Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin, AB'ye katılım sürecinde kendi üzerine düşenleri kararlılıkla yerine getirdiğini bildirdi.
Başbakanlık Basın Merkezinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Başbakan Davutoğlu, 9 Mayıs Avrupa Günü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.
Davutoğlu, mesajında, Avrupa Birliği'nin temellerini atan Schuman Deklarasyonu'nun yayımlandığı 9 Mayıs'ın, AB'ye adaylık statüsünün tescil edildiği 1999 yılından bu yana, diğer Avrupa halklarıyla birlikte Türkiye'de de kutlandığı anımsattı.
Avrupa Günü'nün, Türkiye'nin geçmişte ve bugün olduğu gibi, yarın da parçası olacağı Avrupa'da, barış ve istikrarın korunması, demokrasi, insan hakları ile hukukun üstünlüğünün daha ileriye taşınması amacıyla neler yapılabileceğinin değerlendirilmesi için vesile teşkil ettiğini belirten Davutoğlu, 1950'de, Schuman Deklarasyonu ile başlayan Avrupa'da barış ve istikrarın korunması çabalarının, zaman içinde bir bütünleşme sürecine yol açtığını ve AB'nin, Avrupa'nın İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıntıları arasından ayağa kaldırılması için emsali bulunmayan bir projeyi teşkil ettiğini ifade etti.
Daha da güçlü ve etkin olması hedeflenen geleceğin Avrupasının ancak çeşitlilik ve çok kültürlülük üzerine bina edilebilineceğini vurgulayan Davutoğlu, "Bu sebeple, Avrupa'daki mevcut liderlerin, bu bütünleşme sürecinin geliştirilerek devam ettirilmesi, tüm Avrupa ülkelerini ortak değerler ve ilkeler etrafında birleştirilmesi yönünde çaba harcamaları gerektiğine inanıyoruz. Bu bütünleşme, bugün Avrupa'da giderek artan bir endişe kaynağı olan yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve ayrımcılık akımlarına karşı verilebilecek en güzel yanıtı teşkil edecektir. Avrupa, diğer bölge ve ülkelerle işbirliğini geliştirdiği ve istikrarlı bir şekilde sürdürdüğü ölçüde, güvenlik ve ekonomik kaynaklı göç dalgalarına gerçekçi ve insancıl çözümler üretebilecektir" değerlendirmesinde bulundu.
-"Genişlemenin ötelenmesi 65 yıllık tarihine uygun bir tutum değil"
Davutoğlu, aynı ihtiyacın, Avrupa'da sürdürülebilir ekonomik büyüme ve yaşlanan nüfus gibi yapısal sınamalar açısından da geçerli olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
"AB'nin genişleme sürecinin mali sorunlar veya başka iç sorunlar gerekçe gösterilerek ötelenmesinin Avrupa projesinin 65 yıllık tarihine uygun bir tutum olmadığını düşünüyoruz. Genişleme, Avrupa'da insan haklarına saygı, demokratikleşme, çoğulculuk ve serbest piyasa ekonomisi gibi ilke ve değerlerin ve bunları güvence altına alan hukuki ve idari mekanizmaların kuvvetlendirilmesi açısından temel motivasyon kaynaklarından biridir. AB'nin bir çekim merkezi olmasının en önemli dayanağı olan genişleme politikasının güçlü biçimde devam ettirilmesi önem taşımaktadır.
Türkiye, AB'ye katılım sürecinde kendi üzerine düşenleri kararlılıkla yerine getirmektedir. Güçlü ekonomisi, yatırım imkanları, kaliteli insan kaynağı, geniş ekonomik potansiyeli olan, yakın ve uzak çevresi ile Türkiye de Avrupa'ya önemli ekonomik fırsatlar sunmaktadır. Ayrıca üyeliğimiz, AB'nin farklı bölgelerde kilit rol oynayan önemli bir küresel aktöre dönüşmesine de yardımcı olacaktır. Bu bakımdan, katılım sürecimiz önündeki siyasi engellerin kaldırılması ve sürecin önceden belirlenmiş kriterler temelinde yürütülmesi, AB'nin de çıkarlarına hizmet edecektir. AB içinde, göç karşıtı ve yabancı düşmanı eğilimlerin bariz biçimde gözlendiği Avrupa Parlamentosunun da evrensel değerlere sahip çıkması öncelikli beklentilerimiz arasındadır."
Davutoğlu, tarih boyunca Avrupa'nın siyasi, ekonomik ve kültürel gelişiminde belirleyici bir yer edinen, güvenlikten ekonomiye, spordan kültür ve sanata pek çok alanda Avrupa'yla bütünleşmesini kurumsallaştırmış olan Türkiye'nin, bundan sonra da Avrupa'da istikrar ve refahın güçlendirilmesine katkıda bulunmaya devam edeceğinin altını çizerek, vatandaşların ve Avrupalıların 9 Mayıs Avrupa Gün'nü kutladı.
Son Dakika › Güncel › Avrupa Günü - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.