
"olabilecek OLAN HATALARI HERKESİN KAPATMA YÖNÜNDE HAREKET ETMESİ TEMENNİMDİR, TAKIM OLARAK HAREKET EDİLMELİ"
"PROPAGANDAMIZDA KİMSEYİ KARALAMA GİBİ BİR DÜŞÜNCEMİZ YOKTUR"
"İSTANBUL'UN HEM MR'I HEM RÖNTGENİ, HEM TOMOGRAFİSİ ÇEKİLDİ"
"İNÖNÜ STADI'NI YENİDEN, YERİNDE İNŞA EDECEĞİZ"
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, İstanbul'un 2020 Olimpiyatları'na adaylık statüsünün kolay kazanılmadığını, 9 aydır gece ve gündüzlerinin "olimpiyat" olduğunu söyledi. Bu süreçte çok sağlıklı çalışmalar yürütüldüğünü ve esaslı bir adaylık başvuru dosyası hazırladıklarını vurgulayan Kılıç, şunları kaydetti:
"Deyim yerindeyse İstanbul'un hem Mr'ı, hem röntgeni, hem tomografisi çekildi. Hem Asya'nın hem Avrupa'nın, hem denizlerin, hem boğazların, hem
köprülerin hem de ulaşım hatlarının... 9 ayda bu çalışmayı bu aşamaya getirdik. En nihayetinde dün gece açıklanan kararla emeğimizin karşılığını aldık. Önümüzde hala uzunca bir süreç var. Elbette bu süreci de organizasyon ekibimiz, bizim de bu işlerde görevlendirdiğimiz katılımcı heyetle birlikte, komite halinde en iyi şekilde yönetmeye devam edeceğiz."
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, İstanbul'un 2020 Olimpiyatları'na adaylık statüsü kazanmasıyla ilgili "IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) ve karar sürecine etkisi olanlara, İstanbul lehine bu önemli kararı almış olanlara Türk milleti adına Türkiye adına teşekkür ediyorum" da dedi.
Kılıç, şöyle devam etti: "Elbetteki bu karar son derece önemli bir karardır. Bu karar aynı zamanda Türkiye'nin beklediği bir karardır. Bu karar Türkiye'nin hak ettiği bir karardır. Çünkü İstanbul olimpiyatlara başka hiç bir ülkenin sunamadığı fırsatları sunmaktadır. İstanbul sayesinde olimpiyat aynı anda iki ayrı kıtada yapılabilirlik kazanmıştır. İstanbul olimpiyat kenti olduğu takdirde aynı anda hem Asya hem de Avrupa kıtasında olimpiyat ve yaz oyunları ile birlikte paralimpik oyunlarını gerçekleştirme imkanını bulacağız. Bununla birlikte olimpiyat Türk dünyasına İslam coğrafyasına ilk defa taşınmış olacak. Türkiye zenginlikleri çok fazla olan ülke. Batı medeniyetinin önemli bir parçasıyız. AB'ye tam üyelik sürecinde olan bir ülkeyiz. Tam demokrasiyle yönetilen hukuk devletini hayatın her alanına egemen kılmaya çalışan, çağdaş değerleri hayatın genel prensipleri haline getiren bir ülkeyiz. Bu sürece emek veren herkese başta Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere yürekten teşekkürlerimi, milletimiz ve spor kamuoyu adına iletiyorum."
Kılıç, bu sürecin hep birlikte yol alınacak, her birlikte yürünmesi gereken bir süreç olduğuna vurgu yaparak, zaman zaman eksikliklerin, hataların, kusurların olabileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Hiç kimsenin hataları, eksiklikleri büyütmeksizin bu meseleyi bir milli mesele şeklinde ele alarak, hataları kapatma yönünde hareket etmesini herkesten temenni ediyorum. Çünkü bu sadece bir bakanın, bakanlığın, tek başına hükümetin meselesi değil, top yekün bu işin olmasını arzu eden herkesin meselesidir. İstanbul'un olimpiyat resmi adaylığı tekrar hayırlı uğurlu olsun."
Propagandamızda karalama yok diyen Bakan Suat Kılıç, Doha ve Bakü konusunda öncelikle şunu ifade edelim; Türk milleti olarak Türkiye'de son yıllara hakim olan siyaset ve diplomasi anlayışı doğrultusunda hareket ediyoruz. Yani bizim propagandamızda karalama yok. Biz, hiç bir şekilde diğer aday ülkelerin aleyhinde bir çalışma yürütmedik. Hiç bir şekilde diğer aday ülkeleri karalama yönünde bir adım ve propaganda süreci gerçekleştirmedik. Doha'yı da kendimize yakın hissettik, Bakü'ye de tarihten gelen bağlarımızdan ötürü kendimize yakın hissettik. Bu yönüyle bakıldığında kimsenin bu sürecin dışında kalmasında abartacak, büyütecek değiliz. Önemli olan İstanbul'un bu sürecin lider kenti olması. Yani kimin nerede olduğu değil, bizim için önemli olan İstanbul'un nerede olduğudur. İstanbul şuan olimpiyatın en güçlü adayı olarak listenin başında yerini almış bulunmaktadır."
İNÖNÜ STADI HAKKINDA
Kılıç, bir gazetecinin, "Olimpiyat için İstanbul'a ne kadarlık bir yatırım ön görülüyor? Neler yapılacak?" sorularına, şu yanıtı verdi:
"Nelerin yapılacağı adaylık kitapçığımızda var. Sadece rakamların net olarak karşılığı yok. Çünkü yapılacak inşaat işleri ve projelerin toplam maliyetini o gün itibariyle ancak çıkarabilmek mümkün. Olimpiyata aday olan şehirler arasında ve geçmiş senelerde olimpiyat organizasyonu gerçekleştiren şehirleri de dahil ederek söylüyorum; İstanbul kenti olimpiyatları en hesaplı rakamlara mal edecek kent olacak. Çünkü olimpiyat yapacak şehirlerdeki en önemli harcama kalemini ulaşım giderleri oluşturur. Belki yarıya yakını, ulaşım giderleri ve kentleşme. İstanbul'a baktığınızda gördüğünüz manzara şudur; bu giderler için gerekli çalışmalar zaten yapılıyor. Bunlar olimpiyat için değil, İstanbul için yapılan yatırımlardı.
"İSTANBUL OLİMPİYAT İÇİN ÇOK UÇUK RAKAMLAR HARCAMAK ZORUNDA KALMAYACAK"
Bu nedenle rahatça şunu ifade edebiliriz; bu süreçte İstanbul'a yapılan tüm yatırımlar aynı zamanda 2020 Olimpiyatlarına yapılmakta olan yatırımlardır. Bundan dolayı İstanbul olimpiyat için çok uçuk rakamlar harcamak zorunda kalmayacak. Olimpiyat köyü İstanbul'daki öğrenci yurtları ihtiyacımıza cevap verecek. Aday kent statüsünden olimpiyat kenti statüsüne geçersek bütün bunlar tam manasıyla berraklık kazanmış olacak. Yapılacak olan spor tesislerinin tamamı, İstanbul'un 17 milyonluk nüfusunun beklentisine cevap verecek. Diğer yandan Şükrü Saracoğlu olsun, Türk Telekom Arena olsun, bunlar zaten olimpiyat yatırımları olarak yapılan işler. Yine İnönü Stadı'nı yeniden, yerinde inşa edeceğiz ve bu da olimpiyatların önemli ayaklarından birisi olacak. İnönü Stadı'nda, Şükrü Saracoğlu'nda, Türk Telekom Arena'da hangi branşların oynanacağına kadar belli. Aynı şekilde Sinan Erdem Spor Salonu, Salon Atletizm Şampiyonası için yaptığımız salon, Fenerbahçe Ülker'in sponsorluk gelirleriyle kazandırdığı salon ve yeni yapılacak olanlar...Buraya baktığınız zaman spor yatırımlarının önemli bölümünü zaten yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Dolayısıyla müteahhitlik sektöründeki başarılarımızı da dikkate aldığı zaman, İstanbul çok büyük bir avantajı yakalamış olur diye düşünüyorum."
"BİZ MÜMKÜNSE 'İKİSİ BİRARADA' SLOGANINI BENİMSEMEK İSTERİZ"
Bir gazetecinin, "Türkiye'nin Avrupa Futbol Şampiyonası'na da adaylığı söz konusu. Siz daha önce 'İkisinden birini istiyoruz' diyordunuz. İkisi arasında bir tercih yapmak zorunda kalırsanız tercihiniz ne olacak? sorusunu şöyle yanıtladı: "Bizim, 'ikisinden biri' diye bir sloganımız yok. Biz mümkünse 'ikisi birarada' diye bir sloganı benimsemek isteriz. Türkiye ikisini birlikte yapabilecek güçte ama ikisini birlikte yapabilmek mümkün değil. Çünkü iki organizasyon arsında en az 6 aylık bir sürenin olması gerektiğini biliyoruz. Kaldı ki olimpiyat çevrelerinde bu 6 aylık süreyi 1 yıla çıkarmak yönünde de bir eğilim olduğu bilgisini taşıyoruz. Bu yönüyle bakıldığında Türkiye'nin coğrafyası, nüfusumuzun fazlalığı, ekonomik imkanlarımız, organizasyon kabiliyetimiz bu iki organizasyonu aynı yıl içinde yapmaya el veriyor olabilir ama uluslararası kabuller, iki organizasyonu aynı ülkeye değil farklı ülkelere vermeyi daha ön planda tuttuğu için muhtemeldir ki bu yönde bir tercih olacak. Futbol devam eden bir süreç. 15 Mayıs'a kadar tek aday ülkeydik. 15 Mayıs'ta 2 yeni aday ülke daha çıktı 3 aday oldu. Ayrıca yeni adaylar çıkmasından dolayı Adaylık takvimi de kapanmadı. Başvuru takvimi tümden açık hale geldi. Yeni ülkelerin de aday olabilmesi mümkün. Bu yönüyle bakıldığında Avrupa Futbol Şampiyonası devam eden bir süreç. Olimpiyat adaylığı ise dün resmi olarak aday ilan edilmemizle birlikte daha da kuvvetli bir konum kazanmış oldu. Şu an itibariyle her ikisine yönelik prosedürlerimizi devam ettiriyoruz. Devam edeceğiz. Nihayetinde karar aşamasına gelindiğinde milletimizle, kamuoyuyla birlikte karar verebileceğimizi düşünüyorum."
Son Dakika › Güncel › 1gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç: 'Türk Milleti Adına 'Ioc'ye Teşekkür Ediyorum' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.