Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'nin
AB'ye yük olmak için değil, yük almak için girmek istediğini söyledi.
Başbakan Yardımcısı Arınç, Paris'teki Uluslararası Çalışmalar ve
Araştırmalar Merkezi'nde (CERI) "Türkiye'deki Değişim Süreci İçinde İnsan
Hakları" konulu konferans verdi.
Arınç, Fransa'da François Hollande'ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından
Türk-Fransız ilişkilerinde daha olumlu bir döneme girileceği inancını taşıdığını
söyledi.
Konferansın ardından davetlilerin sorularını yanıtlayan Arınç, Türkiye'nin
AB üyeliği önüne çıkartılan engellere atıfta bulunarak, "Türkiye AB'ye yük olmak
için değil, yük almak için girmek istiyor" ifadesini kullandı.
AB içinde Türkiye'nin önüne çıkartılan engeller yüzünden, Türkiye'de AB'ye
katılımı isteyenlerin oranının 2005 yılında yüzde 70 iken şu anda yüzde 40'a
düştüğünü hatırlatan Arınç, tam üyelik müzakerelerinin geciktirilmesini
eleştirdi.
Arınç, "Sürekli olarak önümüze engel koymaya çalıştılar. Kimisi 'Bu bir
Hristiyan birliği, sizin burada ne işiniz var' dedi. Biz de onlara, 'Biz sizi
çoğulcu ve hukuk devleti ilkelerini tercih eden bir birlik olarak biliyorduk'
dedik. Kimisi nüfusumuzun fazla olmasını gerekçe gösterdi. Biz ne yapacaktık ki,
nüfusumuzun yarısını yok mu edecektik? İngiltere'nin, Fransa'nın, Almanya'nın da
nüfusu bizim kadar. 'Genişleme iyi gitmiyor' dediler. 'Biz sizi üye yaparsak İran
ve Suriye ile sınırımız olacak' dediler. Komşularımızı bırakıp uzaya mı gidelim?"
diye konuştu.
Avrupa'da yaklaşık 5 milyon Türk vatandaşının yaşadığına ve Türkiye-AB
arasında Gümrük Birliği anlaşması imzalandığına dikkati çeken Arınç, Sarkozy
döneminin ardından Fransa'daki iktidarla Almanya Başbakanı Angela Merkel'in de
tutum değişikliği içine girdiğini belirterek, önümüzdeki dönem için daha olumlu
düşünmek istediklerini ifade etti.
Türkiye'nin AB'ye ihracatının son dönemde yüzde 45'ten yüzde 30'a indiğini
hatırlatan Arınç, buna rağmen Türkiye'nin genel ihracat rakamlarının
azalmadığını, arttığını, AB'deki düşüşün Afrika, ABD, Asya pazarlarına yapılan
ihracatla fazlasıyla karşılandığını belirtti.
-Laiklik ve insan hakları-
Arınç, laiklikle ilgili bir soru üzerine, 1937'den bu yana Türkiye'deki
laiklik uygulamasından dolayı halkın ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek, AK
Parti iktidarıyla gerçek anlamda din ve vicdan özgürlüğü, farklı grupların din ve
inançlarına saygı ilkesinin daha fazla güçlendiğini ve gerçek laikliğin
uygulanmaya başladığını vurguladı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) Türkiye'nin en çok mahkum olan
ülkelerin başında gelmesiyle ilgili bir soru üzerine Arınç, "Bu durumun utanç
verici olduğunu" söyledi.
Son 5 yılda Türkiye'nin AİHM içtihatlarını kabul ettiğini ve AİHM
içtihatlarını iyi öğrenmeleri için yargıç ve savcılarını Strasbourg'a
gönderdiğini ifade eden Arınç, "Kendi hukukçularımızın AİHM içtihatlarına uyumu
konusunda eksikliklerimiz vardı. Biz yargıç ve savcılarımızı Strasbourg'a
göndererek bu eksikliklerin giderilmesini sağladık" dedi. Arınç, 3. ve 4. yargı
paketlerinin AİHM içtihatlarını gerçekleştirmek için de çıktığına işaret etti.
-Çözüm süreci-
Türkiye'deki çözüm süreciyle ilgili bir soru üzerine Arınç, Türkiye'de
herkesin artık şiddetin ve terörün durmasını istediğini belirterek, son
gelişmelerle ilgili olarak katılımcılara bilgi verdi.
Arınç, Türkiye'deki sorunun, sadece güvenlik ve şiddetle ilişkilendirilerek
sonuçlandırılamayacağının anlaşıldığına, başka araçların ve aktörlerin
kullanılması gerektiğine dikkati çekti.
Paris'te öldürülen 3 kadınla ilgili bir soru üzerine Arınç, "Daha önce
Türkiye'de de bunu, vahşi ve gaddarca işlenmiş bir cinayet olarak
değerlendirdiğini" hatırlatarak, suçlunun yargı önünde gereken cezayı çekmesini
istediklerini ifade etti.
Son Dakika › Güncel › Başbakan Yardımcısı Arınç, Paris'te - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.