Amerikalı Uzmanlar, ABD'nin Mısır Politikasını Nasıl Yorumluyor? - Son Dakika
Son Dakika Logo

Amerikalı Uzmanlar, ABD'nin Mısır Politikasını Nasıl Yorumluyor?

Amerikalı Uzmanlar, ABD\'nin Mısır Politikasını Nasıl Yorumluyor?
20.07.2013 11:12

Teksas Üniversitesi öğretim üyesi ve ABD Mısır ilişkileri ve Ortadoğu üzerine çok sayıda kitabın yazarı Brownlee: "ABD, Mısır'da orduyu destekler bir görünüm sunuyor. Bunun nedeni, Müslüman Kardeşler'e ideolojik bir karşıtlıkları olması değil, iktidarın devrilmesi ve ABD'nin yeni bir istikrar getiriciye, yeni bir lidere, ABD'nin kilit çıkarları için yüzlerini çevirebilecekleri yeni bir muhataba ihtiyaç duymaları" "İktidarda kim varsa, Washington'a sadık olduğu ve yerini koruduğu müddetçe onu desteklerler, ama iktidardan indirilirse, siz de taraf değiştirirsiniz ve onun yerine kim geldiyse hesaplar onun üzerine kurulur" "Mısır'da tekrar ordu destekli bir iktidarın başa geçmesi demokrasi için iyi bir gelişme sayılmaz ancak Mısır'da demokrasinin ABD'nin üst önceliğini olduğunu pek söyleyemeyiz. Tarihsel olarak da bu böyle oldu, demokrasi ve stratejik çıkarların birbiriyle uyuştuğu bir dönemde ikisi de desteklenir, ama aralarında bir çatışma çıkar ve gerginlik patlak verirse, o zaman ABD stratejik çıkarlardan yana durur"

Mehmet Toroğlu - Teksas Üniversitesi Hükümet ve Ortadoğu Çalışmaları bölümlerinde öğretim üyeliği yapan, ABD- Mısır ilişkileri ve Ortadoğu üzerine çok sayıda kitabın yazarı Jason Brownlee, ABD'nin Mısır'da orduyu destekler görünüm verdiğini belirterek, "Bunun nedeni, Müslüman Kardeşler'e ideolojik bir karşıtlıkları olması değil, iktidarın devrilmesi ve ABD'nin yeni bir istikrar getiriciye, yeni bir lidere, ABD'nin kilit çıkarları için yüzlerini çevirebilecekleri yeni bir muhataba ihtiyaç duymaları. (ABD) İktidarda kim varsa, Washington'a sadık olduğu ve yerini koruduğu müddetçe onu destekler ama iktidardan indirilirse, siz de taraf değiştirirsiniz ve onun yerine kim geldiyse hesaplar onun üzerine kurulur" dedi.

Brownlee, ABD'nin demokrasi ile çıkarları arasında seçim yapmak zorunda kaldığından daima çıkarlarını seçeceğini kaydetti.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Brownlee, Mısır'ın ABD'nin kritik stratejik müttefiki olması, Ortadoğu stratejisinin hayati parçasını oluşturması ve özellikle ABD'nin Basra Körfezi'nde askeri gücünü yansıtmasına ve İsrail'in güvenliğinin korunmasına yardım etmede önemli rol oynaması nedeniyle ABD'nin Mısır'da istikrar istediğini söyledi.

Bazı yorumların aksine, aslında Mısır ordusu tarafından görevinden uzaklaştırılan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin ABD'nin bu hedefleri açısından "iyi bir iş" çıkardığını, Müslüman Kardeşler'in lideri olarak geçmişteki söylemlerinin aksine Hüsnü Mübarek'in İsrail ve Gazze Şeridi'ne yönelik politikalarını devam ettirdiğini belirten Brownlee, "Dolayısıyla Mursi, ABD için kusursuz derecede iyiydi" dedi.

-"Washington, sadık olanı destekler"...

Brownlee, Washington için sorunun Temerrüd Hareketi ve protestoların genişlemesiyle başladığı değerlendirmesinde bulunarak , "ABD başta Mursi'nin bir şekilde siyasi çözüm bulabileceğini ve iktidarını koruyabileceğini düşünüyordu. Ancak Mursi ordu tarafından devrilince, ABD hemen yeni istikrar getirici, kontrolü sağlayabilecek yeni lider arayışına girdi. ABD'nin söylemlerine baktığımızda, Mursi'yi gözden çıkardıkları görülüyor" diye konuştu.

Bu durumun esasında ABD'nin dış politikasıyla uyuştuğuna değinen Brownlee, "İktidarda kim varsa, Washington'a sadık olduğu ve yerini koruduğu müddetçe onu desteklerler, ama iktidardan indirilirse, siz de taraf değiştirirsiniz ve onun yerine kim geldiyse hesaplar onun üzerine kurulur" dedi. Brownlee, bu nedenle de, Dışişleri Bakanlığı brifinglerinde, Müslüman Kardeşler Teşkilatı'yla uzlaşı olması, siyasi sürece dahil edilmeleri gerektiği gibi basmakalıp ifadeler kullanılsa da, soru sorulmadığı müddetçe, Mursi'nin isminin telaffuz bile edilmediğine dikkat çekti.

-"ABD, orduya örtülü onay veriyor görünüyor"

Brownlee, ABD yönetiminin Mısır'da orduyu kuvvetli biçimde eleştirmede de isteksiz davrandığını, siyasi çözüm, anlamlı  siyasi uzlaşıya zorlama noktasında ordu üzerindeki gücünü kullanmadığını belirtti. Ordunun, ülkede adeta "Tiananmen Meydanı'nda yaşananlar" tarzında bir katliamı yönetmesine karşın, aslında prensipte buna karşı olan ABD'nin, sergilediği tavırla, aslında ordunun yaptıklarını kabul eden, hatta ona örtülü onay veren bir görünüm ortaya koyduğunu savundu.

Obama yönetiminin Mısır'da ordunun yönetime el koymasını "darbe" olarak nitelendirmediğini ve ABD'nin Mısır ordusuna yardımlarının askıya alınması yönünde bir hukuki netice doğurması durumunda "darbe" dememeyi sürdüreceğini kaydeden Brownlee, dolayısıya yönetimin, sadece sözlerle değil, eylemleriyle de orduyu bir kez daha destekler bir tavır sergilediğini söyledi.

Brownlee, "Bunun nedeni, Müslüman Kardeşler'e ideolojik bir karşıtlıkları olması değil, iktidarın devrilmesi ve ABD'nin yeni bir istikrar getiriciye, yeni bir lidere, ABD'nin kilit çıkarları için yüzlerini çevirebilecekleri yeni bir muhataba ihtiyaç duymaları" diye konuştu.

-"Mısır demokrasisi ABD'nin üst önceliği değil"

Brownlee, Mısır'da tekrar ordu destekli bir iktidarın başa geçmesinin demokrasi için iyi bir gelişme sayılamayacağını, ancak Mısır'da demokrasinin ABD'nin üst önceliği olmadığını ifade etti.

"Tarihsel olarak da bu böyle oldu, şimdi de öyle" diyen Brownlee, ABD için önemli olanın stratejik çıkarları olduğunu, eğer demokrasi bu stratejik çıkarlara hizmet ediyorsa ABD için problem bulunmadığını dile getirdi. Mursi iktidarından örnek veren Brownlee, "Mübarek'in dış politikalarını sürdüren bir seçilmiş cumhurbaşkanı vardı, Mübarek dönemine göre daha istikrarlıydı. Amerikan yanlısı, Amerika'nın stratejisini destekleyen demokratik bir hükümette ve otokrasiye göre geniş bir halk tabanına sahipti. Dolayısıyla demokrasi ve stratejik çıkarların birbiriyle uyuştuğu bir dönemde ikisi de desteklenir, ama aralarında bir çatışma çıkar ve gerginlik patlak verirse, o zaman ABD stratejik çıkarlardan yana durur" diye konuştu.

Brownlee, Mısır'ın ABD açısından stratejik öneminin aslında Soğuk Savaş'tan sonra azaldığını, ancak aynı derecede olmasa da şimdi de Mısır'ın, İsrail'le barış anlaşmasının korunması, ABD'nin diplomatik girişimlerinin desteklenmesi, ABD'nin askeri gücünün yansıtılmasına, Mısır havasahası ya da Süveyş Kanalı gibi yollarla kolaylık sağlanması gibi önemli bir pasif rol oynadığını belirtti.

"ABD'nin, Mısır ordusuyla güçlü ikili ilişkilerinin getirdiği bu stratejik faydalardan vazgeçmeye hazır olduğunu sanmıyorum" diyen Brownlee, Mısır'ın bir şekilde ABD'nin müttefiki olmaya son vermesi halinde, ABD'nin Ortadoğu'daki tüm hareket tarzının, Pentagon'un bölgedeki askeri hareketleri bağlamındaki tüm planlamalarının da değişmek zorunda olacağını ifade etti.

Brownlee, bir soru üzerine, El Kaide ya da terörle mücadeleyle alakalı gelişmeler sözkonusu olduğunda, insansız hava araçlarının kullanımı, özel birliklerce gizli operasyonların düzenlenmesi gibi yollarla, Obama yönetimin çok proaktif olabildiğini, ancak bölgede diplomasi ve demokratikleşmeyle alakalı konularda yönetimin daha ziyade reaktif (sonradan tepki veren) olduğunu kaydetti.

- Washington DC

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Amerikalı Uzmanlar, ABD'nin Mısır Politikasını Nasıl Yorumluyor? - Son Dakika


Advertisement