Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Meclis'teki üslup tartışmalarına ilişkin, "Yaşanan olaylar çirkin olaylar. Tasvip etmemiz, olumlu bakmamız mümkün değil. Sarfedilmemesi gereken sözler sarf edildi, rahatsızız. Seviyeyi muhafaza etme konusunda özen gösterilmeli" dedi.
Bozdağ, NTV canlı yayında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gündemi meşgul eden "Meclis'teki üslup tartışmalarını" "çirkin" olarak nitelendiren Bozdağ, "Yaşanan olaylar çirkin olaylar. Tasvip etmemiz, olumlu bakmamız mümkün değil. Kim yaparsa yapsın, kime karşı yaparsa yapsın bu eylem ve söylemler herkesi rahatsız etmektedir. Kim yaparsa yapsın hakaret küfür toplumun kabulleri ile bağdaşmaz. İçtüzük'te de açık hüküm var; kaba ve yaralayıcı söz söylememek, böyle bir durum varsa Meclis Başkanının uyarması ve gerekli tedbirleri almaya da amirdir. Ama buna rağmen Meclis'te arzu edilmedik kaba sözler, yaralayıcı sözler sarf edilmektedir. Biz bundan rahatsızız. Bizim partimizden böyle davrananlarla ilgili derhal disiplin işlemleri bu güne kadar yapıldı. Es geçilen, görmezden gelinen bir olay olmadı. Bunu birlikte ortadan kaldırabiliriz. Umarım tekrar etmez. Seviyeyi muhafaza etme konusunda özen gösterilmeli. Tüm partiler caydırıcı cezalar için düzenleme yapabilir. Milletvekilleri böyle bir düzenlemeye meydan vermeyecek bir üslubu benimseyerek davranmaları bence daha önemli" dedi.
-"DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ"-
Bozdağ, "Demokratikleşme paketi, bütçeden hemen sonra Meclis'te gündeme gelir mi, ne zaman çıkar Meclis'ten?" sorusuna, "Bu paket son derece önemli bir paket. Pek çok tabuları yıkan adımlar atıldı. Büyük bir ihtimalle Ocak ayında Meclis'te görüşülecek. Şu anda Meclis'te ancak komisyon henüz görüşmedi. Bütçeden sonra Meclis genelde bir hafta ara veriyor. Ondan sonra komisyona gelecek ve süratle çıkacaktır. Belki komisyonda bir takım değişiklikler olabilir" cevabını verdi.
-"ÖCALAN'A SİYASET YOLU MU AÇILIYOR?" TARTIŞMALARI-
Demokratikleşme paketiyle başlayan "Öcalan'a siyaset yolu mu açılıyor?" tartışmalarına da bir soru üzerine yanıt veren Bozdağ, şöyle konuştu:
"Söz konusu madde Öcalan gibi hapiste cezası infaz edilenler için yeni bir durum yaratmamaktadır. Bu düzenlemelerden hareketle siyaset yolu açılıyor diyenler büyük bir çarpıtmanın, karalamanın içindedir. Buradan hareketle AK Parti'yi vurmak istiyorlar, hükümeti eleştirmek istiyorlar. Siyasi partiler kanununun 11.maddesinin 2.fıkrasının B bendi yürürlükten kalkıyor. Orada hüküm giymiş olanlara siyaset yasağı koyuyordu. YSK verdiği kararlarla bu yasakları alan kişiler memnu haklarının iadesi yoluna gidip haklarını aldıkları taktirde, bunlar siyaset yapabiliyorlardı.
Örneğin Leyla Zana böyle haklarının iadesini aldı ve siyaset yapabiliyor. Ebedi bir yasakta değildi. 5237 sayılı TCK yürürlüğe girince yeni bir sistem getirdi. 53. maddede bazı hak yoksunlukları düzenleniyor. Siz bir ceza aldığınız zaman bu cezanın doğal sonucu olarak bazı haklarını kullanamıyorsunuz; seçme hakkı, seçilme hakkı, TBMM'de bulunma hakkı, siyasi faaliyetlerde bulunma hakkı, partilerin yöneticisi ve deneticisi olma hakkı ceza infaz edilene kadar kullanılamaz diyor madde.
Bunu herkes bilir ama bazı siyasiler bazı kesimler hukuki doğrudan ziyade buradan hükümeti eleştirecek böyle olur mu diye halkın kafasında şüphe oluşturabilecek bir durum var buradan biz bir eleştiri yapalım mantığının hakim olduğunu düşünüyorum. Yoksa kesinlikle böyle bir siyaset yolunun açılması diye bir şey söz konusu değil."
-MUSTAFA BALBAY VE BDP'Lİ VEKİLLER-
" Mustafa Balbay, 4 yıl 9 ay sonra cezaevinden çıktı. Ama bu gelişmenin ardından hala sorular gündemde bulunuyor. Aynı konumda olan KCK davasında tutuklu BDP'li vekillerin durumu. Bir tahliye yolu açılır mı?" sorusunu Bozdağ, şöyle cevapladı:
"Öncelikle tutuklama kararları istisnai bir tedbir kararıdır. Uyulması zorunlu olan bir yasal düzenleme bu konuda yoktur. Yasa tutuklamanın nedenlerini, şartlarını, usulünü belirliyor ve mahkemeye de bunu takdir etme yetkisi tanıyor. Balbay ve diğerleri ile ilgili daha işin başından beri tutuksuz yargılama kararı verebilirdi. Böyle bir karar vermesi durumunda kimsenin böyle bir karar veriyorsunuz deme durumu olmazdı. Yargılama sırasında herhangi bir aşamada da bu kararı verebilirdi. O zaman da kimse siz niye tahliye ettiniz diyemezdi. Hakimin mutlak bir takdir yetkisi vardır, onu kullanacaktır. Biz adli kontrole ilişkin biz bir düzenleme yaptık. Üst sınır vardı o ceza sınırını aşan suçlarda mahkeme tutuklama yerine adli kontrole hükmedemiyordu. Biz bütün suçlar için mahkemece karar verilebilir hale getirdiğimizde mahkemeye müracaat ettiler, mahkeme adli kontrole hükmetmedi o zaman. Anayasa mahkemesinin verdiği karardan sonra mahkeme bu yönde bir değerlendirme yaptı.
Anayasa mahkemesi kararı ilk derece mahkemelerinin takdir hakkını ortadan kaldıran bir karar değildir. Anayasa mahkemesi karar verdi ilk derece mahkemesi bu karara göre bakacak, değerlendirecek kararında bir değişiklik yapması gerekirse yapacak. Mahkeme tahliye kararı verdi ve bu mahkemenin takdirinde olan bir konudur."
-YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI-
Yeni anayasa tartışmalarında gelinen noktayı değerlendiren Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Anayasa yapmanın kolay bir iş olmadığına işaret ederek, "Meclis başkanımızın kurduğu uzlaşma komisyonu hepimiz için bir fırsattı. Komisyon önce bir yıl süre çizdi kendisine. Bir yıl doldu, süre istiyoruz dendi Nisan-Mart'a kadar oldu. Sonra yetmiyor dendi tam 25 ay oldu. 172 madde üzerinden bir taslak konuldu ama üzerinde uzlaşılan madde sayısı 60.
3 seçimin peş peşe olduğu bir takvim içinde bir hem seçim çalışması yaparız hem bunları yaparız demek milleti aldatmaktır. Bu 60 madde hemen uzlaşılacak herkessin ittifak edeceği maddelerdi zaten. Bu yürüyüşe baktığınız zaman bu komisyonun yeni bir anayasa ortaya koyma iradesi ortadan kalkmıştır.
Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun üzerinde ortak bir taslak ortaya koymaması yeni bir anayasa ihtiyacını ortadan kaldırmamıştır. Milletin ve Türkiye'nin yeni anayasa ihtiyacı ortadadır. Hükümet olduğumuz süreçlerde de anayasada yeni reformlar yaptık. Yeni anayasa için bir komisyon kurduk. Biz bu konuda TBMM'de temsil edilen ve temsil edilmeyen bütün partiler içinde dersine en çok çalışmış partiyiz. Biz milletimizin yeni anayasa ihtiyacını karşılamak için bundan sonra da üzerinde çalışmaya devam edeceğiz. Bunun somut örneklerini de ilerleyen zamanda milletimiz görecektir" diye konuştu.
-DERSHANE, MGK VE FİŞLEME-
Dershane tartışmaları ile başlayan süreç sonrasında gelen MGK haberleri ve fişleme haberlerinin sorulması üzerine de şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu 2004 MGK kararı ve başka bir takım olayları birbiri ile mukayese etme sapla samanı birbiri ile karıştırmakla aynı şeydir" cevabı veren Bozdağ, "Bunların kıyası bile kabul edilemez. Buradan hareketle doğru bir sonuca ulaşmak doğru değildir. Birilerinin acaba bizim lehimize sonuç çıkarabilir miyiz diye yaptığı hareketler olduğunu düşünüyorum. Ama realist olduğumuzda, bu ikisinin mukayesesinin yanlış olduğu çok açık.
AK Parti bugün Türkiye'de yüzde 50 civarında oy almış bir parti. Türk milletinin oy kullanma hakkı bulunan insanlarının yarıdan fazlası AK Parti'ye oy veriyor demektir bu da. Buradan baktığınızda AK Parti Türkiye'de her kesimden oy alan her kesimi çatısının altında birleştirmiş, Türkiye'nin birliğini temsil eden bir partiyiz. Bütün görüşleri, kültürleri, kabulleri çatısı altında buluşturmayı başaran bir partiyiz. Çünkü biz merkezde bir partiyiz.
Dolayısıyla bu büyük alan içinde olan herkes kendisini ifade edebileceği bir alan olduğu için AK Parti'yi tercih etmektedir. Buradan Türkiye'deki AK Parti'ye oy veren veya seven insanlarla AK Parti arasında bir takım sorunlar çıkarmak isteyen farklı noktalara konuları getirmek isteyen kötü niyetli kişiler olabilir. Ama AK Parti seçmenleri sevenler bunlara fırsat vermeyecektir."
-KABİNE REVİZYONU-
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, bazı bakanların belediye başkanlıklarına aday olmasıyla yapılması beklenen kabine revizyonuna ilişkin bir soruya ise şöyle cevap verdi:
"YSK bir karar verdi bakanlar aday olduğunda bakanlıktan ayrılmaları gerekmez dedi ki bu doğru bir karar. Ancak Sayın Başbakanımız aday olan arkadaşlarla ilgili millete hizmet yolunda yerel yönetimlerle hizmeti seçtikleri için onların orada hizmetine devam edecekleri ve bu anlamda da bir değişikliğin olabileceğini ifade ettiler. Bu bundan sonra sayın başbakanımızın yetki ve takdirinde olan bir konudur."
-ERKEN SEÇİM-
Bozdağ, "Başbakanın danışmanlarından birinin makalesi üzerine bir tartışma daha var gündemde. 2014 seçiminin bir erken seçim olarak gündeme gelebileceğini ama hükümet cenahından sizin yaklaşımınız nasıl?" sorusunu da "30 Mart'ta mahalli idareler seçimi var ve Türkiye artık bu seçim dönemine girmiş durumda. 2014, 12 Ağustos'ta da cumhurbaşkanı seçiminin ilk turu var. Dolayısıyla arkasından ikinci bir seçim daha yaşayacak Türkiye. 2014 seçimler yılı olacaktır. Ama milletvekili genel seçimi 2015 Haziran'ında olacaktır. AK Parti hiç erken seçim yapmadı. Bu seçimde vaktinde bir seçim olacaktır. Türkiye artık erken değil vaktinde seçimlere alışmalı" ifadeleriyle açıkladı.
-MOLLA'NIN İDAMI-
Bangladeş'te Abdülkadir Molla'nın idam edilmesine tepki gösteren Bozdağ, "Öncelikle Abdülkadir Molla'ya Allah'tan rahmet diliyorum. Tabii bu her ne kadar yargılama sonucunda verilmiş bir kararın infazı olsa da haksız verilmiş bir kararın infazıdır. O yüzden de bunu bir cinayet olarak görüyorum.
Bütün dünya kamuoyu bu konudaki değerlendirmeyi ve yargılamayı yaparken bunun haksızlığına herkes ifade ediyor. Teröre başvurması şiddet kullanmamış hiç bir suçun içinde bulunmamış bir kişiyle ilgili böyle bir kararın verilmesi ve infaz edilmesi kabul edilemezdir. Adli hata demeyeceğim çünkü bilerek yapılmış bir iştir.
Türkiye'de dr geçmişte mahkemeler karar verdi. Merhum Adnan Menderes'in ve arkadaşlarının idamına karar verdiler ve infaz yapıldı. Şimdi idam kararı verenler ve infaz edenler Türkiye'de hayırla yad ediliyorlar mı? Onların çocukları, yakınları bırakın bir yerinden akrabalıkla bulaşanlar benim yakınımdır diyebiliyorlar mı? Utançlarından diyemiyorlar. Molla'nın infazı ile uzun ömürlü bir hale gelmiştir ama onu idama yollayanlar kendilerine çok büyük kötülük yapmışlardır. Tarih onları affetmeyecektir" şeklinde konuştu.
Son Dakika › Güncel › Başbakan Yardımcısı Bozdağ: Yaşanan Olaylar Çirkin Olaylar - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.