
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Osmanlı Devleti'nin manevi kurucusu olan Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözlerini hatırlatarak, "Eğer devletin asıl sahibi olan insanı, bireyi, vatandaşı dışarıda bırakırsanız, devleti, sahibi olan vatandaşa karşı koruma altına alırsanız, devlet zalimleşir ve yıkılmaya mahkumdur Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Osmanlı Devleti'nin manevi kurucusu olan Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözlerini hatırlatarak, "Eğer devletin asıl sahibi olan insanı, bireyi, vatandaşı dışarıda bırakırsanız, devleti, sahibi olan vatandaşa karşı koruma altına alırsanız, devlet zalimleşir ve yıkılmaya mahkumdur. Tarih bunun nice örnekleri ile doludur. Kendi vatandaşını kendisine tehdit olarak gören devlet zalim devlettir, ceberut devlettir. Aslında kendi temelini, kendisini tahrip eden devlettir. Bizim böyle bir devlet anlayışımız yok" dedi.
Başbakan Erdoğan, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde, emniyet teşkilatı personelinin katılımıyla düzenlenen iftar yemeğine katıldı. Burada yaptığı konuşmada, Ramazan ayının tüm polis ve jandarma teşkilatı için hayırlara vesile olmasını talep Erdoğan, Ramazan ayının tüm toplum için refaha, huzura ve barışa hiç kapanmayacak bir kapı açmasını istedi. Emniyet ve jandarma teşkilatında çalışırken şehit olanları rahmetle ve minnetle anan Erdoğan, gazilere de uzun ömürler diledi.
-"POLİS, BİREYİN HAKLARINI KORUMAK İÇİN VARDIR"-
Türkiye'nin zor bir coğrafyada yer alması nedeniyle güçlü bir emniyet teşkilatı oluşturulması gerekliliğini doğurduğunu belirten Erdoğan, "Demokrasinin olmadığı ya da gelişmediği ülkelerde polis sadece devleti korumak gibi gerçekten çok tartışılır bir pozisyonda olmuştur. Demokratik ülkelerde, demokrasinin standartlarının ileri seviyelerde olduğu ülkelerde ise polis, devletten daha ziyade bireyi, bireyin haklarını, özgürlüklerini evrensel değerleri korumak için vardır, bu amaçla vazife yapar" dedi.
Son 10 yılda polisin sadece devleti değil bireyi de koruması için çok önemli değişim ve gelişimler gerçekleştirdiklerini anlatan Erdoğan, "Sadece devleti devletin çıkarlarını koruyan ve gözeten emniyet anlayışından, bireyi, bireyin hak ve özgürlüklerini koruyan, kollayan, yücelten bir güvenlik konseptine geçtik" diye konuştu.
Osmanlı Devleti'nin manevi kurucusu olan Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözlerini hükümet olarak kendilerine düstur edindiklerini ifade eden Erdoğan, "Eğer devletin asıl sahibi olan insanı, bireyi, vatandaşı dışarıda bırakırsanız, devleti, sahibi olan vatandaşa karşı koruma altına alırsanız, devlet zalimleşir ve yıkılmaya mahkumdur. Tarih bunun nice örnekleri ile doludur. Kendi vatandaşını kendisine tehdit olarak gören devlet zalim devlettir, ceberut devlettir. Aslında kendi temelini, kendisini tahrip eden devlettir. Bizim böyle bir devlet anlayışımız yok" değerlendirmesinde bulundu.
-"DEVLET İLE BİREYİN İRTİBATININ KOPTUĞU BİR ORTAMDA DEVLET ZALİMLEŞİR"-
10,5 yıldır yapılan reformlar karşısında bir "itiraz cephesi" ile olduğunu söyleyen Erdoğan, "Bireylerin en tabi haklarını, en tabi özgürlüklerini tek tek teslim ederken, birileri bu hakları, özgürlükleri yani bireyleri savunacakları yerde ceberut bir devlet anlayışını savundular" diye konuştu.
76 milyon ile herkesin Türkiye'nin eşit şekilde sahibi olduğunu ifade eden Erdoğan, "Devlet ile bireyin irtibatının koptuğu, aradaki güvenin kaybolduğu bir ortamda devlet zalimleşir. Vatandaşına kibirle bakar, tepeden bakar. ve zulmetmeye başlar, işte biz bunu kabul edemeyiz" dedi.
Herkesin anayasa ve yasalar çerçevesinde ne yapıyorsa yapması gerektiğini söyleyen Erdoğan, aksi durumda başkalarının özgürlüklerinin ihlal edileceğini ve kısıtlanacağını vurguladı. 265 bin kişinin mensubu olduğu bir teşkilat içinde yanlış yapanlarının olmasının son derce doğan olduğunu söyleyen Erdoğan, "Önemli olan bunların üzerinin örtülmemesi yasalar çerçevesinde bunlarla mücadele edilmesi ve bunlara gereken cezaların verilmesidir. Bu zaten yapılmaktadır" ifadesini kullandı.
-"PIRIL PIRIL BİR TEŞKİLATTIR"-
Polis teşkilatı içerisinde yanlış yapanların öne çıkarılması ile bütün bir teşkilatın töhmet altında bırakılmasını asla kabul etmeyeceklerini kaydeden Erdoğan şöyle devam etti:
"Biz bu gün polisimizle gurur duyuyoruz. İftihar ediyoruz. Bugün Batı, AB başta olmak üzere diğer batıcı ülkeler dahil olmak üzere, onların polislerinin vatandaşlarına yaklaşım tarzları bizim artık çok gerilerimizde kalmıştır. Bizde "şefkat eli' vardır, onlarda "demir yumruklar' vardır. Bu noktaya gelmiştir. Ama bunlar kampanyalarını iyi yapıyorlar. Sesleri fazla çıkıyor. ve Türk polisini karalamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Güvenlik teşkilatlarımızı karalamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Onlar ne yaparsa yapsın, biz emin adımlarla hukuk içersinde kalmak suretiyle, hukukun sizlere verdiği yetkiyi azami ölçüde kullanmakla bu ülkede, değerli kardeşlerim özgürlüklerin de demokrasinin de koruyucu olacaksınız. Yoksa eğer birilerinin dediği noktada hareket edecek olursak, şu güvenlik teşkilatımız acınacak hale düşer ki biz polis teşkilatımızı da, jandarma teşkilatımızı da asla acınacak halde görmek istemiyoruz. Bu teşkilat olumsuz örneklerle kirlenmeyecek kadar, pırıl pırıl bir teşkilattır. Bu teşkilat, eğitimli birikimli donanımlı, özellikle de dürüstlük, disiplin, hakkaniyete saygı noktasında son derece hassas bir teşkilattır. Birkaç kötü örnek üzerinden bütün teşkilatın karalanmasına müsaade etmeyiz. Bunun karşısında da duran ilk biz oluruz. Teşkilatı bu tür ithamlardan korumanın yolu da şüpheleri hemen yargıya sevk etmek, gerçeğin ortaya çıkmasını da sağlamaktır. Teşkilatımızın bu konuda da çok hassas olduğunu biliyorum. Bu hassasiyetiniz için de sizlere teşekkür ediyorum."
-"BİZİ BAZI GAZETELERİN MANŞETİ DEĞİL MİLLETİN MANŞETİ İLGİLENDİRİR"-
Polisimizin ve jandarmamızın önleyici tedbirler uygulamasının çok sık bir şekilde eleştirildiğini söyleyen Erdoğan, "Bu millet polisini çok iyi tanıyor, çok iyi biliyor. Emin olun ki polisini de kendi evladı gibi sahip çıkıyor. Kimin ne dediği değil, milletin ne dediği, milletin ne hissettiği önemlidir. Biz milletin hissiyatına bakar, gerçek fotoğrafa bakar tavrımızı ona göre alırız. Bizi bazı gazetelerin manşeti değil, unutmayın milletin manşeti ilgilendirir" diye konuştu.
Polise küfür edenleri "beyni felçli" bir zihniyet olarak nitelendiren Erdoğan, kendilerinin polisi emre itaatsizlik çağrısı yapacak kadar "gözü dünmüş" kişilerin çağrılarına bakmayacaklarını söyledi. polislere bu tahriklere gelmemeleri uyarısında bulunan Erdoğan, yasalar çerçevesinde yaptıkları müdahaleler ile gerek cevabı verebileceklerini aktardı. "Edepsiz olan edepten korkar, hukuksuz olan hukuktan korkar" diyen Erdoğan, "Son 2 aydır başta İstanbul ve Ankara olmak üzere şehirlerimizde ortaya çıkan sokak eylemlerine karşı, gerçekten büyük bir sabırla demokratik bir tavırla karşılık verdiniz. Yeri geldi sizler zora girdiniz. Bunu Batı'nın polisi yapmaz. Kullandığınız yöntemler demokratik bir ülkede emniyet güçlerinin kullandığı yöntemler neyse onlardan çok daha fazlası olmuştur" değerlendirmesinde bulundu.
-"BİZE AKIL VERENLER ÖNCE KENDİSİNE BAKSINLAR"-
Polise karşı uygulanan şiddetin kimse tarafından konuşulup tartışılmadığını belirten Erdoğan, "Aylardır her türlü hukuksuzluğa, vandallığa, şiddete karşı sabırla tahammül eden hukuk ve demokrasi içinde müdahale eden polis hedef gösteriliyor, ama eylemcilerin sırtı sıvazlanıyor. Bizim polisimiz TOMA'yı da suyu da kullanır, yeri geldiği zaman biber gazını da kullanır. Bunun hukuku bir görevidir, vazifesidir. Bunu niçin yapar? Oradaki güvenliği tesis için yapar. Orada güvenliği tesis için polisimize silah sıkanların takındığı tavrı mı takınacaktı? Hiçbir zaman bizim polisimiz bu yola vessul etmedi. Bakın Amerika'da 17 yaşındaki çocuk vuruldu değil mi? Bir zenci, 17 yaşındaki bir genç öldürüldü. Buyurun, kıyası yapsınlar. Bize akıl verenler önce kendisine baksınlar" diye konuştu.
Polisin takındığı tavır noktasında bir hukuksuzluk ve haksızlık varsa bunun karşısında ilk kendilerinin duracaklarını kaydeden Erdoğan, iftira ve alçakça yürütülen propagandalarla polisin yıpratılmasına da müsaade etmeyeceklerini söyledi.
Erdoğan, polislere iktidarlı süresince getirilen düzenlemeleri anlatarak, önümüzdeki yasama yılında emeklilik konusunda yeni düzenlemeler getirileceğini ifade etti.
- Ankara
Son Dakika › Güncel › Başbakan Erdoğan: Kendi Vatandaşını Kendisine Tehdit Olarak Gören Devlet Zalim Devlettir - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.