ve inşasının yer aldığını anlatan Ertaş, şunları kaydetti:

"Ülkemizde altyapı yatırımlarının finansmanı uzun yıllar kamu sektörü tarafından geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilmiş olup, günümüzde hızlı nüfus artışı ve şehirleşmenin beraberinde getirdiği artan altyapı ihtiyacının karşılanmasında farklı finansman türleri arayışı gündeme gelmiştir. Bu amaçla, 2009'da kurulumuzca yasal çerçevesi hazırlanan altyapı GYO modeli sermaye piyasalarımıza tanıtılmıştır. Ancak aradan geçen süre zarfında bu alanda herhangi bir şirket faaliyete geçmemiştir. Mevcut durum dikkate alınarak bu yapının sorunları incelenmekte ve bu yapıya işlerlik kazandırılması amacıyla altyapı GYO'larla ilgili düzenlemelerimiz tekrar gözden geçirmekteyiz. Bu amaçla hazırlanan altyapı GYO'lara ilişkin taslak tebliğimiz Kurulumuz internet sitesinde yakın zamanda kamuoyu görüşüne açılmıştır."

Ertaş, bu modelin büyük hacimli finansman gerektiren altyapı projelerinde başarıyla uygulanabileceği düşündüklerini belirterek, girişimcilerin bu alandaki fırsatları da yakından takip etmesini arzu ettiklerini kaydetti. - İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Gyoder Sektör Buluşması - Son Dakika


Advertisement