Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı ve Millet ve Demokrasi Platformu Komisyonu Başkanı Remzi Çayır, 28 Şubat 1997'de Türkiye'yi post-modern darbe sürecine götüren 'Sincan'daki tankların yürütüldüğü alanda' basın açıklaması yaptı. Çayır, "Bu darbeciler öyle bir ders almalıdır ki, bir daha bu tür şeylere kalkışmamalıdırlar" dedi.
BBP Genel Başkan Yardımcısı ve Millet ve Demokrasi Platformu Komisyonu Başkanı Remzi Çayır ile
beraberindeki kalabalık, Sincan Lale Meydanı'nda '28 Şubat'ı protesto amacıyla basın açıklaması yaptı. Grup, Atatürk Caddesi'nde tankların yürütüldüğü alanda döviz ve pankartlar taşıdı. BBP Genel Başkan Yardımcısı Çayır, burada yaptığı açıklamada, Millet İradesi ve Demokrasi Platformu'nu kurarken darbenin cinsi, ideolojisi, kurumu, beslendiği ortam ne olursa olsun millete savaş açılmayacağı inancıyla yola
çıktıklarını ifade ederek, "28 Şubat'ta bu caddede ilk tanklar yürüdüğünde ne yazık ki basının haberi olmadı. Basın, bu kalkışmayı haber yapmayınca ilgili kurumlar, bu kez de sizin için tankları yürüteceğiz dediler. İkinci kez Sincan sokaklarında tankları yürüttüler. Aslında yürütülen tankların amacı, milletin iradesi, inancı, milletin beğenisiydi. Milletin eline silahını verdiği, içerden ve dışarıdan gelecek tehlikelere karşı yurdumu, vatanımı koru dediği bir takım kurum ve kuruluşlar, yeri
geldiğinde milletin iradesini hiçe sayma adına milleti adam etmek gibi bir düşünceyle yola çıkarak ülkenin sokaklarında, Sincan'ın sokaklarında simge olmak adına tankları yürütmüştür. Yürütülen tanklar milletin ve millet iradesinin üzerinden geçmiştir. Milletin inançlarını, milletin istikbalini çiğnemiştir. Hepimiz biliyoruz ki darbeciler genelde kapalı rejimlerde güç bulurlar, yeşerirler. Biz de diyoruz ki tek parti dönemleri mutlaka mercek altına alınmalıdır. Eğer Türkiye'de darbeler, millete karşı
ayaklanmalar, milleti hiçe sayma geleneği hala konuşuluyorsa bunun elbette beslendiği zaman dilimleri, beslendiği ortamlar vardır. Bu ortamlar kapalı rejimlerin hayat bulduğu ortamlardır. Bu ortamlar tek parti dönemleridir, bu ortamlar demokrasinin hiçe sayıldığı, hiçbir zaman adam yerine konmadığı dönemlerdir. Büyük Birlik Partisi Millet ve Demokrasi Platformu diyor ki, o dönemler de mutlaka gün ışığına çıkarılmalıdır. 28 Şubat aslında bir tarihtir ama bir sürecin adıdır. Millete rağmen millet iyi şeyler
düşünememektedir, karar verememektedir. Dolayısıyla gelin biz milleti terbiye edelim diyen bir zihniyetin ürünüdür. Eğer biz darbecileri tarihe bırakırsak, istikbali kuramayız. Onun için tarihe gömmek yerine hukukun önüne çıkarmamız gerektiğini düşündük. Millet yaşarsın, inanç hürriyeti yaşasın. Görüşü, düşüncesi ne olursa olsun bu millet beraber yaşamalıdır. Onun için savcıları göreve davet ediyorum. Bu darbeciler öyle bir ders almalıdır ki, bir daha bu tür şeylere kalkışmamalıdırlar" şeklinde konuştu.
Çayır, konuşmasından sonra gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, "Kimler hakkında suç duyurusunda bulunacaksınız?" sorusu üzerine Çayır, "Tankları Sincan sokaklarında yürütüp millet iradesine savaş açan Erdal Ceylanoğu, bu sürece post-modern darbe yaptık diyen Erol Özkasnak hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Çünkü o Batı Çalışma Grubu milletin anasını ağlattı. Biliyorsunuz rahmetli Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu demişti ki, 'Evet, birileri diyor ki Türkiye İran olmasın, Cezayir olmasın
ama Suriye de yapmayacağız.' Onun için milletine namlusunu dönmüş tanka bizler hiçbir zaman selam durmayacağız" dedi.
Çayır ve beraberindeki grup, basın açıklamasının ardından Sincan Adliyesi'ne giderek suç duyurusunda bulundu. - ANKARA
Son Dakika › Güncel › BBP'den Sincan'da '28 Şubat'ı Protesto Gösterisi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.