Baykal: Birileri Bir Yerden Pişman Edilmek İsteniyor

Milletvekili Deniz Baykal, Tutuklu Gazeteci Ahmet Şık'ın Yayına Hazırladığı 'imamın Ordusu' Adlı Kitaba Yönelik Arama ve İmhaları, "Birisi Bir Yerlerden Pişman Edilmek İsteniyor.
CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, tutuklu gazeteci Ahmet Şık'ın yayına hazırladığı 'İmamın Ordusu' adlı kitaba yönelik arama ve imhaları, "Birisi bir yerlerden pişman edilmek isteniyor. Böyle bir yayın yapmak, kafada bunların düşünülmesini önleyecek bir ortam yaratmak öncelikli hedef olarak alınıyor" diye değerlendirdi.Baykal, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan gazeteci Ahmet Şık'ın yayına hazırladığı kitaba yönelik Radikal gazetesi ve bir yayınevinde yapılan aramaları sert bir dille eleştirdi. Türkiye'de bir süreden beri dile getirilen olumsuzlukların kökeni, kaynağı ve nereden çıktığıyla ilgili bir arayış sürdüğünü belirten Baykal, "Bunun altına ne yatıyor? İktidar yatıyor. İktidarın yanısıra başka bir yapılanma devletin içinde var mı yok mu diye bir arayış var, değerlendirme var" dedi. Bu çerçevede çeşitli kitaplar yayınlandığını, değerlendirmelerin kamuoyuna sunulduğunu belirten Baykal, şöyle konuştu:"Bir süre önce bir emniyet müdürü yayın yaptı. Bir kitap çıkardı. Herkes 'Ya ne oluyor' diye hayret etti. İçeriden anlatılan şeyler. 'Aa demek bunlar oluyormuş' diye değerlendirmeler yapıldı. Şimdi, son zamanlarda bir başka gazetecinin yine aynı noktaya yönelik olarak bir kitap hazırladığı söylentisi kamuoyuna yayıldı. Falan kişi bir kitap yazmış. Yine aynı şekilde yaşanan olaylarının şifresini ortaya koyuyor. 'Nereden kaynaklandığı, altında neyin yattığını, nasıl bir yapılanmanın, örgütlenmenin devlet içinde şekillendiğini açıkça ortaya koyuyor' değerlendirmesi kamuoyuna sunuldu."Bu çerçevede adı geçen gazetecinin gözaltına alınıp tutuklandığını hatırlatan Baykal, "Denildi ki 'Bu kitabı bu yazdı.' Ortada daha kitap yok. Yayınlanmamış kitabın bir takım hazırlıkları ön taslakları metinleri var. Şimdi büyük bir panik içinde Türkiye'de birileri bu taslakları arıyor. Basılmamış kitabın yakalanmasına çalışılıyor. Kaç tane nüsha varsa o nüshaları kaldırıp rahatlayacaklarını düşünüyorlar, bazıları" diyerek açıklamasına devam etti.
KESTİRMEDEN ÇALIŞIN
Gazeteci Şık'ın yayına hazırladığı kitabın tüm nüshalarının bulunup imha edildiği takdirde bile sorunun çözülmeyeceğini dile getiren Baykal, "Bütün bunlar o kitaba dönüşmeden bilgisayarın ekranına yansımadan önce birisinin kafasında şekillenmiş. Yani daha kestirmeden çalışsınlar. Yayınlanmamış kitapla uğraşmasınlar" dedi. Bir partilinin "Kafayı koparsınlar" önerisine, "Evet, evet" diye karşılık veren Baykal, "Bu mantığın sonucu odur arkadaşlar" dedi. Baykal, konuşmasına şöyle devam etti:"Bu mantığın sonucu, o daha ifade edilmemiş, yayınlanmamış da olsa tehlikeli düşünceyi kafasında şekilendirmiş olan birini yakalamışsan elinde işaretler emareler sana bunu gösteriyorsa tereddüt etme o zaman. Yürü onun üzerine. Yürü orada hallet. Kestirme. Ne kitaplara uğraşıyorsun. Bu ne biçim anlayış? Daha kitap yayınlanmamış. Kitabın hukuki konumu beli olmamış. Suç mudur değil midir nedir? Birisi bir yerlerden pişman edilmek isteniyor. Böyle bir yayın yapmak, kafada bunların düşünülmesi önleyecek bir ortam yaratmak öncelikli hedef olarak alınıyor. Yani bir daha kimse böye bir şey düşünmesin. 'Düşünme oğlum sen. Kendine zarar verirsin, sen pişman olursun, aileni seni mahvederler düşünme.' Böyle bir şartlama insanlarını kafasını, beynini yönlendirme çabası."
OTOSANSÜRÜN OTOSANSÜRÜ
Yaşananları otosansürün de otosansürü olarak değerlendiren Baykal, olayların acı olan diğer bir tarafının da "Herhalde bu yapıldıysa ortada bir yargı, savcı kararı vardır. O zaman, madem ki savcı ve yargı kararı var, yapılabilir" anlayışı olduğunu söyledi. Baykal, "Yani savcı kararı yayınlanmış bir kitabın kimin elinde bulundurulduğuna bakarak bir suç ifade etmeye yönelirse artık Türkiye'de ceza hukukunda yazılı maddelerin bir anlamı kalmamıştır. Gerçekten kaygı verici bir olay" dedi.
DEĞİŞİM VE YENİLENME
CHP eski Lideri Baykal, 12 Haziran'da yapılacak seçimlere yönelik çalışmalarını sürdürdüğü Antalya'da partisinin Muratpaşa İlçe Başkanlığı'nı ziyaret etti. Burada konuşan Baykal, Türkiye'nin değişim ve yenilenmeye ihtiyacı olduğunu ve bu değişimi gerçekleştirmek zorunda olduklarını söyledi. Türiye'de son dönemde "Bu olmaz, olmamalıdır" dedirtecek türden çok olay yaşandığını kaydeden Baykal, "Ekonomiye baksanız tablo budur. Hukuka baksanız tablo budur. Devletin gidişatına, anayasal düzenine baksanız tablo budur. Dış politikaya baksanız tablo budur. Değişime ihtiyaç var" dedi.Türkiye'nin dürüst, halkı aldatmayacak, özü sözü bir bir iktidara ihtiyacı bulunduğunu dile getiren Baykal, "Adalete gerçekten değer veren, hukuku gerçekten önemseyen bir anlayışa ihtiyaç var. 'Güç bende istediğimi yaparım, benden olanları abad ederim. Bana karşı olanları da mahvederim' böyle bir anlayış yıllardır Türkiye'de uygulanıyor. Yazık, günah. Buna bir son vermek zamanıdır. Bu seçim bize bu şansı getiriyor" diye konuştu.
HEPSİ LAF
Her gelişmenin, her olayın bu durumun yeni yeni kanıtını ortaya koyduğunu savunan Baykal, şunları söyledi:"Artık yeter, yeter. Buna bir son verelim. Yeni bir dönemi hep birlikte açalım. Ne demokrasi ne bir şey, hiçbirisinin ciddiyeti kalmadı. Hepsi laf. Hukuk, demokrasi, vesaire, kuvvetler ayrılığı, parlamentonun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı. Bunlar yalan dolan sahtekarlık bugün Turkiye'de. Bunlar öyle olunca günlük yaşamda acı sonuçlarını görüyoruz. 'Aaa, buna böyle' olur. Yukarıda kavramların içi boşaltılırsa bunlar olur. Hırsızlık, yolsuzluk.. Deniz Feneri'ni açıp konuşan yok. Kayseri'deki olaya bakan yok. Ne ciddi iddialar. Adam yolsuzluğun defterini tutmuş. Defter ortada savcı görmüyor. El yazısı var. Herşey ortada açık. Adam itiraf ediyor. Öbür taraftan sehven delil üretilmiş, telefonda bilmem ne konuşulmuş. Bunlar oluyorsa, 'Ona oldu bana olmaz' kimse söyleyemez bunu. Eğer birisine olabiliyorsa herkese olur."
12 Haziran'da yapılacak seçimlerde siyaset üstü bir durumun ortaya çıktığını ve bu durumun herkese siyaset ötesi sorumluluklar yüklediğini kaydeden Deniz Baykal, "Ükenin, toplumun, devletin, güvenliğimizin, barışımızın, hukukumuzun, adaletimizin, onurumuzun, şerefimizin güvence altına alınabilmesi için mutlaka iktidarın gidici olduğunu, iktidarın ebediyen burada devam etmeyeceğini artık göstermemiz lazım. Gösterilecek de daha ne bekliyoruz kardeşim. Yetmedi mi bu kadar sıkıntı?" diye konuştu.
BAŞSAĞLIĞI DİLEDİ
Deniz Baykal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kayınpederinin intiharının ardından bu sabah kendisiyle telefonla görüştüğünü, başsağlığı dileklerini ilettiğini söyledi. Baykal, cenazeyle ilgili durum konusunda ise bilgisi olmadığını belirtti.
HABERE EK GELECEK