28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak" suçundan yargılandığı davanın 66. duruşması devam ediyor. Müştekilerin 28 Şubat sürecinde baskılar görerek zarara uğradıklarını ve sanıkların cezalandırılmasını istediği duruşmada, sanık avukatları da bu davanın konusunun hükümeti devirmek olduğunu belirterek, müştekilerin 54. Hükümetin üyeleri olmadığını belirtti. Sanık avukatları davanın bir başörtüsü davası olmadığını, ancak bu yöne çekilmeye çalışıldığını savundu.
28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak" suçundan yargılandığı davanın 66. duruşması başladı.
Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin kapatılması sonrasında Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesine devredilen davada, bu mahkemedeki ilk duruşmaya tutuksuz sanıklar, avukatlar ve müştekiler katıldı. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Fevzi Şıngır, ilgili yasa gereği kapatılan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesine devredildiğini hatırlattı. Şıngır, duruşma sırasında mağdur ve sanıkların birbirlerine karşı saygılı olmalarını isteyerek, "Amacımız, adil bir yargılamayla adaletin tecellisini sağlamaktır" diye konuştu. Sanık yoklamalarının alındığı duruşmayı emekli Orgeneral Hurşit Tolon da izledi. Duruşmaya AİHM'e Türkiye aleyhine türban davası açan ve davası reddedilen Leyla Şahin de müşteki olarak katıldı. Sedat Arıtürk ile Doğan Temel'in rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya katılmadılar. Yoklamanın tamamlanmasının ardından müştekilerin ifadeleri alındı. Müşteki Avukat Reşat Petek, 1996 ile 1999 yılları arasında Yozgat Cumhuriyet Başsavcısı olduğunu, Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) talimatları ile doğrudan doğruya mağdur edildiğini ve zarar gördüğünü savundu. Petek'in 28 Şubat darbesi hayatımın akışı da değiştirdi" demesi üzerine sanıklar, süreçten darbe diye bahsettiğini belirterek itiraz ettiler. Mahkeme Başkanı'nın uyarısı üzerine Petek ifadesine devam etti.
-3 KEZ SORUŞTURMA GEÇİRDİM-
Dönemin HSYK ve Yargıtay Üyesi Hüseyin Demirörs'ü nezaket ziyareti sırasında yaşadıklarını anlatan Petek, "Ziyaret sırasında Demirörs beni nezaketle karşıladı. Bir anda "başsavcım hangi ilden geldiniz' dedi. "Yozgat' dedim. Bana "bundan sonra eşi başörtülü olanları başsavcı yapmayacağız' dedi. Demirörs benimde eşim başörtülü ama bundan sonra böyle istiyorlar diyerek eliyle apoletleri gösterdi" dedi. Eşinin başörtülü olması nedeniyle baskı gördüğünü savunan Petek, merhum BBP eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun Yozgat'ta yaptığı bir konuşma nedeniyle soruşturma açılması için İl Jandarma Komutanlığı'nın fezleke hazırladığını ifade etti. Yazıcıoğlu'nun soruşturması konusunda sürekli Jandarma Komutanlığından telefonlar aldığını öne süren Petek, söz konusu soruşturmaya da takipsizlik kararı verdiğini kaydetti. 1997 yılının sonlarına doğru Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesinde türbanlı öğrenciler okula alınmadığını, dönemin dekanının öğrencileri kovduğunu iddia eden Petek, 6 öğrencinin dekan hakkında kendisine şikayette bulunduklarını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
"Soruşturmayı kendim yürüttüm, Dekan okula öğrencilerin okula alınmamasının Rektörün emri olduğunu, Rektörde de YÖK Başkanı Kemal Gürüz'ün talimatı olduğunu söyledi. Bende kamu davası açtım. İsmail Hakkı Karadayı ve Ergen Özgen, hakkımda hem şikayet etti, hem de medyaya açıklamalar yaparak baskılar yürüttüler. Başsavcılık görevinden alınarak, İstanbul'a savcı olarak atandım. Hakkımda resmi anteti bulunmayan kağıtlarla soruşturma açıldı." Petek, dönemde mağdur edilmek için Çarkıfelek Programının telefonlarının evine yönlendirildiğini de iddia etti.
-BU DAVA BAŞÖRTÜSÜ DAVASI DEĞİL-
İfadenin tamamlanmasının ardından Petek, sanık avukatlarının sorularını yanıtladı.
Kendisine baskı yapanlar ve tehdit edenler hakkında bir suç duyurusunda bulunup bulunmadığına ilişkin soruya "Hayır" yanıtını veren Petek, korumalarının alındığını ve hedef haline getirildiğini iddia etti. Söz alan sanık Avukatı Erhan Tokatlı, Petek'in mağduriyetinin eğitim hakkının ve çalışma hayatının engellenmesi ile fişleme olduğunu belirterek, iddianamede sanıklara yöneltilen suçlamanın da hükümeti devirmek olduğunu anımsattı.
Tokatlı, "Petek'in ferdi anlamda bir mağduriyet söz konusu olamaz. Burada yargılaması yapılan eğitim özgürlüğü değil, hükümetin devrilmesidir. Eğer Petek'in iddia ettiği şeyler doğruysa ayrı bir yargılamanın konusudur. Buraya gelip davayı sürüncemede bırakmaya kimsenin hakkı yok. Asıl suçlamanın yargılaması yapılmayacaksa sanıklar uzun bir müddet mağduriyet yaşayacaklar" dedi.
Sanık Avukatı Aykanat Kaçmaz ise Petek'in dönemin icracı vekillerinden ve 54. Hükümetin üyelerinden birisi olmadığını anımsatarak, davanın da bir başörtüsü davası olmadığını anlattı. Davanın başörtüsü davasına çevrilmeye çalışıldığını ifade eden Kaçmaz, Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü yasağı konusunda yapılan başvuruyu reddettiğini anımsatarak, Petek'ten bu karardan haberdar olup olmadığını, Anayasa Mahkemesi üyelerinin bu kararı baskı altında alıp almadığını sordu. Anayasa Mahkemesi üyelerinin de baskı gördüğünü savunan Petek, 28 Şubat sürecinde hakim ve savcıların TSK tarafından brifinglere davet edildiğini bununda baskı olduğunu savundu. Petek, Anayasa Mahkemesi Üyesi Sacit Adalı'nın Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu'na "Brifinglere korktuğum için katıldım
AİHM'in başörtüsü hakkında verdiği kararın anımsatılması üzerine ise Petek, "AİHM iç hukukta bunun Türkiye'nin kanunlarında düzenleme yapılabileceğine atıfta bulunmuştur. Leyla Şahin kararının mahiyeti de budur" dedi.
-SORUŞTURMALARDAN CEZA ALMADIM-
Avukat Hüseyin Ersöz'ün "Soruşturmalar neticesinde ceza aldınız mı?" sorusuna "almadım" yanıtını veren Petek, kendi isteğiyle emekli olup olmadığına yönelik soruya ise "Uğradığım baskılar sonucunda mesleğe devam edemeyeceğimi düşündüm ve emekli oldum" cevabını verdi. Emekli olduğu dönemde 1. sınıf savcı sıfatını taşıdığının anımsatılarak, daha üst bir kademeye çıkma şansının bulunup bulunmadığına ilişkin soruya ise birinci sınıfın üzerinde bir sınıf bulunmadığını kaydetti. Reşat Petek'in kendi isteğiyle emekli olduğunu ve bir disiplin cezası almadığı için zarara uğramadığını anlatan Ersöz, "Burada hükümet üyelerinin zarara uğraması söz konusudur. Balyoz Davası'nda kişilerin ve kurumların davaya katılma taleplerinin suçtan zarar göremeyecekleri gerekçesiyle geri dönülmesine karar verilmiştir. Bu emsal karardır. Müştekinin her hangi bir zarara uğramadığı gözetilerek, katılma talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir" dedi. Petek'in ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi. Müştekilerin ifadesinin alınmasına duruşmanın öğleden sonraki oturumunda devam edilecek.
Son Dakika › Güncel › 28 Şubat Davası Başladı: Bu Dava Bir Başörtüsü Davası Değil - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.