Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, dünyada 60 milyona yakın mültecinin bulunduğunu belirterek, tüm mültecilerle ilgili sorunları çözebilecek hem yönetim becerisi hem örgütleme kabiliyeti çok yüksek ve maddi imkanları olan Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) gibi uluslararası bir şemsiye kuruluşuna ihtiyaç olduğunu belirtti.
Kurtulmuş, Hazar Strateji Enstitüsü'nce Conrad Otel'de düzenlenen "Göç ve Sosyo-Ekonomik Etkileri" konulu panelde yaptığı konuşmada, devam eden bir çalıştayın sonucunda, tüm dünya kamuoyunu yakından ilgilendiren "göç sorunu" dolayısıyla burada bir araya geldiklerini söyledi.
Sığınmacı sorununun artık oturulup konuşulacağını dile getiren Kurtulmuş, küresel anlamda da bir "göç politikası"nın temin edilmesinin ve hayata geçirilmesinin hayati anlam ifade ettiğini kaydetti.
Türkiye'nin 2011'in Nisan ayından itibaren, yaklaşık 2 milyon 200 bin sığınmacıya ev sahipliği yaptığını vurgulayan Kurtulmuş, "Türkiye takatının çok üstünde bir dostluk, arkadaşlık, komşuluk ve akrabalık vazifesi olarak, Suriye'den, Irak'tan ve başka yerlerden gelen insanlara kucak açmıştır. İnsani diplomasinin ve açık kapı politikasının gereği olarak, Türkiye bu anlamda ülkeye yerleşmiş olanlara elinden gelini yapmaktadır. AFAD tarafından organize edilen 26 kampımızdan yaklaşık 270 bin mülteci şuanda barınmaktadır. Geri kalanları da şehirlerimizde barınmaktadır" diye konuştu.
Özellikle Türkiye üzerinden Avrupa'ya yapılan mülteci akınının, sorunun vardığı noktayı ortaya koyduğunu aktaran Kurtulmuş, Suriyeli Aylan bebeğin fotoğrafının yayılmasıyla, Avrupa ve birçok ülke kamuoyunda sorunun daha hassasiyetle karşılanmaya başladığını dile getirdi.
"Dünyanın göçmen politikaları iflas etti"
Uluslararası camianın "göçmen politikasının" iflas ettiğini üzülerek söylemek istediğini belirten Kurtulmuş, bu politikanın uluslararası sorun haline gelen sorunu çözebilme yeteneğinin kalmadığını ifade etti.
Kurtulmuş, dünyada "mülteci/göçmen" statüsünde yaklaşık 60 milyon kişinin bulunduğuna dikkati çekerek, eğer küresel ölçekte adaletsizlik ve savaşlar devam ederse yaklaşık 15 yıl sonra bu sayının 2 katına çıkacağını aktardı.
Bu mültecilerin yüzde 86'sının gelişmekte olan ülkelere yerleştiğini anlatan Kurtulmuş, bir çok sorunla mücadele eden bu ülkelerin büyük bir zorluğun içerisine girmiş olduğunu kaydetti.
Kurtulmuş, 2014 sonu itibariyle 1 milyon 600 bin mülteciyi kabul eden Türkiye'nin dünya birincisi olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:
"2015 itibariyle bu rakam 2 milyon 110 bin seviyesine çıkmıştır. Dolayısıyla bu ağır faturanın en ağır bedelini ödeyen ülke Türkiye'dir. Mültecilik sorunu küresel bir sorundur. İnsanlığın ortak sorunudur. Tek çıkış yolu ortak insani çözümler üretebilmekten geçiyor. Bunlardan bir tanesi şudur. Bu kadar BM Mülteciler Yüksek komiserliği var. Çok değerli çalışmalar yapıyor. Dünyada 60 milyona yakın mülteci var. Tüm mültecilerle ilgili sorunları çözebilecek hem yönetim becerisi çok yüksek, hem örgütleme kabiliyeti çok yüksek hem de maddi imkanları olan uluslararası bir şemsiye kuruluşuna ihtiyaç vardır. Bizim teklifimiz aynen UNICEF gibi BM şemsiyesi altında, uluslararası bir kuruluşun olması, buraya ülkelerin milli gelirleri seviyesinde maddi destek sağlaması ve burada dünyanın her yerinde mültecilerle ilgili oluşturulacak projeleri tatbik edebilecek imkanların var olabilmesi. Eğer böyle bir uluslararası kuruluş olmazsa, mülteciler sorununu çözelim meselesi temenniden ibaret kalır. İnsaflı olan ülkeler, Türkiye gibi yükün altına bütünüyle girer. 7,2 milyar dolar harcar. Diğerleri de sırtımızı sıvazlar fakat bu işe yardım etmezler."
"Türkiye, dünyanın mülteci kampı olamaz"
Bu işin bir mecburiyete dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Dünyadaki ülkelerin hepsinin mecburi olarak işin içinde oldukları, bir bütçesi olan küresel ve yerel şirketleri, bireyleri ve sivil toplum kuruluşlarını sürece dahil edebilecek bir yapılanmaya ihtiyaç vardır. Böylece anlık ve geçici yardımlar yerine mülteciler sorunu, çözülmesi için kalıcı tedbirlerin alınabileceği küresel bir kuruluşa sahip olabileceğiz. Bunu sadece bir teknik olarak ortaya koyduk, üzerinde çalışacağız, detaylarını da ortaya koyacağız. Tüm dünyanın böyle uluslararası bir kuruluşa ihtiyacı olduğunu ifade etmek istiyorum.
Ayrıca yine pratik bir teklif olarak şunu ortaya koyuyoruz. Mültecilere özgü habitat alanları oluşturmak mecburiyetindeyiz. Yani mültecilere özgü bir takım yaşam alanları, kendi kabiliyetlerini ortaya koyabildikleri, kendi kendilerini yönetebildikleri, bulundukları ülkelerin ekonomisine bir takım yardımlarla değil, kendi üretimleriyle destek olabildikleri, kendi becerilerini en yüksek noktada maksimize edebildikleri bir takım ortak, mültecilere özgü habitat alanlarının kurulması önemlidir."
"Türkiye bunlara baksın, biz gerekli yardımları yapalım, onlar orada kalsın. Türkiye mültecilerle ilgili bir toplama kampı gibi olsun" tekliflerinin kabul edilemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, Türkiye'nin böyle bir teklifini doğru bulmayacağını ve dünyanın mülteci kampı haline gelmesine müsaade etmeyeceğini söyledi.
"Gelin bu sorunu hep beraber çözelim"
Sığınmacılar için "Habibat alanlarının" oluşturulması gerektiğini belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Mültecilerinin, kendilerinin oluşturdukları beldeler, kasabalar, yerleşim birimleri, oralarda ortaya koydukları iktisadi faaliyetler, kendi eğitim kurumlarının kendilerinin yönettiği, tüm bunlarla birlikte bulundukları ülkelerin üzerine maddi bir yük değil, tam tersine, bulundukları ülkelerin ekonomilerinin birer parçası haline gelebildikleri, habitat alanları oluşturulmalıdır. Başından beri bizim ifade ettiğimiz, bir takım güvenli bölgelerde, Türkiye'nin Suriye sınırlarının içerisinde, Bir takım sadece kampları, konteyner ya da çadır kentler değil, buralarda bir takım modeller, Bunları biz Türkiye olarak geliştirebiliriz. Bununla ilgili de uluslararası camia katkıda bulunur. İnsanlara beldelerini, kasabalarını kurarız, okullarını, yerleşim birimlerini kurarız, sadece geçici kamplarda kalmaları değil, kalıcı olarak güvenli bölgelerde kalabilmeleri ve böylece bulundukları yerde ekonomiye katkıda bulunmalarını sağlarız."
Artık dünyada alışılmış bakış açısıyla mülteciler sorununu çözmenin mümkün olmadığını anlatan Kurtulmuş, bu şekilde küresel adaletsizlik devam ederse, bunun da süreceğini dile getirdi.
Bunun sadece Türkiye'nin sorunun olmadığını kaydeden Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Gelin hep beraber, mülteciler sorununu nasıl çözebileceksek, bununla ilgili hem organizasyonlar ortaya koyalım hem maddi kaynakları ortaya koyalım hem siyasi sorumluluklarına hep beraber ortak olalım. Bunu yapamadığımız takdirde üçüncü dünya savaşından daha büyük tehlike; mültecilerin ortaya koyacağı küresel sorunlardır" diye konuştu.
Son Dakika › Güncel › Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.