.
ANKARA ' isimli kitabında yazdıkları nedeniyle çok yoğun eleştiri ve tepki almıştır. Sayın Prof. Dr. Fındıklı fikirlerini kitabında toplamıştır ve yazdıklarından sorumludur" dedi.
Polis Yüksek Öğretim Kanunu'nu da hatırlatan Havutça, şu soruları yöneltti:
"Üniversite statüsündeki bir kurumda, "Dinsiz insan, dengesiz ve densiz insandır', 'Et yiyenler, her zaman ot yiyenlere hükmeder', "Demokrasi bir sağduyu rejimidir; sol kulağını kapatırsan sağduyulu olursun', "Fakirlik fikirsizliktir fakirin aklı olsa, fakir olmazdı' gibi bilimsel olmayan fikirleri benimseyen birinin - görevleri arasındaki- kanunun 3'üncü maddesinin 2'inci fıkrası "c' bendinde "Eğitim-öğretim plan ve programları çağdaş, bilimsel ve teknolojik esaslara, ülke ve Teşkilatın ihtiyaçlarına ve ayrıca öğrencinin lisans üstü düzeyde eğitim ve öğretim almasına imkan sağlayacak şekilde hazırlanır' hükmü ile kanun 11'inci maddesi "d' bendinde "Her eğitim-öğretim yılı sonunda Akademinin eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayın faaliyetleri hakkında dekandan aldığı rapora, varsa görüşlerini de eklemek suretiyle Genel Müdürlüğe vermek' hükmüne göre görevini ifa etmesi mümkün müdür? Başkanın atanmasında böyle bir kriter göz önüne alınmış mıdır?
Kanunun 3'üncü maddesinin 2'inci fıkrası "a' bendinde "Öğrencilere Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda Atatürk milliyetçiliği, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine bağlı hizmet bilincinin ve mesleki değerlerin kazandırılması sağlanır' hükmü yer alırken, "Dinine sahip ol ki, hangi milletten olduğun belli olsun', 'Türk olmak kader, Müslüman olmak ise bir takdirdir', "Türk inkılabı kitapsız (dinsiz), aydınları da Allahsızdır', 'Laiklik din ile devletin değil devlet ile kilisenin ayrılmasıdır' fikirlerini benimseyen birinin Başkan olarak atanması bu kanuna göre aykırı değil midir?
Polis Akademisi Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 6'ıncı maddesinde "Amir, üst ve öğretim elemanları her bakımdan öğrencilere örnek olurlar...' hükmü yer almaktadır. Sayın Prof. Fındıklı'nın başkanlık ataması yapılmadan önce; aralarında kadın Polis Akademisi öğrencilerinin de bulunduğu ve kadın öğrencilerin de "amiri' durumdaki birinin "Erkeğin göbeklisi kadının da bebeklisi makbuldür', "İşin eve, avradın ere, paranın da ele yakını makbuldür', "Bal arıdan, kavga karıdan olur', "Tarlayı taşlı yerden kızı gardaşlı yerden al' fikirlerini kitabıyla aracılıgı ile de olsa ifade etmesi öğrenciler üzerinde nasıl bir etki yaratacağı atama kararı verenler tarafından düşünülmüş müdür?
Polis Akademisi Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 5'inci maddesi; "Atatürk ilke ve inkılaplarını içtenlikle benimsemek. Atatürk sevgisiyle dolu ve anayasanın başlangıç bölümünde ifadesini bulan Türk Devrimlerine ve Atatürk ilkelerine bağlı olmak' diye başlamakta, "Anayasada belirlenen devletin temel niteliklerini özümseyip savunucusu olmak Hukukun üstünlüğüne inanmak, demokrasiyi içtenlikle benimsemek ve insan haklarına saygılı olmak' diyerek devam etmektedir. Kadına, evlilik kurumuna, Avrupa'ya, dine bakış açısı ortadayken Polis Akademisi Başkanının yönetmelikte geçen ulusal ve evrensel ilkelere bağlı kalarak nasıl bir idarecilik yapacağı atama kararı verenler tarafından göz önünde bulundurulmuş mudur?" - Ankara
Son Dakika › Güncel › Chp'li Havutça, Polis Akademisi Başkanı'nı Başbakan'a Sordu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.