Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 2016'daki darbe girişimi sırasında Tuzla'daki Orhanlı Gişeleri'nde yaralanan gazilerden sol kolunu kaybeden Üzeyir Civan ile tekerlekli sandalyeye mahkum olan Ayşenur Tolun, yaşadıkları acılara rağmen darbecilere karşı verdikleri mücadeleden gurur duyuyor.
15 Temmuz'da Orhanlı Gişeleri bölgesinde darbeci askerlerin silahından çıkan kurşunla kolundan yaralanan Üzeyir Civan, AA muhabirine, o gece yardımına koşan vatandaşlar tarafından Kurtköy'deki özel bir hastaneye götürüldüğünü, hemen ameliyata alınmasına rağmen sol kolunu kaybettiğini söyledi.
Darbeye katılan askerlerin kandırılmış olabileceği düşündüğünü ve onları vatana ihanet etmemeleri konusunda uyarmak istediğini söyleyen Civan, Sabiha Gökçen Havalimanı'nı kapatmaya çalışan darbecileri protesto etmeye giderken Orhanlı Gişeleri'nde çatışma ortamına denk geldiğini anlattı.
Civan, "Darbeyi 1980 ortamında 13-14 yaşlarındayken gören bir insandım. Darbenin ne olduğunu biliyordum. Çünkü her darbede bu ülkenin evlatları hep kaybetti. Darbeyi yapanlar kazandı mı? Hayır, onların evlatlarının gelecekleri de heba oldu. Tekrar onlarca yılımızın, özellikle yavrularımızın, çocuklarımızın geleceğinin heba olmaması adına o duygu ve düşünceyle sokaklara çıktım." dedi.
Orhanlı Gişeleri bölgesinde insanların ellerinde bayraklarla tekbir getirdiğini belirten Civan, "Kayıtsız kalamazdım, bir şeyler yapmam lazımdı. O andaki düşüncem, buraya gelen o kınalı kuzularımızı, Mehmetçikleri uyarmaktı. Bariyerlerin üzerine çıktım. İnsanlara 'Asker, polis kardeştir.' tarzında birkaç sefer slogan attırdım ki karşıdaki insanlar ne yaptıklarının farkına varsınlar. Ama maalesef durum o şekilde değildi. Yaptıklarının bilinci içerisinde buraya getirilmiş, Yalova'ya kampa götürülmüş Hava Harp Okulu öğrencileriydi." ifadelerini kullandı.
Civan, darbeye katılmamaları konusunda uyarmaya çalıştıkları askerlerin ateşle karşılık verdiklerini, mermilerden korunmak için zift tankerinin arkasına sığındığını dile getirdi.
Silah seslerinin kesilmesinin ardından ellerini havaya kaldırıp ateş etmemelerini söyleyerek askerlere yaklaştığını, bu sırada tekrar ateş açılması üzerine kolundan vurulduğunu anlatan Civan, şöyle devam etti:
"Sol kolumu sanki elektrik çarpmıştı. Hafiften eğildim, ne oluyor diyerek ve vurulmamak için yere uzandım. Yere uzandıktan sonra silah sesleri kesilmişti. İlk önce sağ elimi kaldırdım, ortasında kan pıhtısına benzer bir şey gördüm. Bir şeyim yok diye düşünürken sol tarafıma doğru kolumu kaldırmak istediğim esnada kolumun sarktığını, adeta bir deri, bir et parçasının sol kolumu tuttuğunu fark ettim. Yaralı olan sağ elimle sol kolumu tutarak, gelmiş olduğum yere koşarak o zift tankerinin arkasına geçtim."
Civan, bir vatandaşın tişörtüyle koluna tampon yaptığını ve herkesin yardım arayışına girdiğini, bu sırada dua etmeye başladığını anlattı.
Daha sonra bir araçla hastaneye götürüldüğünü ve hemen ameliyata alındığını ancak kolunun kurtarılamadığını kaydeden Civan, uyandığında başında bekleyen yeğenine "Olaylar bitti mi, vatan selamette mi?" diye sorduğunu, darbe girişiminin başarısız olduğunu öğrenince şükrettiğini söyledi.
O gece yaşadıklarını unutmasının mümkün olmadığını vurgulayan Civan, şu ifadeleri kullandı:
"Ben kolumu kaybetmiştim ama cennet vatanım selametteydi. Gerisinin hiçbir ehemmiyeti yok. 10 yıl değil, 50 yıl geçse de o günü her zaman yüreğimizde, kalbimizde, bütün benliğimizle yaşıyoruz. Unutmamız mümkün değil. Çünkü o gün benim için, bizim için değil, bu vatan, bu coğrafya için bir dönüm noktasıydı. O gece vatandaşlar yüreklerindeki vatan sevgisiyle sokağa çıktı. Biz o gün bu ülke üzerinde beslenen oyunları, yüreğinde vatan sevgisi olan o imanlı gençlerle kardeşlerimizle birlikte hep beraber sokaklara çıkarak, hainlere, alçaklara yeryüzü tarihinde verilebilecek en büyük dersi verdik. Vatanımızın evlatlarına tavsiyem, vatana sahip çıkın, ölmek varsa vatanınız için ölün. Evlatlarınızın gülmesi için, bu vatanın geleceğini en güzel şekilde inşa etmek için uğraşın."
Annesiyle darbeye karşı duran Tolun, tekerlekli sandalyeden kurtulma mücadelesi veriyor
Tuzla'daki Orhanlı Gişeleri'nde yaralanan ve 10 yıldır tekerlekli sandalye kullanan gazi Ayşenur Tolun, 15 Temmuz akşamı FETÖ'nün darbe girişimini televizyondan öğrendiğini söyledi.
Tolun, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nı işgal eden darbecilere karşı durmak için, annesiyle Kocaeli'nin Gebze ilçesindeki evinden araçla yola çıktıklarını, Orhanlı Gişeleri'nde yolun kapatılması nedeniyle ilerleyemediklerini anlattı.
Gişelerde neler olduğuna bakmak için aracından indiğini belirten Tolun, "Bir anda 'Geliyorlar' diye bir ses oldu. Kafamızı gişelere doğru çevirdiğimizde, askerlerin araçlarından bizleri tarayarak indiklerini gördük. Onları görmemizle silah seslerini duymamız bir oldu. Karşısında halk ve bir polis aracı vardı sadece. Durmadan tarıyorlardı. Benim yapabildiğim tek şey tekbir getirmek oldu. 'Allahu ekber' diye bağırıyordum, sesimi duyurmaya çalışıyordum ama onlar durmadan tarıyorlardı bizi." diye konuştu.
Mermilere karşı araçları siper almaya çalıştıklarını dile getiren Tolun, yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Siper alırken annem bir aracın altına girdi. Bana yer açmaya çalışıyordu. Birkaç saniye sonra, 'Anne belim.' dedim. Omurgamdan vurulmuştum, yere yığıldım. Annem de aracın altında sıkışmıştı ve taramaya devam ediyorlardı. Çok acı bir sesti o geceki yaşadığımız ses, gürültü. Çünkü vatanınızı koruyan kendi askeriniz diye bildiğiniz insanlar, size hiçbir şey gözetmeksizin ateş açıyorlar ve 23 yaşında bir genç kızsınız, tekbir getiriyorsunuz. Biraz idraki zor bir geceydi. O sırada babamı arayıp onunla helalleşmek istedim. 'Babacığım ben vuruldum, hakkını helal et.' dedim ve telefonu kapattım. Oraya biliyordum ki ne babam gelebilir ne de bir ambulans girebilir. Orada her şeyin bittiğini düşünmüştüm aslında."
Tolun, yaralandıktan birkaç saat sonra hastaneye götürülebildiğini, tedavi sürecinin ise 10 yıldır devam ettiğini belirtti.
Fizik tedavi ile yeniden yürüme umudu taşıdığını vurgulayan Tolun, "Kurşun omurgama denk geldiği için tekerlekli sandalyedeyim. Uzun yürüme cihazlarıyla yürüme çalışmaları yapıyorum. Diğer tedavilerim devam ediyor. Ülkemiz için her zaman çalışmaya, üretmeye devam eden bir nesil olarak karşınızdayım. Bütün engellere rağmen, engellemelere rağmen savaşmaya, çalışmaya devam edeceğiz." dedi.
Tolun, vücudundan çıkan mermi çekirdeğinin Orhanlı Gişeleri'ndeki olaylardan sorumlu o zamanki binbaşı Ferhat Günay'ın silahından çıktığının belirlendiğini ve Günay'ın vurularak öldürüldüğünün söylendiğini aktardı.
Orhanlı Gişeleri'ndeki olaylarda 40'tan fazla kişinin yaralandığını ve şehitlerin olduğunu hatırlatan Tolun, darbeci askerlerin hainliğini unutamadığını ifade ederek, şunları söyledi:
"Öyle hain, öyle anlaşılmaz bir zihniyet ki 'Yaralı var' denildiği anda ateşi daha çok arttırıyorlardı. Böyle merhametsiz, duygusuz bir yapıyla, akılla karşı karşıyaydık. Sanki metastaz yapmış bir kanser hücresi gibilerdi. Onlardan komple temizlenmiş olduk. Tabii yine ufak tefek kalıntıları var ama onlara inşallah bundan sonra da hiçbir zaman izin vermeyeceğiz. Onlarla hala savaşımızı sürdürüyoruz. Hepsinin farkındayız. Bu 10 yıl boyunca zaten hep bir psikolojik harp içindeydik açıkçası. O gece bir savaş verildi. Elhamdülillah ülkemiz kurtuldu. Çok mutluyum. Çünkü çok farklı şeyler planlamışlar ve tasarlamışlar kendi akıllarınca ama milletimizin iradesiyle bunun önüne geçtik çok şükür. Bir daha da böyle şeyler yaşamamıza izin vermeyeceğiz gençler olarak."
Son Dakika › Güncel › 15 Temmuz Gazileri: Vatan Sevgisiyle Direniş - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?