Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Tarımsal hasıla açısından 2002 yılında dünyadaki konumumuz 12. sıradaydı. Şu anda 5 basamak yükselmiş ve 7. sıraya çıkmış durumdayız." dedi.
Muğla Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen sektör paydaşları toplantısında konuşan Yumaklı, sektörü sadece rakamlarla değil, üreticinin sahadaki emeğiyle, çabasıyla değerlendirdiklerini söyledi.
Muğla Valisi İdris Akbıyık'ın kullandığı "Muğla eğer bir ülke olsaydı kendi kendine yetebilecek potansiyele sahip olurdu." sözünü hatırlatan Yumaklı, kenti bu anlayışla değerlendirdiklerini dile getirdi.
Bugün tarım ve orman sektörünün yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı değil ülkenin geleceği, bağımsızlığı, güvenliği olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Dolayısıyla milli gücümüzün en önemli unsurlarından biridir. Tabii iklim değişikliği, hepiniz bunu yaşıyorsunuz. Bizler de farklı yönleriyle, bakanlığımızın görev alanına girenler itibarıyla çok ciddi bir şekilde etkileniyoruz. Yani en ufak bir dalgalanma, insanların sofrasındaki bir lokmayı etkiler duruma gelmiş halde. O yüzden yeni normal olarak nitelendirdik." diye konuştu.
Yumaklı, AK Parti hükümetlerinin son 24 yılda tarımsal üretimi stratejik bir alan olarak ele aldığını, bütün amacın çok güçlü bir altyapı oluşturmak olduğunu aktardı.
"Bu, Cumhuriyet tarihimizin gurur veren bir rekoru"
Tarımda güçlü altyapıyı iller değil Türkiye bazında düşündüklerini anlatan Yumaklı, şunları kaydetti:
"Bu manada sektöre reel rakamlarla 3 trilyon liralık bir tarımsal destek sağlanmış oldu. Elbette bereketli topraklarımız var ancak suyla buluştuğu zaman o bereketi bir değere çevirebiliyorsunuz. Bunun için de tam 4,7 trilyon liralık su ve sulama yatırımı yapıldı. Verdiğimiz destekler, elbette yapmış olduğumuz yatırımlar, bu ülkenin başta çiftçisinin sürdürülebilir bir üretim yapabilmesi için önemli olmakla beraber yine tekrar ifade edelim, bu ülkenin milli güvenliği açısından, bağımsızlığı açısından, insanlarımızın sofrasına giden ve gidecek olan bir lokma açısından son derece kıymetliydi. Tarımsal hasıla açısından 2002 yılında dünyadaki konumumuz 12. sıradaydı. Şu anda 5 basamak yükselmiş ve 7. sıraya çıkmış durumdayız. Bu, en son Dünya Bankasının açıklamış olduğu rakamlar. 2025'te yaşamış olduğumuz zirai don ve kuraklığa rağmen tarımsal hasılada ilk defa 80 milyar dolarlık barajı geçmiş durumdayız. Çok daha iyilerine ulaşacak mıyız? İnşallah ulaşacağız. Bu, Cumhuriyet tarihimizin gurur veren bir rekoru."
"Türkiye'de tarım bitti." diyenlerin tarımdaki tabloyu çok iyi bir şekilde görmesi gerektiğini vurgulayan Yumaklı, bu başarının motivasyon kaynağı ve aynı zamanda herkesin omuzlarındaki yükü daha da artıran bir unsur olduğunu belirtti.
Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken tarımdaki başarıyı mutlaka daha ileriye götürme adına çaba, planlama ve yatırımlara devam edilmesi gerektiğine işaret eden Yumaklı, "Son 3 yılda tarımsal üretimle alakalı, tarım, orman ve su alanlarında devrim niteliğinde çalışmalara imza attık. Bunlardan en önemlisi tarımsal üretim planlamasıydı. Suyu merkeze alan tarımsal üretim planlaması." diye konuştu.
Bakan Yumaklı, bu sene son 66 yılın en iyi yağışları olduğunu, bu yılki yağışların geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 74 daha fazla görüldüğünü anımsattı.
Sözleşmeli üretimin tarımsal üretim planlamasından sonra çok gayret ettikleri bir başka husus olduğunu ifade eden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Evet, belli alanlarda sözleşmeli üretimde bir mesafe katetmiş ve de kaydetmiş durumdayız ama istediğimiz gibi değil. Dolayısıyla bütün sözleşmeli üretimle ilgili, alanın ne kadara alacağını, ne kadar alacağını, hangi kalitede alacağını bildiği, satanın da aynı şekilde kime satacağını, hangi kalitede ve ne zaman satacağını bildiği bir ortamın oluşturulması. Çalışmaya, gayret etmeye devam edeceğiz. Yani bu konuda istediğimiz seviyede değiliz. IPARD desteklerinin yüzde 50'si Avrupa Birliği fonlarından, yüzde 50'si de bizim hükümetimizin genel bütçesinden karşılanıyor. Bundan sadece 42 ilimiz faydalanıyordu. Bu desteklerimizden 81 ilin de faydalanmasını sağladık."
Yumaklı, üretim planlaması kapsamında süt, besi, küçükbaş ve kanatlı üretim bölgeleri oluşturduklarını, özellikle su ürünleriyle alakalı planlama gerçekleştirdiklerini anlattı.
Hürmüz Boğazı krizini dünyada çok farklı ülkelerin, farklı derecelerde yaşadığını belirten Yumaklı, şöyle devam etti:
"Ama biz destek tutarlarını buradaki artışı da kapsayacak şekilde yeniden hesaplayacağız. Elbette her ülke kendi görüşü, düşüncesi veya planlamaları doğrultusunda bunu yapar. Evet, biz de almış olduğumuz bu kriz öncesi ve kriz esnasındaki tedbirlerle özellikle gübre konusunda herhangi bir problem yaşamadan bu süreci geçtik. Hatta ne olacağına dair elbette hiç kimsenin öyle net bir şey söyleyemediği bu tür jeopolitik durumlara hazır olma adına da şu anda farklı tedarik yöntemlerini de bakanlık olarak gerçekleştirmiş durumdayız."
(Sürecek)
Son Dakika › Ekonomi › Türkiye'nin Tarımsal Hasılası 7. Sırada - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?