Çocuk Edebiyatında Seçiciliğin Önemi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Çocuk Edebiyatında Seçiciliğin Önemi

Çocuk Edebiyatında Seçiciliğin Önemi
10.06.2026 11:30

Yazar Melih Tuğtağ, çocuk edebiyatının niteliğine ve entelektüel seviyeye dikkat çekti.

Çocuk edebiyatı alanında yaptığı çalışmalarla tanınan yazar Melih Tuğtağ, edebiyatta seçici olmanın önemine vurgu yaparak "Nasıl ki dişimizin kestiği her şeyi ısırmıyor ve yemiyorsak, gözümüzün okuyabildiği her şeyi de okumamak icap ediyor. Zira vasatın belirlendiği zamanlarda, çocukların entelektüel seviyesini aşağıya indirmememiz, daha yukarı çıkartmamız icap ediyor." dedi.

Sektöre dair değerlendirmelerini, çocuk edebiyatının Türkiye'deki seyrini ve yeni projelerini AA muhabirine anlatan Tuğtağ, çocuk edebiyatının, edebiyatın bir parçası olduğunu belirterek, söz konusu türün edebiyattan bağımsız bir varlığı olmadığını söyledi.

Tuğtağ, bu alanda üretilen metinlerin "edebiyatın bir cüzü olduğunu" dile getirerek "Çocuk edebiyatının ayrı bir normu var mı desek? Evet adı sebebiyle var ama burada öncelikle bir sanat eserinden bahsediyoruz. Çocuk edebiyatının, edebiyatın bir parçası olması ise onu yaşsız yapar. Fakat bu türü tanımlayabilmek için ayrıca bir filtreye ihtiyacımız var. O da çocuğa görelilik filtresi yani konuda ve dilde çocuğa görelilik. Dolayısıyla ilk filtremiz sanat, ikincisi ise çocuğa göreliliktir." diye konuştu.

Türkiye'de çocuk edebiyatı alanındaki gelişmelerden de bahseden başarılı yazar, "Çocuk edebiyatı 2013-2015'li yıllarda bir evrim geçirdi, devrim yaşadı. O dönemde bir anda çocuk edebiyatına ilgi oldu. Fakat sektörel sürdürülebilirliği yakalamak için bu işin ticari altyapısının da oluşması lazımdı. Daha sonra çocuk edebiyatı iyi bir ticari ürün olarak gözükmeye başladı. Bu durum, çocuk edebiyatının evrim ve devrim geçirmesinin temel sebebiydi." ifadelerini kullandı.

"Çocukların entelektüel seviyesini aşağıya indirmememiz icap ediyor"

Melih Tuğtağ, yaşanan gelişmelerle birlikte çocuk edebiyatının, üzerine yatırım yapılabilir bir alan olarak keşfedildiğini kaydederek "Söz konusu keşifle yayıncılar, yazarlar, çizerler başta olmak üzere, herkes için bu alan büyük bir sektöre dönüştü. Öte yandan her gelişen sektörde olduğu gibi çocuk edebiyatı da bir deformasyona uğradı. 2-3 yıllık kuşaklarda top (zirve) isimler ortaya çıktı. Çocuk edebiyatı içindeki emekçi isimler ise bu süreçte hep aynı kaldı. Onların bir rutini vardı ve varlıklarını bu süreçte devam ettirmeyi başardılar." değerlendirmesini yaptı.

Sektörün temel olarak popüler kişilerin oluşturduğu tiplerle birlikte ilerlediğini vurgulayan yazar Tuğtağ, şöyle devam etti:

"Çocuk edebiyatının sürdürülebilirliğini sağlayabilmemiz için ticari olarak mantıklı bir forma ihtiyacımız var. Burada, tüketicilerin bilinçli olması gerekiyor. Nasıl ki dişimizin kestiği her şeyi ısırmıyor ve yemiyorsak, gözümüzün okuyabildiği her şeyi de okumamak icap ediyor. Zira vasatın belirlendiği zamanlarda, çocukların entelektüel seviyesini aşağıya indirmememiz, daha yukarı çıkartmamız icap ediyor."

Tuğtağ, mühendislik alanında eğitim aldığını aktararak "Benden mühendis olmayacağını anlayınca, yazar olmaya karar verdim. Çünkü bir şeyler üreterek hayatımı kazanmak istiyordum. Yol kendiliğinden beni çocuk edebiyatına getirdi. Doğrusu bunu da ilk önce entelektüel olarak çok ciddiye almamıştım. Kendimi, üstün sanatlarda ürün veren biri olarak görüyorum ve bu alanda üzerinde adımın yazacağı bir kitabın çıkmış olması beni çok kaygılandırdı. Daha sonra ise bu işi daha ciddiye alıp entelektüel olarak da değerlendirmeye başladım." diye konuştu.

"Bir çocuğun daha ahlaklı olmasını sadece kitaplardan bekleyemeyiz"

Halen 3 kitap çalışması olduğunu dile getiren yazar, şu bilgileri verdi:

"Bunlardan birincisi ilkokul, diğer ikisi ise ortaokul seviyesine hitap eden kitaplar. Daha önce yayınlamaya başladığım 'Sessiz Sakinin Gürültülü Maceraları' serisine bir süre ara vermiştim. Şimdi geri döndüm ve serinin 11. kitabını yazıyorum. Görev yaptığım Ketebe Yayınları için de 2 çalışmam var. Bunların yanı sıra güvenli çocuk gezegeni 'Plutony-Güvenli Dijital Çocuk Gezegeni' adlı dijital bir girişimimiz var. Kısacası, kitapların dışında yine çocuklarla ilgilenmeye devam ediyorum."

Yazar Tuğtağ, son zamanlarda okullarda artan "şiddet" olaylarına işaret ederek, çocuk edebiyatının bu alandaki rolüne değindi.

Kitapların çocukların gelişiminde "doğrudan" bir belirleyici olmadığını savunan Tuğtağ, "Burada bazı noktalar yanlış anlaşılıyor. 'Bir kitap okudu ve ahlaksız oldu' ya da 'Bir film izledi, cani oldu.' Bu yorumların doğru olmadığını düşünüyorum. Burada, amiyane bir tabirle, 'saha ve zemin şartlarının futbol için uygun olması lazım'. Bu da nedir? O çocuk için aile ve sosyal hayatında bu konularla ilgili bir deformasyon varsa, burada kitap bu durumu ancak meşrulaştırabilir. Bu, her şeyi hazır olan bir yemek için, çakmağın çakılıp o yemeğin pişmeye başlaması gibidir. Yani bu noktada bir kitap, şarkı, film ya da sosyal medya fenomeni, istenilmeyen o olgunun ancak tetikleyicisi olabilir, onun ana sebebi olamaz." değerlendirmesinde bulundu.

"Mesajını iyi gizleyen eser, en iyi eserdir"

Tuğtağ, çocukların içinde bulunduğu sosyal dünyanın etkilerine de dikkati çekerek şunları aktardı:

"Şiddete meyyal bir çocuk için ailenin ortamı buna müsaitse o çocuk bu ateşi bir şekilde bulacaktır. Burada, kitabın, sanatın herhangi bir dalının sorumluluğu çok fazla yok. Sadırdan sadra öğrenilecek bilgileri, satırdan beklememek gerekiyor. Yani bir çocuğun daha ahlaklı olmasını, sadece kitaplardan bekleyemeyiz. Bunlar sadırdan sadra öğrenilecek bilgilerdir. Çocuk bunu ailede öğrenir. Sanatın rolü ise ancak bundan sonra devreye girer."

Sanat alanında üretilen metinlerin çocuklar için bir tohum işlevi gördüğüne vurgu yapan Tuğtağ, "Tohum, toprakla buluşur. İklim şartları uygun olunca yeşerir ama ortam hazır değilse o tohum orada yeşermez. Kitap ya da sanat o tohumu ekendir. Bunu da fark ettirmeden yapandır. Aksi takdirde sanat olmasının bir manası yoktur. Yani bir sanat eseri, mesajını çok net veriyorsa o, iyi bir eser değildir." dedi.

Üretilen metinlerdeki "ahlaki ögelerin", metnin içinde dolaylı bir yoldan bulunması gerektiğini vurgulayan yazar, sözlerini şöyle tamamladı:

"İyi bir metinde mesaj katmanların altına gizlenir. Aksi durumda biz, iyi bir edebi metinle karşı karşıya değilizdir. İyi bir metinde mesaj, bilinç altına verilir. Bu işin raconu budur. 'İyi bir insan olmalısın.' diye bir söz var. Aslında bunu kimse bize bu sözle öğretmedi. Bir çocuk bunları, çevresine bakarak öğrenir. Biz bir kitapta bunun aynısı yaparız. Çocuğun öğrenmesini istediğinizi bir şey mi var? Çocuk, onu fark etmesin, onu alttan alta alsın. Sonra zaten bir gün kendi kendine o davranışlar ortaya çıkacaktır. Mesajını iyi gizleyen eser, en iyi eserdir."

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Çocuk Edebiyatında Seçiciliğin Önemi - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement