CHP Lideri Kılıçdaroğlu (3/son): Sorunun Çözümü Demokrasi - Son Dakika
Son Dakika Logo

CHP Lideri Kılıçdaroğlu (3/son): Sorunun Çözümü Demokrasi

20.06.2014 18:19

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "14-15 yaşındaki çocuğu öldüreceksin, miting meydanlarında yuhalatacaksın, 'terörist' diye tanıtacaksın.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "14-15 yaşındaki çocuğu öldüreceksin, miting meydanlarında yuhalatacaksın, 'terörist' diye tanıtacaksın. İnsanda biraz vicdan olur. Sonra da biz bundan demokrasi, özgürlük bekleyeceğiz. Ülkeye demokrasi getirecek 14 yaşındaki çocuktan intikam alan bir insandan demokrasi beklentisi olur mu? Niye birbirimizi kandırıyoruz" dedi.

Kılıçdaroğlu, Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) tarafından düzenlenen II. Tigris Diyalogları toplantısında konuştu. CHP olarak Kürt sorununun çözüm konusunda, parlamentoda yaptıkları çalışmalara değinerek, kanun teklifi ve araştırma önergeleri verdiklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, bu araştırma önergelerinin tamamının AK Parti tarafından reddedildiğini kaydetti.

-"KENDİ TARİHİMİZLE DE YÜZLEŞMELİYİZ"-

Sorunun tarihsel kökleri olan bir sorun olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Yeri ve zamanı geldiğinde biz açık yüreklilikle kendi tarihimizle de yüzleşmeliyiz. Bundan korkmamalıyız. Hata olur, eksik olur. İnsanların hatası olmaz mı olur, kurumların da hatası olur. Önemli olan hatadan ders alıp onu tekrar etmemektir" dedi. Bu çerçevede, 11 Haziran 2013'te İl İdaresi Kanununda değişiklik yapılması için kanun teklifi verdiklerini ve bazı yer isimlerinin değişmesi gerektiğini belirttiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Gereği yapıldı mı? Hayır. 12 Nisan 2013, "Dersim arşivlerini açın' dedik. Bütün arşivleri getirin TBMM'ye, isteyen tarihçi, isteyen vatandaş gitsin baksın. Bizim önerimiz, kanun teklifi verdik. Gereği şu ana kadar yapılmadı" dedi.

-"HAPİSHANE VAAT EDİP OY ALAN DÜNYADA BİR KİŞİ VAR"-

Diyarbakır Cezaevinin müze yapılması için kanun teklifini verenlerin de kendileri olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

"Peki Erdoğan size geldi ne dedi, "O cezaevini yıkacağım, size daha modern bir cezaevi yapacağım'. Özür dilerim ama Diyarbakırlılar da koşa koşa gidip AKP'ye oy verdiler. Dünyanın hiçbir demokrasisinde böyle bir olay yoktur. Hapishane vaat edip oy alan, sadece dünyada bir kişi var, Recep Tayyip Erdoğan var. Ben bunu içime sindiremiyorum. Sorumlusu sokaktaki yurttaş değil, sorumlusu bölgenin aydını. Hiç bu konu üzerinde durulmadı. Diyarbakırlılara modern hapishaneyi öngören bir zihniyet demokrasi getirecek, özgürlük getirecek bu ülkeye"

-"DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ İÇİN DESTEK İSTİYORUZ"-

Kılıçdaroğlu, "travma yapan isimlerin" değiştirilmesi, Nevroz'un bayram olarak kutlanması, Halepçe Katliamı'nın tanınmasıyla ilgili kanun teklifleri verdiklerini ancak kabul edilemediğini belirterek, "Peki biz bölgeden oy mu aldık. Yok efendim. Neden, "CHP, 1930'ların CHP'si'. 21. Yüzyılın CHP'sini inşa etmeye çalışıyoruz. Demokrasi ve özgürlük mücadelesi vermek istiyoruz ve destek istiyoruz sizden" ifadelerini kullandı.

Mayınlı araziler ve köye dönüşler konusunda da kanun teklifleri verdikleri anımsatan Kılıçdaroğlu, koruculuk konusunda da, "Koruculuk bitirelim, ama bu insanlar sokağa salınmasın, devlette bir görev verelim gitsinler o işlerinin başında çalışsınlar, dedik, kabul edilmedi. Dünyada bir sosyal devlet yoktur ki sigortasız, sosyal güvenliği olmayan adam istihdam etsin" eleştirisinde bulundu.

-"İŞKENCİLERİ KORUYAN AKP, SORUŞTURULMASINI İSTEYEN CHP "-

Kılıçdaroğlu, faili meçhul cinayetlerin ve kayıpların araştırılması için 8 kez önerge verdiklerini ve AK Parti'nin reddettiğini belirterek, " 'Analar ağlamasın' diyeceksiniz ama öldürülen çocukların faillerini ortaya çıkarmayacaksınız. Neden, devletin bazı organlarını ve bazı kişilerini korumak için. Faili meçhullerin aydınlanmadığı bir devlet sosyal devlet değildir, halkıyla barışık devlet değildir. İşkence ve işkencecilerin araştırılması için de önerge verdik. Bu da reddedildi. İşkencecileri kim koruyor, AKP. Kim soruşturulmasını istiyor, CHP. Ama bölgedeki algı, yine 1930'ların CHP'si, "Bunlar zaten işkence yapıyor' Yok arkadaşlar, biz her soruna kilitlenen, çözmek isteyen uygar bir devleti yeniden inşa etmek istiyoruz" diye konuştu.

-"NİYE BİRBİRİMİZİ KANDIRIYORUZ"-

CHP tarafından hazırlanan 17 maddelik "Demokrasi ve Özgürlük Bildirgesi"ni de gündeme getiren Kılıçdaroğlu, yüzde 10'luk seçim barajının kaldırılmasını gerektiğini belirterek, dil yasakları için de ilk kanun teklifini kendilerinin verdiklerini kaydetti.

İfade özgürlüğü konusunda da Terörle Mücadele ve Türk Ceza Kanunu'nun değişmesini istediklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Kişinin düşüncesinden ötürü hapse atılması bir demokrasi ayıbıdır. Toplantı ve gösteri yürüyüşleri 2007'den bu güne kadar orantısız güç kullanıldığı için 163 yurttaşımız hayatını kaybetti. Böyle devlet olur mu? 14-15 yaşındaki çocuğu öldüreceksin, miting meydanlarında yuhalatacaksın, terörist diye tanıtacaksın. İnsanda biraz vicdan olur. Sonra da biz bundan demokrasi, özgürlük bekleyeceğiz. Ülkeye demokrasi getirecek 14 yaşındaki çocuktan intikam alan bir insandan demokrasi beklentisi olur mu? Niye birbirimizi kandırıyoruz" diye konuştu.

Özel Yetkili Mahkemeler konusunda da en net tepkiyi kendilerinin verdiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, "17 Aralık olayları oldu, ucu kendilerine dokununca ÖYM'lerin ellerindeki görevleri de aldılar. Sormamız gerekiyor, ucu sana dokununca mı uyandın?" değerlendirmesinde bulundu.

-"TIK YOK, OYLAR KOŞA KOŞA AKP'YE"-

Yerel yönetimlerin güçlenmesinden yana olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

" Hakkari'ye gittim, seçimler sırasında. "Biz yerel yönetimler özerklik şartını uygulasın istiyoruz' dedim. Kıyamet koptu. "Vay efendim sen ülkeyi bölüyorsun' şudur, budur. Bir sürü laf. Yerel yönetimler özerklik şartı sadece Hakkari, Diyarbakır için değil ki. İzmir için de, Trabzon için de geçerli. Yerelde daha güçlü bir yönetim istemiyor muyuz? İzmir'de kentsel dönüşüm için Bakanlar Kurulu'ndan kanun çıkması lazım, 2 yıl beklettiler, niye CHP'li olduğu için. Yerel yönetimler özerklik şartı olsaydı, oturup kendi kararını verecekti.

Gezi olayları bunun tipik bir örneğidir. Taksim'deki parkın kararını Ankara veriyor. Gençler de isyan ettiler. Yerel yönetim özerklik şartı olsa kararı belediye meclisi verecekti. Şimdi tam tersine, Türkiye Belediye Başkanlığı'nı kurdular. İstediği alanda istediği imar planı değişikliğini yapabiliyor. Neden istemiyor yerel yönetim özerklik şartını, yolsuzlukları kontrol etmek için.

Bunu söylediğim zaman bekledim ki bölgeden biri çıkıp "Helal olsun Kılıçdaroğlu, sen bunu söyledin' desin. Tık yok, tok yok ama. Oylar nereye, koşa koşa AKP'ye. Arkadaşlar çok özür dilerim ama biz birimizi anlamıyoruz ya da samimi değiliz. Bir şeyler yapmamız lazım. Sorun varsa çözeceğiz. Benim söylediklerim sizi tatmin etmeyebilir. Eksik bulabilirsiniz. Ben sizi dinlemeye hazırım. Hakkari'de kız çocukların futbol takımı vardı, geldiler Ankara'da beni ziyaret ettiler, bilete ihtiyacı vardı. Hepsini biletini aldık. Bizim çocuklarımız. Dünyaya bakışımız farklı olabilir ama bir ortak payda yakalamak ve yaratmak zorundayız."

-"ÇÖZÜMÜN YOLU DEMOKRASİDEN GEÇER"-

Sorunun çözümünün demokrasiden geçtiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Sorunun çözümü şuradan geçer, buradan geçer, bir dönem Diyarbakır'dan geçer, diyorlardı. Sorunun çözümü demokrasiden geçer, başka bir yerden değil. Doğu'da demokrasi olacak da, Batı'da tahakküm olur mu? 776 milyon metrekarede demokrasinin olması lazım. İzmir'de de demokrasi olacak, Hakkari'de de, Edirne'de de, Diyarbakır'da da demokrasi olacak. Orada da aynı devlet olacak, burada da aynı devlet olacak" diye konuştu.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel CHP Lideri Kılıçdaroğlu (3/son): Sorunun Çözümü Demokrasi - Son Dakika


Advertisement