Başbakan Yardımcısı Arınç: İki Dost, İki Dava Yoldaşı Biraraya Gelecek, İnşallah İkisinden Biri... - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Yardımcısı Arınç: İki Dost, İki Dava Yoldaşı Biraraya Gelecek, İnşallah İkisinden Biri...

Başbakan Yardımcısı Arınç: İki Dost, İki Dava Yoldaşı Biraraya Gelecek, İnşallah İkisinden Biri...
03.05.2014 12:43

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti'de 3 dönem milletvekilliği zorunluluğunun korunmasını çok iyi bir değişim programı olarak değerlendirdi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti'de 3 dönem milletvekilliği zorunluluğunun korunmasını çok iyi bir değişim programı olarak değerlendirdi. Arınç, AK Parti'nin cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin ise "20 Mayıs'tan sonrasını bekleyin belki 30 Mayıs. Bizim acelemiz yok, AK Parti psikolojik olarak ve güç olarak üstün durumda, aslında bu soruları muhalefet sormanız lazım. Bizde hemen hemen 3 ayağı 5 yukarı belli, "ya çet ya pet' demişler eskiler. Bizde hiçbir mesele yok, görüşülür, konuşulur bakın ne kadar geniş bir istişare yapılıyor. İki dost, iki arkadaş, iki dava yoldaşı bir araya gelecekler, inşallah ikisinden biri olacak gibi" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa'nın Yenişehir İlçesinin Belediyesini ziyareti sırasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. AK Parti'de 3 dönem milletvekilliği zorunluluğunun korunmasının karara bağlanmasını değerlendiren Arınç, "300 milletvekili içerisinde sadece 70 küsur meselesi değil bu konu. Ben çok rahatım, 20 yıldır parlamentodayım. Bir insanın siyaset yapması için mutlaka milletvekili ve bakan olması gerekemez, siyaset aynı zamanda her yurttaşın görevidir. Ülke yönetimine ait kim ne düşünüyorsa yazabilir, konuşabilir, söyleyebilir, tartışabilir. Onun için bu sıfatları taşımaya gerek yok" dedi. Geçmişte 80-90 yaşına gelmiş milletvekilleri bulunduğunu anımsatan Arınç, o milletvekillerine oğullarının veya kızlarının milletvekilli yapılması teklifi yapılmak istendiğinde bunu kabul etmediğini anlattı. 3 dönem milletvekilliği konusunun çok iyi bir değişim programı olduğunu ifade eden Arınç, "Ben 2015'de tekrar aday olamayacaksam mutlaka yeni, güçlü bir arkadaşımız gelecektir. 9 milyon kayıtlı üyesi olan, her seçimden 21 milyon 500 bin oy alacak noktaya gelecek bir partinin kendi içinde bir yenilenmeye bir değişeme mutlaka ihtiyacı vardır. Bu örneğin bütün partilerde olmasını arzu ederim, o zaman genel başkanlar 20-25 yıl genel başkanlık veya milletvekilleri 30 yıl milletvekilliği yapamaz. O parti bir dinamizm kazanır, heyecan kazanır, yoksa herkes lök gibi oturur, yerinden de kalkmazsa o partilerde şiddetli bir talep bastırılmış olur. Ben çok doğru bir karar verildiğini düşünüyorum. Şüphesiz başbakanımızın zamanında koyduğu bu kuralın şartlar içerisinde değişeceğini düşünenler de vardı, olabilir. Ama dünkü karar bunun önümüzdeki seçimlerde uygulanması noktasında çıktı, hayırlı olmasını diliyorum. Demek ki ben öngörülerimde haklıymışım" diye konuştu.

- YA ÇET YA PET-

2015 yılı sonrası planlarının sorulması üzerine Arınç, bunların özel konular olduğunu, ancak yine Bursalılarla birlikte olmaya devam edeceğini ifade etti. MKYK ve MYK kararları sonrasında gözlerin Cumhurbaşkanlığı seçimlerine çevrildiğini ve AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayının ne zaman belli olacağının sorulması üzerine Arınç, şu yanıtı verdi:

"20 Mayıs'tan sonrasını bekleyin belki 30 Mayıs'ı, bizim acelemiz yok. AK Parti psikolojik olarak ve güç olarak üstün durumda, aslında bu soruları muhalefet sormanız lazım. Bizde hemen hemen 3 ayağı 5 yukarı belli, "ya çet ya pet' demişler eskiler. Bizde 1 kişi belli en azından veya ikinci kişi belli. Asıl CHP'nin MHP'nin adayı kim olacak? Her partiden oy alabilecek özellikte birisi varsa birilerinin söylediği gibi onların üzerinde yoğunlaşmak lazım. Bizim üzerimizde mesai harcanmasına gerek yok, bizde az çok belli. Bunu herkes de kabul ediyor ama Sayın Kılıçdaroğlu gürlemiş "ne canım ya Erdoğan ya Abdullah Gül böyle saçma tartışmamı olur' demiş, aslında bu tartışmaları kendileri yaptılar bugüne kadar. Bizde onlara siz başka adaylar bulun 3., 4. aday kimse siz onlar üzerinde konuşun diyorduk. Bizde hiçbir mesele yok, görüşülür, konuşulur bakın ne kadar geniş bir istişare yapılıyor. İki dost, iki arkadaş, iki dava yoldaşı bir araya gelecekler inşallah ikisinden biri olacak gibi."

-TAKİPSİZLİK KONUSUNUN ESKİ 4 BAKANLA İLGİSİ YOK-

17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun TOKİ ayağına savcılıktan takipsizlik kararı çıktığının anımsatılması üzerine Arınç, içinde Ali Ağaoğlu ve bazı imarla ilgili kişiler ve eski Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın oğlunun da bulunduğu dosya hakkında takipsizlik kararı verdiğini, bunun Erdoğan Bayraktar'ın şahsı ile ilgili bir durum olmadığını ifade etti. Takipsizlik kararlarının kesin olmadığını, bu kararlara itiraz edilebileceğini belirten Arınç, takipsizlik konusunun eski 4 bakanla ilgili olmadığını anlattı. Pazartesi günü 4 eski bakanla ilgili soruşturma önergelerinin konuşulacağını, Meclis'in kabul etmesi halinde bu bakanlarla ilgili soruşturma komisyonu kurulacağını kaydeden Arınç, takipsizliğin savcılığın sivil kişilerle ilgili verdiği bir karar olduğunu, kesinleşmesinin bekleneceğini, kesinleşmesi halinde o kişilere yöneltilecek suçlarla ilgili bir dava açılmamış olacağını ifade etti.

-CİNAYET SADECE BİR CİNAYETTEN İBARET DEĞİL-

Çocuklara yönelik suçlarda idam tartışmalarının gündeme geldiğinin anımsatılması üzerine Arınç, son olayların kaçırma ve cinayet olaylarına dikkat çektiğini ifade etti. Olaylar sonrasında çocukların yakınlarının gözyaşı dökmesinin ve suçlular için idam talebinde bulunmasının normal olduğunu ancak Türkiye'de 10 sene önce idamın kaldırıldığını ifade eden Arınç, Türkiye'de idamın kaldırılmasına ilişkin süreci anlattı. Türkiye'de idam cezasını gerektiren suçlarda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının uygulandığını anımsatan Arınç, "Eğer çocuklar hakkında işlenen cinayetler caydırıcı vasfını bugünkü TCK'daki maddelerle engelleyemiyorsa elbette cezaları daha çok artırmak gereklidir. Aslolan bu cezalar ne kadar ağır ve caydırıcı olursa olsun bu olayları sebebiyet veren ortamı değiştirmektir. Bu cinayetlerin altında sosyal, psikolojik ahlaki, eğitimle ilgili bazı sebepler var. Türkiye'de suçlu üreten bir bataklığın olduğunu hepimiz bilmeliyiz, bu sebepleri ortadan kaldıracak topyekun bir seferberliğe ihtiyaç var" dedi. Uyuşturucu ve alkol kullanımının çok küçük yaşa indiğini ifade eden Arınç, alkolün herkesin ulaşabileceği meta olmaktan çıkarılması gerektiğini anlattı. Hükümetin alkole yönelik düzenlemelerinin eleştirildiğini ifade Arınç, uyuşturucu satmanın, nakletmenin cezası olduğunu ancak kullanıcılara bir ceza verilmediğini belirtti. Kadına karşı gösterilen şiddetin de ayrı tutulamayacağını, toplumsal bazı nedenlerin ön plana alınması gerektiğini kaydeden Arınç, sözlerine şöyle devam etti:

"Çok eleştirileceğimi biliyorum, eleştirsinler ben buna alışkınım, pek çok televizyonumuzda lise çağındaki gençlere yönelik diziler başladı. Bu çocukların aileleri ile olan ilişkileri o kadar büyük dejenerasyon halinde topluma naklediliyor ki ben Türkiye'nin yaşadığı bu sosyal bunalımda bu tür dizilerin eğer eğitici ve öğretici olmuyorsa çok büyük payı oyduğuna inanıyorum. Maalesef ki bazı televizyonlar bütün gelir kaynaklarını bu tür dizilere hasrediyorlar. ABD'de böyle televizyon dizileri göremezsiniz. Birbirleri ile sadece argo konuşan 25 kelime ile hayatlarını sürdüren, her şeyin içinde cinsellik içeren bu tür programlar Türkiye'deki cinsel hayatı sınırsız ve sorumsuz hale getiriyor. Eleştireceklermiş, varsın eleştirsinler, toplumdaki bunalımın kaynaklarından bir tanesi de budur. Ondan sonra da RTÜK bazı dizilere, bazı görüntülere ceza verdiği zaman "vay RTÜK Kanuni Sultan Süleyman zamanına döndü, her şeye yasak getiriyor' diyorlar, gençlerimizi korumak zorundayız bu yaşantı içerisinde de evden kaçanlar, anne babasına isyan edenler, genç yaşta cinselliği tatmak isteyenler... Bakın tıbbi bir gerçektir, çok özür diliyorum bu hayatın bir gerçeğidir buluğa erme yaşı çok küçülmüştür. Türkiye'de yani uyarılma yaşı eskiden kızlarımızda 13-14'ken, gençlerde 15'ken şimdi 8-9lara kadar gerilemiştir, bu iyi bir şey midir, fizyolojik bir şeydir belki bunun önüne geçilemez ama çocuklarımızı bu genç çocuk yaşlarında cinsel açıdan uyaran pek çok etken var. Cinayet sadece bir cinayetten ibaret değil."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Başbakan Yardımcısı Arınç: İki Dost, İki Dava Yoldaşı Biraraya Gelecek, İnşallah İkisinden Biri... - Son Dakika


Advertisement